American Dad

Good Morning USA, I got a feeling that it's gonna be a wonderful day.
The sun in the sky has a smile on his face,
And he is shining a salute to the American race…
Oh boy it's swell to say, Good Morning USA!

Hangi diziden bahsediyorum? Afferim: American Dad!
Family Guy’ın yaratıcılarından bir komedi harikası çizgi dizi daha. CIA ajanı, aşırı milliyetçi bir baba; özgürlük ve insan hakları düşkünü hippi kız evlat Hayley, loser’ın önde gideni gözlüklü çelimsiz erkek evlat Steve, klasik sarışın her zaman fit Amerikan annesi Francine, neredeyse evlatlık cinsiyetsiz role playing tiryakisi uzaylı Roger ve bir balığın içine hapsolmuş eski bir alman ajanı olan Klaus.

Amerikanların bazen sevdiğim yanlarından biri kendileri ile dalga geçebilme özellikleridir herhalde. Onu da zaten çok azı yapabiliyor. Ve bu dizide en iyisi yapılıyor. Bir de her şeyi geçtim aileye bakın. Yani bu tipleri hiçbir şey yapmamaları için ayın evde toplasanız bile gülmekten ölebilirsiniz.

Yeryüzünde bulunan ve Stan Smith’in ailesinin yanında saklanan Roger (uzaylı), alkol ve sigaraya doyamıyor, çift cinsiyetli eğlence düşkünü uzaylının kılık değiştirmekten başka takıntısı yok gibi. Mesela bir sahnede Stan ve Roger konuşuyorlar değil mi? Kamera her Roger’a döndüğünde farklı kılıkta başka biri olarak konuşmaya devam ediyor.

Francine aslında çok klasik bir Amerikan annesi. Ama bir baktığınızda CIA ajanı kocasının evhamıyla evde bekleyen narin kadın, bir anda hapishane anılarından birini anlatabiliyor. Ya da sağlık umurunda bile olmadan tadı güzel ve yemekleri yeniyor diye trans yağ ile pişirebiliyor. Verilen mesajmış bilmem neymiş hiç önemli değil. Sanırım bu yüzden bu kadar iyi güldürüyor bu dizi. Trans yağın yasaklandığı bölümde bisikletle ve izci üniformasıyla Steve’i trans yağ almaya gönderiyorlar. Steve yakalanmaktan korktuğu bir sahnede bütün yağları yiyip kalp krizi geçiriyor falan. Yani bilmem anlatabiliyor muyum…

Dizinin en klasik olaylarından biri de herkesin hareketsiz çıt çıkamadan beklediği sahneler. Örneğin bir tartışma oluyor ve Stan kapıyı çekip çıkmak isteyip çıkamıyor. Öyle kalıyor odada. Yanında ki de Roger diyelim, Roger hiç ses çıkarmadan bekliyor. Mimiksiz falan. Stan odadan çıkana kadar.

İzlemelisiniz millet. Teşekkürleri sonra alırım. Haha!


*Yazarımızın tüm yazılarını görmek için veya e-posta göndermek için ismin üzerine tıklayınız.

SON SAYIDAN ÖNERİLER

Anasayfa | Kürsü | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2011