|
Matthew Dear - Black City
Müzikal yolculuğu oldukça enteresan olan Matthew Dear hakkında kısa bir info vermek gerekirse ilk belirtilmesi gereken şey, geniş ve esnek bir genre yelpazesine sahip olduğudur.
Yoluna bir DJ ve prodüktör olarak başlamış olan Dear, zaman içerisinde Ghostly International'ı kurdu ve kendi ismiyle çıkardığı albümleri de hâlihazırda burdan yayınlamakta. Dear'ın False, Audion ve Jabberjaw isimli diğer yan projelerine çoğunuzun kulak aşinalığı vardır. Gerek yan projeleri, gerek kendi ismi ile çıkardığı projeleri olsun; bugüne kadar Fabric serilerinden, Kompakt Total'lere kadar çoğu ünlü elektronik toplamasında birçok eseri bulunan Dear'in aynı zamanda bir genre olarak "indie"ye göz kırpması pek de ilginç sayılmaz. The XX, Hot Chip ve The Postal Service isimlerine yaptığı remixlerden de bunu anlayabiliriz.
Müziğindeki gelişimi izlediğimizde ise dikkati en çok çeken şey, bir şarkı sözü yazarı olarak kendini ifade etmedeki net duruşu. Black City albümünden bahsetmeden önce son olarak şarkı sözlerindeki bu gelişime sizin de tanık olmanız adına bir önceki albüm Asa Breed'i de edinmediyseniz ve dinlemediyseniz, edinmeniz ve dinlemeniz dileğiyle diyoruz.
Black City albümü, adından da anlaşılacağı üzere, şehir insanının derinine iniyor. Bunu yaparken kullandığı metod zaman zaman ironik bir eğlenceye kaçıyor.
Albümün açılış şarkısı Honey, Matthew Dear'ın alışık olduğumuz minimalliğiyle başlarken, devamında gelen I Can't Feel ile albümün enerjisi belirginleşiyor. Nitekim albüm öncesi çıkan EP'ye adını veren üçüncü şarkı Little People ile de tempo düşmüyor. Şarkı ortalarında öne çıkan funky sound sonlara kadar devam ediyor, akabinde gelen Slowdance ve Soil to Seed ile daha durağan bir tempoda devam ediyor. Ve sonunda kanımca albümün en öne çıkan şarkısı olan You Put a Smell On Me'ye sıra geliyor. Sonrasında yer alan Shortwave ile yine daha durağan ilerlerken albümün yine kanımca en öne çıkan ikinci şarkısı olan Monkey ile devam ediyor. Bu şarkı adeta albümün inşa edildiği konsepti en kompakt şekilde özetliyor; "I'm...I'm a monkey / Frozen in my monkey dream / It's time...time to monkey / Lost in our monkey sleep." Akabinde yer alan More Surgery ve Gem de aynı şekilde konseptin inşasında önemli bir yer tutuyor. Matthew Dear'ın goth ve derin sesi de tüm bu ambiansın içinde tamamlayıcı şekilde harmanlanıyor.
Son olarak belirtmeden geçmeyelim; albüm, Ghostly International tarafından 100 adet "totem limited edition" olarak piyasaya sürüldü. Meraklıları, http://www.matthewdear.com/blackcity/ adresinden bu totem sürümünü inceleyebilir.

|
|
|
|
|
|
|
|