

|
Russian Circles - Station
Bir süredir uykuya dalmadan önce müzik dinlemeye başladım. Yaklaşık 1-2 saat boyunca bilinçli bir şekilde dinliyor, gecenin-uykunun geri kalan bölümünde ise müziği kapamayıp, uykuya dalmış ruhuma ve vücuduma dinletiyorum. Uyuduktan sonra da vücuduma müzik dinletmeye devam etmem, bitkilere müzik dinletilmesinden ve verdikleri olumlu tepkilerden etkilenerek kendi vücuduma uyguladığım bir durum. Çocukluğumdan kalma bu merak, yıllardan beri aklımın bir köşesinde duruyor. Bitkiler nasıl oluyor da müziği anlayabiliyorlar ve müziksiz ortama göre daha sağlıklı, daha fazla büyüyorlar. Hala şaşırıyorum. İnsan için müzik; ruhsal rahatsızlıkları oluşturan ve insanın duygusal halini düzenleyen hormonları pozitif etkilediği için, fiziksel işlevlerin daha düzenli olmasına ve beyindeki kan, oksijen basıncının dengelenmesine yardımcı oluyor. Peki, bitkiler bunu nasıl yaşıyor.. Belirli şiddet ve frekanslardaki müziğin bitkilerin gelişimlerine olumlu katkısı deneylerle bile kanıtlanmış, tamam ama çok fantastik değil mi? Bir de benim asıl şaşırdığım veya şaşıracağım şey, salt insan sesine karşı bitkilerin ne tepki vereceği.
Neyse, konumuza geri dönelim. İşte bu müzikli gecelerin birinde, Chicago’lu ‘ Russian Circles ’ adlı progressive post-rock, post-metal grubunun ‘ Suicide Squeeze Records ’ tarafından bu ay yayımlanan ‘ Station ’ adlı ikinci albümlerinin altıncı şarkısı olan ‘ Xavii ’ adlı beste, hiç farkında olmadan beni çok etkiledi, hayaller kurdurdu ve beni bir anda uzaya fırlattı.
Uzay boşluğunda asılı kaldınız; ömür boyu yetecek kadar oksijen tüpünüz, yaşamak için bağımlı olduğunuz besin kaynaklarını ihtiva eden küçük haplar ve vücudunuza girdiği zaman suya dönüşen her biri 1 litre suya eşit olan minik haplarla birliktesiniz. Ne yapardınız?
Belki, Küçük Prens’ in dünyasına gidebilirsiniz, çünkü kendini yılana sokturduğundan beri b612 asteroiti boş kaldı ve bildiğim kadarıyla hala kimse yerleşmedi. Orada hala birileri yoksa hemen gidebilirsiniz. Eğer b612 doluysa siz de başka bir yerlere gitmeye çalışın. Uzay boşluğunda da asılı kalabilirsiniz, sizin kararınız. Müzikli uykunuza başlamadan önce, size bu gece gidebildiğim 6 gezegeni anlatmaya çalışacağım. Beğendiğiniz bir yer bulursanız gidin, karşılaşırız belki. Çünkü ben kendime bir yer buldum bile. Tabi isterseniz gezgin de olabilirsiniz.
Hadi gezegenlerimize geçelim.
1. Campaign; 400 saniyede gezilebilecek bu yer, size anlatacağım gezegenlerin en küçüğünün bir büyüğü. Campaign gezegenine ilk adım attığımda her tarafı saran sessizlik tınısı ve üzerindeki terk edilmişlik etkisi, müntehir bir hava hissetmeme neden oldu. İçimde soğuk hisler uyandırdığı için çok fazla dikkat etmeden dolaşıp bitirme isteğiyle doldum. Ortalarına geldiğim zaman şaşırtıcı bir derecede iklim değişikliği oldu. Boğuk-sıcak bir hava ve nem her yere hâkim olmaya başladı. En başta çok fazla nem; boğazımı sıkarmışçasına boğulmama neden oldu ve ruhuma ağır bir baskı yaptı. Ara sıra klavyelerden gelen hassas bir rüzgâr esip, bir nebze nefes almamı sağlasa da, boğulma etkisi kaçınılmaz bir şekilde gezegen hakkında doğru bir fikre sahip olabilmenizi sağlıyor. İklim; 385. saniyelere doğru yaklaşıldığında tekrar değişime uğrayıp, buz gibi soğuyor ve üşütmeye başlıyor. Bu küçük gezegenin kendi kendine yaşadığı ani iklim değişimleri, kulağınızı her an hasta edebilir.
2. Harper Lewis; Bu gezegeni ilk gördüğümde şaşkınlığımı gizleyemeyerek gözlerimi kapadım, inanamadım. Çünkü bu gezegen oval değil aksine altıgen! Değişken, progressive tanımına birebir uyuyor. Kalantor bir gitar ve davul sesi, 6 bölüme de inceden egemen olmuş. 436 saniye içerisinde zevkle gezebilirsiniz.
3. Station; Eğer dünya müzik icra etseydi ve bu uzaydan duyulabilseydi, en kaliteli duyan ve dünyayı en net görebilen gezegen ’ Station ‘ olurdu. Dünyada ne kadar olumsuz şey varsa, buradan duyabilirsiniz, görebilirsiniz. Bu gezegenin girişindeki, ışıklı tabelalarda ” Ladies and Gentlemen, welcome to the Russian Circles ” yazıyor ve gerçekten grubun kendini çok iyi anlatabildiği albümün en iyi gezegeni-bestesi. 523 saniyede gezilebilecek ‘ Station ‘, 7 gezegenden oluşturduğum ‘ Russian Circles ‘ galaksisinin en dikkat çekici ve etkileyici yeri. Yapı, kuruluş açısında bir nebze aşina olunabilecek bir yer. ‘ Station ‘ hiç açık kapı bırakmamış ve melodik post-rock terimini ağırlaştırarak post-metal ile dokumuş diyebilirim. Yerimizde duramıyoruz, kafalar sakin bir şekilde sallanıyor. Doğruyu söylemek gerekirse 3-4 yıldır böyle bir gezegene uğramamıştım ve uğradığımdan dolayı çok mutluyum.
4. Versus: Çok fazla sürtünerek aşınmış, bir nevi kakırtı hissi uyandı içimde. ‘90ların rock müziğinden fazlasıyla etkilenilmiş. ’ Creed ’ in yapay mutluluk saçan gitar sololarını hatırlarsınız; yeşillikler, ağaçlar, hüzünler, kuşlar, böcekler, akıyor dereler. Aynı etkinin yanı sıra, 523 saniyenin her yanında, kesinlikle yapraksız kalmış ve geliştirilememiş, natamam post-rock ağaçları var.
5. Youngblood: 455 saniyelik bir ambülâns turuna ne dersiniz. Aciliyet-panik hissi uyandıran bir girişi olan ve diğer gezegenlere göre yaşadığı panikten dolayı, güneş etrafındaki dönüşünü 7 dakika 35 saniye gibi hızlı bir sürede tamamlayan ve aralarından en özgün olanı diyebilirim. Sağanak ve sert destortiona maruz bırakıyor ve kulaklarımızın pasını yok ediyor.
6. Xavii: Gidebileceğimiz gezegenlerin 6.sı ve en küçüğü, sadece 270 saniyede gezebilirsiniz. Açıkçası uykuma dalıp, bu gezegene yerleştim ve size oradan yazıyorum. İsterseniz siz de gelip kalabilirsiniz, hatta komün hayatı yaşarız.
Hani İlk başta bir şey hissetmediğiniz, ama fark etmeden sizi küçük bir noktadan vuran yerler vardır, geri dönmenizi istercesine! İşte bu gezegen, birçok denemenizden sonra sizi yavaştan içine çekiyor. Hem diplere kolayca inmenize yardımcı oluyor hem de geldiğiniz yere, yani uzaya fırlatabiliyor. ‘ Xavii ’ ; içindeki melankoli ve manik- depresif huzursuzluğu, huzurlu bir şekilde yaşabileceğiniz güzel ve sakin bir dünyanın kopyası. Aslında küçüklüğünden ve minimal sunumundan dolayı, gezegen değil de asteroit olmasının daha mantıklı olacağını düşünüyorum.
Hangi gezegene gitmeyi seçeceksiniz bilmiyorum ama ‘ Russian Circles ‘ ın gezegenlerinden birine gitmeniz çok eğlenceli ve ilginç olabilir. Bedenim söylenmeye ve uyarı vermeye başladı “ hadi, artık uyan” diyor. Ne kadar sıkıldığımı gerçekten anlatamam, hiç rahat edemeyecek miyim? Vücudum askerdeymişim gibi, her sabah beni zorla uyandırıyor ve eğer karşı çıkarsam, bir karıncanın ayak seslerini duyabilecek şekilde, etraftan gelen sesleri normale göre 10 kat daha fazla algılamamı sağlayarak uykuyu bana zehir ediyor ve uyanmamı sağlıyor.
Bu gece yine ‘ Xavii ’ de olacağım, bakalım neler olacak.
Günaydın

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|