Kadınların canı daha tatlıdır, acı eşiği daha düşüktür derler. Külliyen yalan. Bizler ki yüksek ökçelerimizin tepesinde, delik deşik yolların üzerinde; evden işe, işten toplantıya, toplantıdan partilere bir cambaz gibi seke seke gidebilen yaratıklarız. Beğendiğimiz yüksek topuklu ayakkabı; ayağımıza bir numara küçük olsa dahi alıp, giyip, üstüne de etrafa "cool" bakışlar atabilen, gülücükler saçabilen varlıklarız. Kim çıkarıyor böyle dedikodular, oldukça anlamsız.
Ama hani olur ya, bazen o ayakkabıyı bir süreliğine çıkarmak ister canımız. Acıya falan dayanamadığımızdan değil tabii(!); tamamen ayaklarımız hava alsın diye, ya da ortopedik sebepler nedeniyle, veyahut kötü yollarda, onca paraya kıyarak aldığımız ayakkabılarımızın topuklarının zarar görmesini istemediğimiz için. Ama asla ve asla acı çektiğimizden değil!
Devam >
|