 |
| |
 |
Kendi Kendini Kutlayan Sahne: Shoegaze
Yeteri kadar sessizliği sağlamaya çalıştım bu yazıya girebilmek için. Değerine uygun şematiği ortaya çıkarabilmek uğruna bilgisayarın başına defalarca kez oturup kalktım. Kendimi hazır hissedene kadar da belli safhalardan geçtim. Ki bunun evveliyatı de var. Hep yazmayı planladığım ama o veya bu nedenlerden dolayı kendini öteleten bir dosya konusuna sahiptim. Son zamanlarda ki ilham lambamın voltaj düşüklüğünü de göz önüne aldığımda, aklımdan parmağıma doğru giden kaydıraktan doğru sözcüklerin akmasını bekler konuma geçtim. En sonunda iyi veya kötü bir şekilde start almadan bu işin içinden çıkamayacağımı farkettim
Devam >> |
|
|
|
 |
|
 |
|
 |
Juno OST
Bazı filmler böyledir... Arka planda tıngır mıngır ilerleyen şarkı bir anda sahneyi kapar ve başrol oyuncusu gibi salınmaya başlar. Renkler değişir, izleyicinin gözündeki ışıltı değişir, eller ayaklar tempo tutmaya geçer. Bakınız High Fidelity, bakınız Garden State'deki kulaklık değiştirme sahnesi.
Devam >>
|
 |
 |
Stephen Malkmus and The Jicks – Real Emotinal Trash
Doksanlı yıllarda insanlar geçen senelerden aldığı miraslarla kendilerine kopyalı yapıştır saltanatlar elde ederken; ‘pop’laşan dünya düzeni içende kendi kendisine dalgasını geçen en hakikatli gruplardan biride Pavement idi...
Devam >>
|
 |
 |
Black Mountain – In the Future
Kanada’dan hep naif indie grubu çıkmaz ya bir adet de saykodelik grup çıksın bakalım. Skinny indie çocuklardan ve cıstak cıstak çığlıklarından sıkıntı duyanlar için bu sayıdaki alternatifimiz Black Mountain
Devam >> |
 |
 |
2 Curlies – 2 Curlies
Bu sayımızda çok da yeni olmasa da herkeslerin duymasını istediğimiz bir albümden bahsedeceğim. Biliyorsunuz ki zaten iletişim çağı açıklamalarına girmemize gerek yok, bu yazıyı okuyan siz ve bizlerin hemen hemen hepsi kırık yılın başında gidip orijinal albüm alıyor artık
Devam >> |
 |
 |
The Mountain Goats – Heretic Pride
2006’da, muhtemelen çoğu The Mountain Goats sever gibi, benim de grubu tanımamı sağlayan, ve sanki gri hava, yağmur ve birsürü kişisel özlemlerimin sağladığı ruh hali yetmezmiş gibi, beni gurbet ellerde melankolizme savuran “Get Lonely” albümünün ardından Durham, North Carolina’dan The Mountain Goats yeni albümü “Heretic Pride”ı 19 Şubat 2008’de yayımlad
Devam >> |
 |
 |
Sakin – Hayat
Hayat, üzerine yazı yazılamayacak albümlerden. Albüm kritiği bekleyenlerden özürlerimi sunmak isterim, zira eleştiri nitelikli sözcükler bu bağlamda pek kifayetsiz ve yavan kaçardı. Demek istediğim şu ki; duygularla kısaca Hayat’tan yola çıkıldı
Devam >> |
|
|
|
 |
|
 |
| |
 |
BadFrench
BadFrench, Berlin'den Kiki Moorse ve Cologne'dan Andreas Reihse'ın 2007'de projelendirdikleri gruplarının ismi. Chicks On Speed(COS) ile yollarını ayırdıktan sonra DJ ve tasarımcı kimliği ile ortaya çıkan Kiki Moorse, Kreidler grubundan tanınan ve yine club DJliği konusunda oldukça başarılı olan Andreas Reihse ile ortak alanlarından faydalanıp güçlerini birleştirmişler. Kiki Fransızca şarkı söylemeye çalışırken Andreas da bildiği 2-3 akorun(!) üzerine müzikler yapıyor ve karşımıza tasarım kokulu soğuk ve minimal Chansonlar çıkıyor. Hem de elektronik alt yapıdan vazgeçilmeden
Devam >>
|
 |
 |
Vivien Goldman
Keşifler her zaman yenilerden çıkacak değil ya... Bu sefer, çok eskilerden, siyah-beyaz karelerin aslında renkli olduğu bir dönemden keşfediyoruz Vivien Goldman'ı..
Devam >>
|
 |
 |
Those Dancing Days
İsveç özellikle labrador plak şirketi vasıtasıyla pop müzik piyasasında çok önemli işler yapan bir ülke.Son dönemde The Concretes,El Perro Del Mar,Hello Saferide,Paris,Jens Lekman,Taken by Trees,Club 8 , Sambassadeur gibi bir çok isim bu sevimli ülkeden çıkmış bulunmakta.( Bakınız Reset! Magazinin 2.sayısında İsveç dosyası).
Devam >>
|
 |
 |
Manda Rin
Son günlerde fazlaca övgü alan, harika da bir solo albümle gümbür gümbür geldiği söylenen Manda Rin’in albümünü meraklar içinde beklemeye devam ediyoruz. Ayrıca o kadar övgü almakta ki, dikkatimizi ister istemez çekiyor!
Devam >>
|
 |
 |
The Nothingdoers
Karşılaştığınız en bomba ve en sevilesi müzisyenleri insanlarla paylaşırken nasıl bir dil kullanırsınız ki? Önemli olan paylaşılan grup veya müzik midir? yoksa bunu paylaşan kişinin kendisi midir?
Devam >>
|
 |
 |
Oh!Custer
MySpace'ten inciler gelmeye devam ediyor. Açıkçası çok fazla zaman ayıramadığımdan yetişemiyorum desem yeridir ama yakında biraz daha rahatlarım gibime geliyor (Yalana bak). Neyse kısa süre içinde 2 Türk grup da burada yerini alacak
Devam >>
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
 |
The Smiths – The Queen Is Dead
Grup : The Smiths
Albüm : The Queen Is Dead
Tarih : 1986
Plak Şirketi : Rough Trade
Devam >> |
|
|
|
 |
|
|
|