DOSYA |
 |
Miller Freshtival 2010 |
Yaz denince aklımıza gelen ilk şey nedense müzik festivalleri oluyor. Bünyemiz o kadar alışmış ki, havalar ısındıkça açık havada müzik dinlemek için içimiz kıpır kıpır oluyor ve bir an önce organizasyon şirketlerinin grup-müzisyenlerin açıklanmasını ve Mayıs ayının gelmesini bekliyoruz. İşte bir festival sezonu daha başlıyor; müzik; kapalı mekanlardan çıkarak gökyüzüne yükseliyor.
Devam > |
|
|
Avrupa Festivalleri Vol.4 |
54. Sayımızda başladığımız Avrupa Festivalleri serimizi kısaca özetleyelim ilk önce;
54. Sayımızda; Primavera Sound, Glastonbury, Rock Werchter;
55. Sayımızda; Rock Ness Festival, Hard Rock Calling, Lovebox Festival;
56. Sayımızda; Field Day, Reading & Leeds Festival, Bestival;
Devam > |
|
 |
Unutulmaz Konserler Vol.1
Iggy Pop @ Rock N Coke - 2004
|
Marcel Proust'un 'Kayıp Zamanın İzinde' kitaplarını yazarken ne kadar zor bir işe kalkışmış olduğunu şimdi anlıyorum. Hasta yatağında anılardan oluşan 6 ciltlik bir eser meydana getirmek için insanüstü bir çaba gerekiyor olmalı. Bense birkaç yıl önce gittiğim bir konseri hatırlamak için ne kadar kafa patlatsam da her şeyi hayal meyal hatırlıyorum.
Devam > |
|
|
|
|
|
RÖPORTAJ |
 |
İstanbul Indie Sahnesi # 17
Sapan Röportajı |
Uzun zamandır albümü olan ve kendini belli bir kitleye ispatlamış müzisyenler ile röportaj yapıyorum. Geçenlerde myspace'de kendi kitlesini yaratmayı amaçlayan bir grup ile karşı karşıya geldim. Son dönemdeki İstanbul sahnelerinde elektronik alt yapıların ve yabancı sözlü şarkıların havada uçuştuğu gruplarla karşılaşıyorduk...
Devam >
|
|
 |
Midnight Juggernauts Röportajı
|
10 dakika sürer sürmez diye düşündüğüm Midnight Juggernauts röportajı yine zıvanadan çıkan, alkollü bir geyik maratonunu dönüştü.
Devam > |
|
 |
Matchcuts Röportajı |
İranlı 4 genç müzisyenden kurulu Matchcuts, henüz yolun başında olmasına rağmen, planını çoktan çizip uygulamaya koymuş bir grup. Son durak olarak gördükleri New York City maceralarının, ilk soluğunu almak için ara verdikleri İstanbul'da 2 aydan fazla süredir şehrin indie dinleyicisiyle Peyote ve Dogstar gibi mekânlarda buluşuyorlar.
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ALBÜM LİSTELERİ |
|
1-MGMT - Congratulations |
|
2-Gorillaz – Plastic Beach |
|
3-Broken Bells - Broken Bells |
|
4-Groove Armada - Black Light |
|
5-Vampire Weekend- Contra |
|
6-Joanna Newsom - Have One On Me |
|
7-Liars - Sisterworld |
|
8-Pantha du Prince - Black Noise |
|
9-Beach House - Teen Dream |
|
10-Toro Y Moi - Causers of This |
|
|
|
|
|
KULAKTAN KAÇANLAR |
 |
Private School – Sea Saw |
Undomondo’yu eşelerken karşılaştığım Private School’un Last fm tagına aldanıp punk müzik yapan bir grup sanılmasını engelleme babında, kendilerinin bazı bazı spoken word, bazen de underground hip hop a kayan idm sularında gezindiklerini söyleyebilirim.
Myspace sayfalarına bakarak 2007 çıkışlı albümlerinin üstüne pek bir şey yapmadıkları veya müziğe devam etmediklerini düşünülebilir.
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ALBÜMLER |
 |
 |
 |
 |
Mika - The Boy Who Knew Too Much |
The Dead Weather - Sea of Cowards |
Kate Nash – My Best Friend Is You |
God Is An Astronaut – Age Of The Fifth Sun |
Mika’nın son albümü yeni değil, hemen heyecanlanmayalım. 2007 yılında yayınladığı Life in Cartoon Motion’ın iki sene sonrasında, geçen sene eylül ayında yayınlanan The Boy Who Knew Too Much’ı Reset! olarak pas geçmişiz ne yazıktır ki.
Devam > |
Jack White'ı hatırlıyorsunuz değil mi? Meg ile aralarındaki şüpheli ilişki, kırmızı beyaz şekerler, şemsiyeler, annemizin kalbini ısıtan çocuk olmak istemesi...
Devam > |
Kate Nash, 23 yaşında, İngiliz asıllı, söylediği şarkılara sevimlilik katan genç bir müzisyen. Nash de ismini Myspace ortamından duyuran müzisyenlerden. Yeni nesil, yani genç müzisyenler önce Myspace sınavını geçmeyi seçiyor.
Devam > |
Ders çalışırken, yolda yürürken, seyahat ederken, uyku kaçtığı anlarda, yüreğinize melankoli düştüğünde, dans etmeye başlamadan önce, sarhoş olurken, özlerken… Kısacası çoğu zaman kulaklarımda hep onlar vardı.
Devam > |
 |
 |
 |
 |
Caribou - Swim |
The National - High Violet |
The Raveonettes - In and Out Of Control |
The Phenomenal Handclap Band – The Phenomenal Handclap Band
|
Kanadalı müzisyen ve prodüktor Daniel Snaith’in Caribou adı altında çıkardığı dördüncü albümü Swim, gözümde sadece deniz, güneş ve müzikten ibaret olması gereken bir yazı canlandırıyor.
Devam > |
Gruplar vardır, albümlerini her dinlediğinizde biraz daha dinleyesiniz gelir. Müziği dinlerken tüyleriniz ürperir, adeta başka bir boyuta geçersiniz. İşte Brooklyn’li The National benim için öyle bir grup.
Devam > |
Albümleri ve bazen de abartıp bizzat grupları mevsimlerle ilişkilendirme gibi bir rahatsızlıktan muzdaripim. Bu konuda yalnız olmadığımı düşünüyorum.
Devam > |
Ezber bozucu, kafa karıştırıcı gruplara bayılıyorum. Bir dolu yazı yazsam, geçmişe göndermeler yapıp günümüzden örneklendirsem de müzikleri hakkında kafamızda net bir tanım oluşturmayacak
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
GRUP - MÜZİSYEN |
 |
| Vialka |
Her ne kadar etiketin etikliğinden şüphe duysak da bu ikili için sarf edilen turbo folk sound tabirinden daha doğru bir betimleme olacağından şüpheliyim.
Kanada – Fransız ortaklığıyla oluşan Vialka’nın modern derviş sıfatlarına bezemek istemesem de, sınır ve ülke tanımaksızın yılda yüzden fazla konser veren, zamanlarının bir çoğunu ülkeden ülkeye irili ufaklı konser mekânlarını dolaşarak geçiren bu ikiliye daha güzel tabir bulmak gerçekten zor.
Devam > |
|
 |
|
|
|
|
|
|