Devo – Something for Everybody
20 yıl aradan sonra çıkardıkları ilk stüdyo albümleriyle Devo yine lolipop kıvamında bir albümle geri dönüyor (Ultra berbat albüm kapağına rağmen üstelik.) Robotik ritmler, marşlar kadar klişe şarkı sözleriyle Devo’nun müziği her zaman olduğu gibi aslında, pek bir yenilik yok; fakat müziklerini bugüne adapte etmek için bir hayli çabaladıkları ve bunu başardıkları da yadsınamaz. (Düşünsenize 90’ların başında son albümünü çıkartmış bir new wave grubusunuz, ve 20 yıl aradan sonra kaldığınız yerden devam etme kararı veriyorsunuz, aynı sound’la dönmek düşüncesi bile fenalık geçirtici.)
Santigold destekli ‘Don’t Shoot!’, açılış parçası ‘Fresh’in yanısıra, Greg Kurstin’da ‘Please Baby Please’ ve ‘Later Is Now’ gibi parçalara el atmış. Albümün geneline hakim olan taze sound’da ise bir sentetiklik yok değil aslında; çünkü Devo’nun müziği daha organik olmuştur her zaman. Synthesizer’lardan püsküren ‘chiiiiiuuuuuw’ efektlerine rağmen davul davuldu, gitar gitardı eskiden. ‘Something for Everybody’ de ise öyle sivri bir sound var ki, bu prodüksiyondan kaynaklanıyor olabilir; davullar kafa delici kıvama geldi gelecek. Biraz daha abartsalar post-endüstriyel rock’a filan kaydıracaklarmış albümün tarzını. Mark Mothersbaugh’un vokalleri ise her zaman olduğu gibi yine kıpır kıpır, ki yaş olmuş 60, ama belli ki henüz iş bitmemiş. ‘Human Rocket’ ve ‘No Place Like Home’ gibi hit potansiyeli barındırmayan, ama kanımca albümün en güzel parçaları addediğim şarkılarda bile Mothersbaugh’un vokalleri parlıyor, sigarası yok, belli.
Genel olarak baktığımızda ise yeni albümün, diskografilerinde çığır açan bir yanı yok 20 yıllık sessizliklerini sonlandırması dışında belki; ama kendimizi sağa sola umursamazca savurmaya davet çıkardığı kesin. Yeni albüm bahanesiyle Türkiye’ye gelmelerini umalım, şöyle dünya gözüyle Devo’yu izlemek de hiç fena olmazdı hani. Jay Jay Johanson’ın yakında Güneydoğu Anadolu turnesine çıkacağı bir dünyada her şey mümkün, Devo neden gelmesin ki?

|