Love Story denince insanların aklına ilk olarak 70’lerin kült filmi, iç burkan bir aşk hikayesi ve vakti zamanında müzik kutularının içinde bile çalan efsanevi müziği gelecektir. Bir de tabi 70’lerin bohem şıklığını yansıtan, tamamen doğal güzelliği ve abartısız tarzıyla bir moda ikonu haline gelmiş Ali MacGraw….
Güzellik anlayışının tek tipleştirildiği, insanların aynı fabrikadan çıkmışçasına birbirine benzediği, estetik operasyonlarla, kozmetik dünyasının bize sağladığı sayısız seçeneklerle insanların güzelliğinin yapaylaştırıldığı, birer plastik bebek haline getirilmeye çalışıldığı şu dönemden çıkıp biraz geriye, 70’lere doğru yol alsak. Bugün eskiyle yeniyi modernize eden, bohem şıklıklarıyla göz dolduran Kate Moss ve Sienna Miller gibi moda ikonlarının belki de atası sayılabilecek Ali MacGraw’u yeniden ansak ve hatta ilham alsak. Upuzun, boyasız ve ortadan ayrık saçlarıyla, makyajsız suratıyla, kalın kaşlarıyla doğallığın ve sadeliğin önemini yeniden hatırlasak…
Devam >
|