Zeynep Tayalı İle Moda ve Her Şey Üzerine…

Geçtiğimiz Perşembe akşamı Cihangir'deki White Mill'in şahane bahçesinde, Matchbox Vintage'ın getirdiği elbiseler eşliğinde stil ve iletişim danışmanı, Elele dergisinin stil editörü Zeynep Tayalı'nın konuşmacı olduğu, vintage üzerine bir söyleşiye katıldım. Zeynep Tayalı konuşmasında vintage nedir, retro nedir, ikinci el nedir, vintage kıyafetler nerelerden alınır, nasıl bakımları yapılır, hepsi hakkında bilgi verdi. Bunun dışında ekonomi, politika ve sosyal hareketlerin moda üzerindeki etkilerinden konuştuk. Vintage Talk sonrasında da Zeynep Tayalı ile birlikte yemek yedik. Yemek sırasında Zeynep Tayalı ile moda, alışveriş, trendler, Zeynep Tayalı’nın sevdiği markalar, alışveriş ettiği dükkanlar ve İstanbul’da önerdiği mekanlar dahil olmak üzere bir sürü şey hakkında konuştuk. İşte bu konuşmadan aklımda kalanlar:

Reset!: Elele dergisi stil editörlüğü, kişiye özel stil danışmanlığı dışında neler yapıyorsunuz? İşten güçten fırsat bulduğunuzda ne yaparsınız, nerelerde gezersiniz?

Uzun yıllar reklam ve pazarlama iletişimi yaptığım için aynı zamanda markalara iletişim danışmanlığı veriyorum. İşim hobim olduğu için bir müşterim ya da projem olmadığında da pazar araştırması yapmaya, marka koleksiyonlarını dolaşmaya ve işimle ilgili eğitimler almaya devam ediyorum. Bunun yanında, İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği kurucu üyesiyim, özellikle bahar ve yaz aylarında klasik otomobillerle düzenlediğimiz aktivitelere katılıyorum. Biri moda (fashistanbuller.blogspot.com) diğeri hikaye içerikli (www.beynimiterkedenhikayeler.blogspot.com), iki blogum var, onları yazıyorum. Yüzüyorum. Onun dışında herkes gibi arkadaşlarla buluşup bir kahve ya da şarap eşliğinde muhabbet en sevdiğim aktivite.

Reset!: Nerelerden alışveriş yaparsınız? Ürünlerini beğendiği mağazalar, markalar neler?

Tasarımla temel parçaları, pahalıyla ucuzu kombinlemeyi sevdiğim için her yer oyun alanım olabilir. Zara, Topshop, H&M, Mango herkes gibi varlığından memnun olduğum markalar. Son sezonlarda İpekyol, Twist ve Roman markalarında ciddi bir değişim takip ediyorum. Hem tasarımda, hem malzemede şaşırtıcı parçaları oluyor. Harvey Nichols, Beymen ve Vakko’ya uğramadan olmaz ama alışveriş yapmaktan en çok zevk aldığım yerler genç tasarımcılara, beklenmedik yabancı markalara yer veren Galata, Bebek ve Nişantaşı'ndaki butikler ve Beyoğlu'ndaki ikinci el dükkanları. Henüz Atelier 55'e uğrama fırsatı bulamadım. Umarım Türkiye'nin Colette'i olurlar. Online alışverişin de yeri büyük. Örneğin vintage için ebay vazgeçilmezim.

Ölüp bittiğim bir marka olduğunu sanmıyorum... Londra'daki COS dışında. Lüks segmentte, hayata veda eden Alexander McQueen, Dries van Noten, Chloe, Celine, Givenchy, Costume National, Derek Lam, Sonia Rykiel, YSL, Prada, Victor&Rolf, Marni takip ettiğim markalar.

Tasarımcı düşündüğümdeyse Jean Paul Gaultier, Alber Elbaz, Olivier Theykens, Ann Demeulemeester ilk aklıma gelenler. Türkiye'de beni heyecanlandıran genç tasarımcılar oldu ancak devamı gelmeyen koleksiyonlara şahit olunca hevesim kırıldı. Şu anda beni en çok heyecanlandıran EAK.



Reset!: Zeynep Tayalı nasıl giyinir? Klasik, vintage, rock chic? Yoksa her şeyden biraz, o günkü moduna göre mi?

Dolabımı açsanız içindeki parçalardan stilimi kestirmeniz zor olur ama sanırım eklektik diyebiliriz. Farklı tarzları, dokuları, desenleri, yılları karıştırmayı severim. Gece bir davete gidiyorsam neredeyse her zaman vintage giyerim, gündüz ağırlıklı olarak maskülen-feminen bir tarzım vardır. Aynı şekilde gündüz daha nötr renklerde, geceleri daha renkli giyinirim. Artık stilden çok tasarıma ve kumaşa önem verdiğimi ve tarzımın sadeleştiğini söyleyebilirim ama hala söz konusu bir davetse teatral olmaktan çekinmem. Bir de aksesuarda sadeleşmem pek mümkün değil sanırım.

Reset!: Size göre Türk kadını nasıl giyiniyor? Giyinmesini biliyor mu? Dünyadan ve Türkiye'den giyim tarzını beğendiği isimler var mı?

Türk kadının hayatında giyimden daha büyük dertleri olduğunu bu yüzden giyim işini en kısa yoldan halletmeye çalıştığına inanıyorum. Yani vitrinde ne görüyorsa, başkaları ne giyiyorsa onu kopyalamak ve kendi düşünmek, bu işe kafa yormak zorunda kalmamak. İmece usulü sahip olunan bu tarz nasıl diye sorarsan "güvenli", risk sıfır ama bu klasik giyiniyorlar demek değil kesinlikle. Klasiği de çok havalı uygulayanlar olduğunu biliyoruz.

Dünyadan beğendiğim isimler Chloé Sevigny, Catherine Baba ve tüm Fransız kadınları. Türkiye'den Ezgi Kıramer, Deniz Marşan, Başak Fransez, Beliz Sarıyer ve Ayşe Kucuroğlu'nu beğeniyorum. Derin Mermerci de hiç tarzımı yansıtmıyor ama klasik tarzı layığıyla yansıtan bir isim olduğunu düşünüyorum.

Reset!: Tatilde ne yapmayı seviyorsunuz? İstanbul'da kalıp da henüz tatile gidemeyenler için şehirde yapılacak 3 öneriniz nedir?

Tatilde kafa dinlemeyi, dergi, kitap okumayı, yüzmeyi, güzel yemekler yemeyi, içkiler içmeyi severim. Hatta tatilde şehirde olduğundan daha erken yatıp uyandığımı söyleyebilirim. Bir de gittiğim yere özgü takı, giysi, yiyecek avına çıkmaya bayılırım. İstanbul'dayken kesinlikle Uzunya'da balık-deniz keyfi, Adalar keşfi, spalardan birinde masajdan sonra en yakın arkadaşımın terasında ya da annemlerin bahçesinde bir şişe blush. Dördüncü önerim de Tophane'de nargile keyfinden sonra İstanbul Modern'de sergi ardından Borsa'da keyif.



Reset!: Mutfakla aranızı nasıl? En çok ne yemeyi, nerede yemeyi seversiniz? Yemek yapar mısınız?

Kısa sürede yapılabilen ama sanki çok zahmetliymiş gibi görünen havalı yemekler bulup yapmayı çok seviyorum. Misafirlerimi bir tencere dolusu şaraplı kum midyesiyle şaşırtmayı da, vişneli köfte kebabıyla (bu gerçekten zahmetli yemektir) mutlu etmeyi de severim. Yemeğin yanı sıra hazırladığım içkilerde de iddialıyımdır. Misafirlerim hiç çekinmeden 2., 3. Cosmopolitanlarını isterler.

Damak tadım çok geniş bir skalaya yayılır. Yurtdışındayken en çok özlediklerim kokoreç, lahmacun ve iskender desem skalanın bir ucuyla ilgili bir fikir vermiş olurum sanırım. Skalanın diğer ucunda deniz ürünleri vardır. Sushi, istiridye, deniz böcekleri ve tabii ki balık. Neredeyse haftanın her günü ızgara balık yerim. Sadece somonla oynarım. Bazen ballı hardallı, bazen taze soğan ve narlı, bazen limonlu pişiririm. Yeni tatlara çok açığımdır. Salyangoz, kurbağa, vb. hiç düşünmeden denerim (bu arada ikisini de öneririm, çok lezzetliler. Bir tek Hint mutfağından hiç haz etmem çünkü her yemeğe koydukları kişnişten nefret ediyorum. Plastik yiyormuşum hissine kapılıyorum.

İstanbul'da beğendiğim mutfaklar Dragon, Zuma, Mangerie, Hamdi, Cibali Balıkçısı, Saruhan ama seni en çok nerede buluruz diye sorarsan Bebek Lucca ya da Meya'da ve Cihangir White Mill'de, tabii eğer Kireçburnu'nda, Boğaz'da ya da Karadeniz sahillerinde bir balıkçıda değilsem.

Reset!: 2010 yaz indiriminden ne aldınız? 2010-2011 sonbahar-kış sezonundan ne almak istiyorsunuz?

İndirimden davetlere giyebileceğim zamansız elbiseler aldım. Mor-turuncu-beyaz renklerde yere kadar bir DVF elbise, BCBG'den koyu mavi satenden, seksi bir kokteyl elbisesi, Harvey Nichols'dan siyah bir Catherine Malandrino mini elbise. Vakko'dan Givenchy'nin İlkbahar/Yaz koleksiyonundaki siyah-beyaz geometrik desenini andıran bir pantolon, Zara ve Oysho'dan tulumlar, V2K'dan Erin Wasson ve Nicole Richie tasarımı kolye, bilezik, küpeler, Beymen'den her kıyafeti renklendirecek renkli saten atletler aldım.

Kış koleksiyonlarında desene ağırlık vermeyi düşünüyorum. Uzun bir süredir gardrobumu temel renklerde temel parçalarla doldurdum zaten.  Biri saten olmak üzere en az iki tane desenli pantolon almak istiyorum. Kesinlikle bu senenin modası olan dizle bilek ortasında biten eteklerden de alacağım. Yüksek belli, bol paçalı, 70'lerden koşarak gelen deve tüyü rengi yün pantolon hayalleri kuruyorum. İlla Oxford ayakkabı koleksiyonuma da bir kaç parça eklerim. Bir de geçen hafta izlediğim Mango defilesinden siyah üstüne altın puantiyeli uzun şifon elbise aklımda kaldı. Onu mutlaka alırım. Bu sezon aklımda kalan kombin ince uzun ipek ya da saten etek üstüne sweatshirt ya da ince kaşmir kazakla davetlerde herkesi şaşırtmak. Londra COS'ta satılan her şeyi istediğimi de unutmamak gerek ve tabii bu sezon bir robdöşambr palto şart!



Reset!:  Zeynep Tayalı'ya uçak bileti hediye etsek, nereye gitmeyi ister?

Kesinlikle Avustralya. Hatta uçak bileti değil de göçmen vizesi hediye etseniz? :)))

Reset!: Stil danışmanlığı yapıyorsunuz? Bunu biraz anlatır mısınız, kişinin stilini nasıl belirliyorsunuz, alışverişe nasıl çıkıyorsunuz?

Önce neden bu değişimi geçirmek istediğinizi öğreniyorum. Sonra sizi tanımaya çalışıyorum. Mesleğiniz ne, özel hayatta neler yapıyorsunuz vs. Sizinle birkaç kere görüşüp konuşuyoruz. Sonra elimizde yeni tarz için kullanabileceğimiz parçalar var mı görmek için dolabınıza bakıyoruz. Eksikleri ve alınması gerekenleri belirliyoruz. Ancak sıfırdan gardırop isteniyorsa doğrudan alışverişe çıkılabilir, fakat bunu pek önermiyorum.

Stil danışmanlığında ilk analiz bölümü 2 hafta sürer. Sonra ihtiyaç olan alışveriş listesine göre alışverişe çıkılacağı için o sürede de değişiklik olabilir. Stil danışmanlığı tek seferlik önerilen bir hizmet değil aslında, asgari olarak her sezon başında birlikte alışverişe çıkılmasını öneriyorum. Zira bu şekilde kişinin tarzını devam ettirmesini sağlayabiliyoruz. Arada önemli bir davet, iş görüşmesi, vb. için alışverişte destek almak istenebilir ya da aradaki her alışverişe müşteri birlikte çıkmak isteyebilir. Bu müşteriye kalan bir şey… Pazar hariç her gün çalışabiliyorum.

Reset!: Son olarak 2010-2011 kış trendleri neler?

Bu sezon 50’ler ve 70’lere dönüş var. 50’lerdeki “Desperate housewives” tarzı; şık elbiseler, bele oturan, bilek ile diz arasında biten uzun etekler, hatları belli eden desenli kıyafetler moda olacak. Bunun yanı sıra 50’lerin “Grease Müzikali”nden çıkıp gelmiş gibi görünen tarzı da bu sene çok moda olacak, dar pantolonlar, deri ceketler, taytlar. 70’lerin bohem tarzı ile Studio 54 tarzının da etkilerini göreceğiz. Bu sene kürk moda olacak. Ancak ben gerçeğini değil, yapay olanları almanızı öneriyorum. Yüksek bel pantolonlar, etekler, devetüyü paltolar bu sene vitrinlerde en çok görülecek olan kıyafetler. Lame ve dore renkler de aksesuardan çok kıyafetlerde göze çarpacak.

Reset!: Teşekkürler…
http://fashistanbuller-tr.blogspot.com/



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010