Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali
Bu yıl 13.sü düzenlenen Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 6-13 Mayıs’ta Ankara’da gerçekleşti. Bu sene “Kötülük” temasıyla yola çıkan ve kadınlara atfedilen kötülüğün hem hayatta hem de sinemada nasıl karşılık bulunduğu sorgulanan festivalde, Onur Ödülü sinemamızın unutulmaz “kötü kadın”larına hayat vermiş Lale Belkıs’a, Bilge Olgaç Başarı Ödülleri de oyuncu Gülsen Tuncer ve sanat yönetmeni Deniz Özen’e verildi. Geçen yıl “Hayat Var” filmindeki rolüyle ilk defa verilen Genç Cadı ödülünü alan Elit İşçan, bu yıl “Bornova Bornova”daki başarısıyla Damla Sönmez’e Genç Cadı ödülünü takdim etti. 2004 yılından beri festivale jüri göndererek “Her Biri Ayrı Renk” bölümünde gösterilen filmlerden birine ödül veren Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu (FIPRESCI) jürisi, bu yıl Türkiye’den Ceylan Özçelik, Fransa’dan Dominique Martinez ve Almanya’dan Kirsten Liese’den oluştu. Almanya’yı temsil eden Sana Bağlandım (Close to You, 2009), İngiltere, Fransa ve Almanya ortak yapımı olan Çinli Bir Kız (She, A Chinese, 2009), Avusturya, Fransa, Almanya ortak yapımı Mucize (Lourdes, 2009), Avustralya yapımı Seks Olmadan Bir Yılım (My Year Without Sex, 2009), Cherien Dabis’in yönettiği ABD ve Kanada ortak yapımı Amrika (Amreeka, 2009), İranlı kadın sanatçı Shirin Neshat’ın ilk kurmaca uzun filmi Erkeksiz Kadınlar (Women Without Men, 2009), ABD’den katılan bir diğer film olan Aramızda (Between Us, 2009), Hollandalı video sanatçısı Sonja Wyss’in filmi Kış Sessizliği (Winter Silence, 2009), Esther Rots imzalı Derimden de İçeri (Can Go Through Skin, 2009), yarışmaya Meksika’dan katılan Nora’sız Beş Gün (Five Days Without Nora, 2008), Isabelle Huppert’in başrolünü oynadığı film Yuva (Home, 2008) ve Türkiye’yi temsilen Pelin Esmer’in ilk kurmaca uzun filmi 11’e 10 Kala ile Aslı Özge’nin Türkiye, Almanya ve Hollanda ortak yapımı olan filmi Köprüdekiler, bu yıl FIPRESCI ödülü için yarışan 13 filmdi. Festivalin 13. yılında, 13’ün uğursuzluğunu altüst edercesine keyifli geçen 13 Mayıs’taki kapanış gecesinde, bu yılın FIBRESCI ödülünü belgesel filmleriyle tanınan Ursula Meier’in ilk kurmaca uzun filmi Yuva (Home) kazandı.

Geçen yıl 80’ler temasıyla unutturulmaya çalışılan yıllarla bizi yüzleştiren festival, bu yıl da “O kötü, ya sen?” sloganıyla seyircisini kendiyle yüzleştirdi. “Neden kötü olan her şey kadına atfedilmek zorunda?” derken, bir yandan da sinemanın “Kötülük Çiçeği” Isabelle Huppert’in yer aldığı filmlerle kadınları kötü olmak zorunda bırakan sistemi eleştirmemize imkân verdi. Her yıl seçtiği temalar, gerçekleştirdiği söyleşiler ve atölyelerle bir önceki yılın üzerine çıkmayı başaran Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, Türkiye’de festival yapma zorluğunun yanı sıra “Kadın Filmleri Festivali” yaparak 13 yıldır ne kadar güçlü ve azimli olduğunu bu yıl bir kez daha gözler önüne serdi.

Festivaller yılın yalnızca belli bir bölümünü kaplar belki ama, arka planda yaptıklarını sessizce izleyen, festival biter bitmez bir sonraki senenin temasını düşünmeye başlayan, izleyicisinin festival alanından memnun ayrılması için sürekli çabalayan bir ekip hep vardır. Bu yüzdendir ki festivali yapanlar, seyircisine sundukları filmleri hiçbir zaman izleyemezler sinemada. Çünkü iyi bir festival yapmak, etkili filmler sunmaktan çok daha fazlasıdır. İşte Uçan Süpürge böyle bir oluşum ve festivali de böyle bir festival. Dileriz ki o 13’ler katlanır, 26 olur ve aynı azimle sürer gider. Çünkü hala kadının varlığını, tek başınayken bile bir kimliği olduğunu fark etmesi gereken onlarca insan var. Ve bazen tek bir film, o insanların kendileriyle yüzleşmesi için yeterli olabilir.

|