|
Aşk Tesadüfleri Sever
Yalan söylemeyeceğim Aşk Tesadüfleri Sever filmine girmeden önce filmin bu kadar içime
dokunacağını düşünmemiştim. Beni ağlatmanın yanında güldürdü, üzdü, sevgilimi özlettirdi bana... Çok önemsiz deyip geçtiğim anlara dönüp tekrar bakmamı sağladı. Sonra yine üzdü. Sonra yine güldürdü. Sonra çok ağlattı. Susturdu sonra. Ama şaka değil, genel olarak yarım saatte bir ağlattı.
Hatta arkadaşıma dedim ki ilk 10 dakikadan sonra "Şimdi bu filmde çok kötü bir şey olacak ve biz çok ağlayacağız değil mi?". Hiçbir filme iyi olmuş kötü olmuş dememeye çalışıyorum her yazımda. Çünkü haddim olarak göremiyorum bir türlü onca emeği kısacık bir cümleyle geçiştirmeyi. Ama bu filmi izleyince "keşke yazan ben olsaydım" dedim.

Konusunu çok çok özetlemek gerekirse: Çocukluk ve ilk gençlik yılları boyunca yolları
Ankara’da kesişen ve 2010 yılında İstanbul’da tanışan Özgür (Mehmet Günsür) ve Deniz
(Belçim Bilgin), kendilerini engellerle dolu aşk macerasının içinde bulurlar. Biz de bu hikayeyi izlerken bir yandan da geri dönüşlerle onların geçmişlerini izliyoruz.
Türkiye’nin 70’li, 80’li, 90’lı ve 2000’li yıllarındaki popüler olan şimdi baktığımızda
nostalji yaşadığımız şeyleri görüyoruz.
Özetledim çünkü detaylarını önceden söyleyip büyüsünü bozmak istemiyorum. Benim söylememle bozulur mu, bozulmaz. Ama gene de izleyip görün istiyorum.
Mehmet Günsür bana kalırsa ne yapsa; hani radyo programı da yapsa, televizyon dizisi de yapsa, öylece dursa falan, hatta karşınıza geçip sadece sizin isminizi bile söylese sanat yapmış olur. Bu, bu işin bencesi. Ama adamın "aşık" rolünü çok iyi oynamak gibi bir yeteneği var bu belli. Yakışıklı, başarılı ama iş adamı değil, romantik ama çapkın değil, bir de hasta üstelik... Gel de ağlama…
Bu filmde hoşuma giden şeylerden biri de kızın uzun süreli sevgilisinin (Yiğit Özşener) kötü yönleri vurgulanıp kızın gidişinin meşru kılınmaması oldu. Onların da tesadüfleri vardı, onlar da birbirlerine aşık olmuştu, o adam da kötü biri değildi... Ve Deniz karakterinin sevgilisi ile ayrılma sahnesini çok gerçekçi buldum ama yanlış anlamayın. Hikaye bazında kadın karakterin o sahnelerini her kim yazdıysa kadın aldattığında nasıl tepkilerle üste çıkar çok iyi çözmüş. Daha doğrusu kadınlar değil de insanlar demeliyim. İnsanlar, eğer iyi insanlarsa onlar, aldattıklarında hatalarının bilincinde olduklarından hırçınlaşır, saldırganlaşırlar. Kadınlar sadece bunu daha sakin yaparlar... Sonuç olarak bu iki yönlü aşk hikayesinin her yönüne gereken saygı verildiği için de sevindim.
Hazine kutusu detayı ve çocukluktan tanışma olayı biraz “Jeux d'enfants” (Cesaretin Var Mı Aşka?) filmini andırıyor ama konuları o kadar da birbirine benzemiyor. Orada birbirine aşık iki insanın bazen kendi istekleriyle bazen de kader ya da buna her ne derseniz onunla birleşememeleri anlatılıyor. Sonunda hikayenin seyri değişse de… Ve hikayenin sonu tüyler ürperticilikte bilinçli, kaderden ecelden uzak. Bu yüzden büyüleniyorsunuz. Ama burada bu söz konusu değil. Bu filmde saf dram var. Aşık olduğunuzda da gözleriniz dolar üzüldüğünüzde de ya? İşte ikisi de var. Bir de Avrupa filmleri gözbebeğimdir, bağımsız sinemaya hayranım evet ama, biz Türkler aşık olmayı da aşı anlatmayı da çok iyi biliyoruz bence. Yani eksik yok fazla var.

Ha bir de filmi vizyona vermek içi 14 Şubat'ı beklemedikleri için de sevindim. Hem de çok sevindim. Sonra filmi hatırladım ağladım gene. Bülent Ortaçgil'siz bir aşk filmi düşünemiyordum, Mehmet Günsür'ün "Eylül Akşamı"nı nasıl güzel söylediğine tanık oldum içim ısındı buna da sevindim. Sonra başka bir sahneye geçti ağladım gene.
Ben Ankara doğumluyum. İlkokul yaşıma kadar ora büyüdüm. Yani gençlik yıllarım orada geçmedi. Ankara benim kanıma pek işlemedi diyebilirim. Ama neden bilemiyorum filmin en içimi acıtan cümlesi "İstanbul'a gidip de Ankara'ya dönen gördün mü sen hiç?" oldu. Belki bu cümlenin bir yansıması da "İstanbul'a gidip de eve dönen gördün mü?" olduğu içindir. Belki de bir kez Ankaralı isen hep Ankaralısındır.
Olamaz mı? Olabilir...

*Yazarımızın tüm yazılarını görmek için veya e-posta göndermek için ismin üzerine tıklayınız.
|