Knight And Day – Gece ve Gündüz
‘Knight and Day’ seyretmeye başlamadan önce kafamda bir tek soru vardı - yaklaşık iki metrelik Cameron Diaz’la bir buçuk metreden santim alan Tom Cruise’u 90 küsur dakika nasıl takoz göstermeden bir arada oynatacakları.
Takdir edersiniz ki, kocaman Hollywood prodüksiyonu olunca güzel bir şekilde boy pos sorunsalı çözülmüş. Tam bu noktada 'Tom Cruise'la Cameron Diaz başka bir filmde daha beraber oynamıyorlar mıydı?' diye soruyor olabilirsiniz. Haklısınız, aradığınız film “Vanilla Sky.” Amerika'yı bir daha keşfetmenin de lüzumu yok haliyle. Tüm bunları şimdiden söylüyorum ki, boy sorununu kafanıza takmayın. Ha zaten, fazla soru ya da beklenti varsa kafanızda bu filmle ilgili, hemen unutun hepsini, çünkü üzülürsünüz. Nasihatimi da vermişken filmde neler var biraz ondan bahsedeyim.

Efendim, 'Knight and Day' tahmin edebileceğiniz üzere bir formül filmi. Bu ne demek; filmin en başından itibaren, 90 küsur dakika içerisinde neler olacağını ve mevzunun nasıl sonuçlanacağını üç aşağı beş yukarı tahayyül edebiliyorsunuz. Giriş-gelişme-sonuç durumu. Tabii, tüm bunların nasıl olup biteceğini ve işin nasıl tatlıya bağlanacağını görmek için filmi seyretmeniz gerekiyor. Ben siz yorulmayın diye seyrettim, okuduktan sonra hala merak ediyorsanız, sinemada benim için de bir patlamış mısır yersiniz.
'Knight and Day'de romans da var aksiyon da var. Hatta yer yer komedi bile var. Avusturya'nın karlı yollarından tutun, İspanya'nın azgın boğaların koşturduğu dar sokaklarına; hatta ıssız ada kumsallarına pek çok mekân var. Sonracığıma, anaokulu çağındaki çocuklara çeşitli ulaşım araçlarını öğretmek amacı güdercesine çok çeşitli araç var. Uçak, araba, tren, helikopter, motosiklet derken, deniz aracı neden kullanmamışlar acaba diye soruyordum kendi kendime ki, filmin sonuna doğru onu da ihmal etmediklerini görüp rahatladım.

“James Bond” filmlerini sever misiniz?Şahsen ben çoğu “James Bond” filmini severim. Filme başlarken havalı arabalar, güzel/seksi kadınlar, bir yakışıklı 'womanizer' abi göreceğinizi, üstelik vurdulu-kırdılı, kovalamacalı, kısacası yüksek dozda adrenalin salgılatacak sahnelere şahit olacağınızı bilirsiniz. Zaten sebeb-i ziyaretiniz de bunları görmektir. Şimdi bu filmde de bunlardan biraz var. Ama işte sorun da tüm bunların 'biraz' olması. Çok havalı araba yok mesela. Gerçi bir önceki paragrafta da belirttiğim üzere, o kadar öyle bir ulaşım aracı varyetesi var ki, havalı arabanın eksikliğini çok hissetmiyorsunuz. Bir de zaten, tüm bunlara ek bir de fantastik bir araba da olsaydı, filme “James Bond” çakması derlerdi. (Şimdi demezler içiniz rahat olsun sevgili 'Knight and Day' prodüksiyon ekibi.) (Bu arada, otomobil değil de araba diyorum diye kızmıyorsunuz umarım.)
Güzel ve seksi kadın da pek yok. Cameron Diaz var. Ama o da güzelden çok sempatik kategorisine girer diye düşünüyorum. (Bi kere ağzı çok büyük.) Ayrıca 'womanizer' rolü Tom Cruise'a hiç ama hiç olmamış. Böyle bir havalar, bir havalar. Cameron Diaz'a 'koy yan cebime' yapmalar. Boyun kısa sevgili Tom; filmde olduğunu unutma, esasında Cameron sana bir kafa yukardan bakar.
Ha derseniz ki, tüm bunlara razıyım, ben mutlaka seyredeceğim bu filmi diyorsanız, bol aksiyon olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Uçak kaçırması, tekmesi-tokadı, patlaması, hoplaması hepsinden yeterince var. Hatta daha da iddialısı, ne Tom Cruise'un ne de Cameron Diaz'ın filmde dublör kullanmamış olması. Aferin onlara diyerek bu yazıyı da burada noktalıyorum.

|