Chloe - Büyük Hata
İstanbul Film Festivali’nin programındaki filmler bir bir gösterime giriyor. Bunların son halkası ise “Chloe”. Atom Egoyan’ın son filmi olan “Chloe” bir erotik gerilim. Başrollerine bakınca hem “Bu film güzeldir kesin. Oyunculara baksana” diyebileceğiniz Julianne Moore ve Liam Neeson gibi isimler hem de “Bunun filmine mi gideceğiz?” diyebileceğiniz Amanda Seyfried var. Tam tersini de diyebilirsiniz tabi ama ben bu halini kullanıyorum. İlk iki isim benim gözümde bir filmi izlemek için yeterli sebepler, birde filmin yönetmeninin usta bir isim olduğunu görünce kaçırılmamalı gibi gözüküyor film. Diğer yandan filmin ana karakteri ise daha önce genellikle gençlik filmlerinde oynamış Amanda Seyfried olunca, insan bir durup düşünmeden edemiyor tabi ki. Dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapmış film. Yönetmeninin kredisiyle ünlü festivallerde gösterilmiş ama ödül bazında bir başarısı yok şimdilik.

Catherine çok yoğun çalışan, başarılı bir jinekolog. Dışarıdan bakıldığında muhteşem bir hayatı varmış gibi gözüküyor ama aslında hiç öyle değil. Muhteşem bir evi, istediği her şeyi yapabilecek kadar parası ve imkânı var ama ailesiyle olan ilişkileri neredeyse bitmiş vaziyette. Hem öğrencileri tarafından sevilen bir öğretmen olan eşiyle hem de müzisyen olmak isteyen oğluyla bağları kopmuş. Amacı ya dışarıdan bakınca görülen imajı bozmamak ya da kocasıyla ilişkisini tekrar canlandırmak olan Catherine, kocasına sürpriz bir doğum günü partisi düzenliyor. Ders vermek için başka bir şehirde olan David, uçağı kaçırınca, kendisi için hazırlanmış partiyi de kaçırıyor doğal olarak. Bu ve başka birkaç olay sonrasında kocasının kendisini aldattığından şüphelenmeye başlayan Catherine, cep telefonunda bulduğu bir resim üzerine bu işi sonuçlandırmak istiyor. Daha önce karşılaştığı bir eskort kıza, Chloe’ye başvuruyor bunun için de. Chloe’nin sadece bir öğle arasında David’in yanına gidip, O’nu baştan çıkarmaya çalışması ve bunun sonucunu Catherine’e bildirmesi gerekiyor. En azından Catherine’in ilk olarak aklından geçen olay bu. İşler planlandığı gibi gitmiyor ne yazık ki ve bütün karakterler arasındaki ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor.

Film Anne Fontaine’in 2003 yılında gösterime girmiş “Nathalie” adlı filminin Amerikan versiyonu. Belki senaryoyu tekrar yazan Erin Cressida Wilson’ın belki de yönetmen Atom Egoyan’ın ne yapmak istediğine tam karar verememesinden dolayı biraz ortada kalmış. Psikolojik gerilim ve erotik gerilim arasında gidip geliyor. Senaristin yetersiz kaldığı bir diğer nokta ise karakterlerin çok yüzeysel olarak verilmesi. En detaylı karakter olması gereken Chloe hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Böyle olunca karakterlerin bir olaydaki motivasyonlarını anlamak da çok zor oluyor. Aynı şeyler Catherine karakteri için de geçerli. Julianne Moore gibi bir oyuncu tarafından canlandırılmasa ortaya neler çıkar kimbilir. Oyuncular ellerinden geldiği kadar güzel oynamaya çalışıyor ama ne Julianne Moore ne de Liam Neeson kendilerinden beklenen performansları veremiyorlar ne yazık ki. Biraz da daha önce içerisinde bulunduğu projeler yüzünden kendisine beslediğim önyargı yüzünden olsa gerek, Amanda Seyfried’i “Chloe” rolüne pek yakıştıramadım. Aslında beklediğim kadar kötü oynamamış hatta 5 sene sonra tekrar bu rolde karşımıza çıksa çok daha başarılı olacağına inanıyorum ama şimdilik ortalama bir performans göstermiş diyebiliyorum. Teknik ayrıntılar konusunda hiçbir sorun yok filmde. Çekim yapılan mekanların güzelliğini seyirciye çok başarılı bir şekilde aktarmışlar.

Türkiye’de gösterime girdiği isim, “Büyük Hata” film için çok büyük spoiler içermekte. Daha filmi izlemeden olayların ne yönde gelişeceğini bilmek (“Nathalie”yi izlememiş olanlar için tabi) filmden iyice soğuma nedeni oluyor. Son virajı almayıp başka türlü bitseydi, büyük ihtimalle yine ortalama bir film olurdu benim için ama maalesef vasatın altında kaldı. Güzel bir çıkış noktası var aslında filmin ama devamı gelmiyor maalesef.

|