DeVotchKa – Nick Urata Röportajı

Radyo Eksen, Helldorado ve Kultur Shock konserlerinin ardından Amerikalı ünlü grup DeVotchKa ile seriye kaldığı yerden devam ediyor. Geçtiğimiz Mart ayında çıkardıkları “A Mad and Faithful Telling” şerefine Avrupa’yı turlayan grubu Garajistanbul’da izledik:

Kısa notlar:

1.Grubun performansı, yere iğne atılmaması gereken anları ve mekanın ses sorununu unutturan türdendi.

2.Setlist, grubu How It Ends ile tanıyan bendenizi sevgi yumağı yaptı.

3.Konservedeki sardalye gibi duran kalabalık, zaman geçtikçe ufak boşalmalarla hareket edebildi, iğneyi bin kere yere düşürüp bin kere eğilip aldı ve “bu da yetmez” diyip iki kere bis yaptırdı. Aferim!

4.Zaman, metrakareye düşen zıplama sesiyle ters orantılı işliyordu.

5. İçinden çiçek açmış tuba ve teremin, içten içten “Abi, bi’ kere dokunabilir miyim?” dedirtti.

İşte tüm bunların öncesinde de Nick Urata ile ufak bir röportaj yaptık.

Seda: Öncelikle hoşgeldiniz diyorum. İlk sorum müziğinizdeki etnik çeşitlilikle ilgili. Folk – punk köklerinizi Yunan, Roman ve Slav havalarıyla birleştiriyorsunuz, dahası pek çoğumuzun alışkın olmadığı enstrümanlarla bu kompozisyonu sağlamlaştırıyorsunuz. DeVotchKa’nın müzikal mirası tam olarak nereden geliyor?

Nick: Hepimiz Amerika’da büyüdük fakat farklı bölgelerden ve farklı kültürlerden geliyoruz. Bu da sanırım, bir çeşit dünya müziği karışımı olarak müziğimize yansıyor.

Seda: Peki, son albümünüzdeki deli ve sadık (mad and faithful) olan şey nedir? Bu albümü diğer albümlerden farklı yapan nedir?

Nick: Umut ediyorum ki, bu daha iyisi! (gülüyor). En büyük farklılık, buna gerçekten büyük bir zaman ayırmış olmamız. Geçmişte yaşadığımız maddi ve manevi baskılara karşı harcayamadığımız zamanı bu albümde kullanabildik. Sonucun kusursuz olup olmadığından emin olmak güzeldi.

Seda: Müziğinizde belirli hedefleriniz var mı? Nelerden etkileniyorsunuz?

Nick: Hedeflerimin ilham almaya, kayıt yapmaya ve yeni şarkılar yazmaya devam etmek olduğunu söyleyebilirim. Sanırım genellikle etkilendiğim şeyler, hayat, ölüm, aşk, mutluluk...

Seda: Peki sosyal konular ve politika?

Nick: Evet, günün konu başlıkları, sokakta gördüklerim... Sevdiğim müzisyen ve söz yazarlarının da dışarıda olan bitene karşı duyarlı olduğunu sanıyorum. Kendinizi dışarıya açtığınız takdirde, mesajınızı müziğiniz üzerinden aktarabilirsiniz.


Fotoğraflar: Muhsin Akgün



Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010