2010 Sonbahar Trendi: 50’ler – 60’lar
Değerli okur, artık 2011 modasının konuşulduğu şu günlerde yaz aylarını sona erdirip, sonbahara giriş zamanına yaklaşmışken, eli kulağında trendleri hatırlatmakta fayda var diye düşünmekteyim.
Bu sebeple yakın bir zamandan, evet 2010 Sonbahar hazır giyim sezonundan bahsedeceğim sizlere…
Gün geçmiyor ki geçmişe öykünen yeni bir trend belirlenmesin, “Retro”cuların kulakları çınlamasın… Artık modanın en beklendik aktivitesi oldu 20. yy 10’luklarından bir periyodun yeniden gözümüze sokulması veya temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp öne sürülmesi. Artık işten bile değil hakikaten. Hal böyleyken, şaşkınlıktan uzak, mutlu mesut, huzuur içinde yeni koleksiyonlara göz atabiliyoruz hep birlikte. Lakin tribünlere oynanmış bir sezon mu bu sezon bilemedim. Stil sahibi olarak nitelendirebileceğimiz kişilerin bile artık “tek tip”leşmeye başladığı bir dönemde sayılırız. Neticede sokak modasına hakim “retro” hava artık podyumlarda…

Benim gibi “Vintage sever” bir kişi için her ne kadar sevindirici bir haber de olsa, çevremin “Babannem gibi giyinmişsin hahahayt” diyerek kafa bulmasını bir nebze engelleyebilme olasılığı olması dışında pek de bir numarası yok gibi. Bir de işte 2. el giysi satan dükkanlara yaşam sevinci katacak bir olay, o kadar…

70’ler, 80’ler, 90’lar derken şimdi de 50’lerde, 60’lardayız
2010 Sonbahar sezonunda en fazla öne çıkan trend, minimal 50’ler akımı. Önemli tasarımcılar “Ready to Wear” koleksiyonlarında birçok detayı bu aralıktan seçmiş. Özellikle etek-ceket kombinleri, poplin/ipek gömlekler, vücuda oturan diz hizası elbiseler, aksesuar olarak dirsek üstü eldiven, kelebek gözlükler ve belde kemer kullanımı en fazla göze çarpan detaylar arasında… Vazgeçilmeyen ve vazgeçilmeyecek olan trençkotlardan bahsetmeme gerek bile yok sanırım. Takdir edersiniz ki, ağırlıklı olarak kullanılan malzeme deri ve tüvit kumaş.
Bol fırfırlı, çiçekli - böcekli “romantik” ilkbahar-yaz sezonumuzdan sonra, son derece oturaklı ve ağır parçalardan oluşması açısından tek kelime ile özetlemek gerekirse oldukça “Kadınsı” bir sezonla karşı karşıyayız. Bu bağlamda saygı duruşunda bulunmak istediğim ve mevzu bahis olmuşken adını anmadan geçemeyeceğim bir ismi de sizlerle paylaşmak isterim: Audrey Hepburn. Kendisi dönemin en baba stil ikonu olup halen kalbimizde yaşamaya devam etmektedir. “Seni seviyoruz Audrey !”


Buyursunlar efendim; aşağıda dikkatinize sunulan Prada, Louis Vuitton, Dries Van Noten, Oscar de la Renta, Lanvin koleksiyonları…
Bakalım sırada hangi dönem geri geliyor olacak…














|