 |
| |
 |
İstanbul Film Festival - Mert
The Savages
An American Crime
Things We Lost in the Fire
Devam >> |
 |
 |
İstanbul Film Festival - Ezgi Öztürkmen
Into The Wild
Margot At The Wedding
The Inner Life Of Martin Frost
Devam >> |
 |
 |
İstanbul Film Festivali - Müge
I'm Not There
Funny Games
Devam >> |
|
|
|
 |
 |
| |
 |
L’ Age Des Tenebres – Age of Ignorence
Maalesef, Denys Arcand’ın bir üçlemenin son ayağı olarak çektiği, Türkçe çevirisiyle “Karanlığın Gölgesinde”, Kanada’nın adayı olarak “en iyi yabancı film” dalında Oscar kazanan Les Invasions Barbares (Barbarların İstilası) kadar başarılı ve zekice bir film değil. Ondaki göndermelerin, zekice diyalogların yarısını bile bu filmde göremiyoruz. Barbarların İstilası’ndaki derinliğin aksine bu filmdeki karakterlerin gelişiminden, politik göndermelerine her şey bir hayli yüzeysel
Devam >>
|
 |
 |
Savage Grace
İstanbul Film Festivali’nin bitmesini bile beklemeden salonlarda yerini alan Savage Grace, festival izleyicisi için bile izlemesi oldukça zor bir filmken bir sinema bileti parası verip seyircinin 2 saatini kaybetmeyi göze alması hayal gibi duruyor. Eşcinsel bir yönetmen olarak Tom Kalin’in bu uzun metrajlı filmde olabildiğince cesur davrandığına hiç şüphe yok ama bu cesaretini, eşcinsellik, ensest ilişki, cinayet gibi konuları işlerken yüzeysel davranarak gösterememiş
Devam >> |
|
|
|
 |
 |
| |
 |
Tulitikkutehtaan Tyttö - The Match Factory Girl
Danimarkalı Hans Christian Andersen yaklaşık 150 yıl önce “Kibritçi Kız” hikayesini yazarken gelecekte nice çocuğun kalbini parçalayacağını, dolaylı da olsa 19.yy kapitalizminin nice çocuğun zehirli oklarına hedef olacağını tahmin etmiş miydi bilinmez. Hayaller içinde donarak ölen küçük kibritçi kızın dramı, mutlu sonlarla bitmesi alışılagelen masallar alemi içinde küçük bir istisna da olsa bu onun zihinlerde daha derin yerlerde mekan bulmasını sağlamış, neredeyse her yetişkinin geçmişte yaşadığı-küçük de olsa- 'Kibritçi Kız' sendromu sık rastlanılan bir durum olmuştur.
Devam >> |
|
|
|
 |
|
|