DOSYA
Miller Freshtival 2010
Yaz denince aklımıza gelen ilk şey nedense müzik festivalleri oluyor. Bünyemiz o kadar alışmış ki, havalar ısındıkça açık havada müzik dinlemek için içimiz kıpır kıpır oluyor ve bir an önce organizasyon şirketlerinin grup-müzisyenlerin açıklanmasını ve Mayıs ayının gelmesini bekliyoruz. İşte bir festival sezonu daha başlıyor; müzik; kapalı mekanlardan çıkarak gökyüzüne yükseliyor.


Devam >
Coachella 2010 – Festival Günlüğü
California’nın Indio vadisinde düzenlenen Coachella Music and Arts Festivali’ne, Los Angeles’tan 3 saat sürmesi gereken, ancak otoyol trafiğiyle 7 saat süren yolculuğumuz yüzünden ancak Cuma akşam üzeri girebildik. 

Devam >
Kıymeti Bilinmemiş Albümler Vol.1
Patti Smith'i duymuşsunuzdur. Punk hareketinin yaratıcılarından kabul edilir. Sesi en kendine özgü kadın vokallerden biri, belki de birincisidir. 10 yıl önce yayınlanan Gung Ho, sanatçıyla ilk tanışmamdı. Rahatlıkla 2000'lerin ilk onyılının en iyi albümleri arasında sayılabilir. Smith'in devrim çağrısı bugün hala taze, heyecan uyandırıcıdır.

Devam >
RÖPORTAJ
Caspian Röportajı

2005’te kurulan ve çok kısa sürede büyük bir çıkış yakalayan Amerika’lı dev post rock grubu Caspian 25 Mayıs’ta Mood Pro ve B Yüzü’nün ortak girişimiyle Punctum Performance (eski adıyla Studio Live) da sahne alacaklar. Yaklaşık 70 konserlik dev turlarının ABD ayağının bitmesinden hemen sonra bizlere vakit ayıran Caspian’ın kurucularından Philip Jamieson ile heyecanımızı biraz olsun gidermek adına bir röportaj yaptık.

Devam >

The Revolters Röportajı

İstanbul mini indie sahasının boyundan büyük olacak isimleri Revolters’ın ilk albümü Future Obscure için grup üyeleriyle bir araya gelip albümlerini konuştuk.


Devam >
İstanbul Indie Sahnesi # 16
Toz ve Toz
Röportajı

Sakin hallerin ironik hesaplaşması, melankolik rahatsızlıklar ve anti-konformist durumların başa çıkılmaz müzikleriydi -benim için- Toz ve Toz… Dinlenildiği anın oda sıcaklığından daha çok beyin sıcaklığı ile ilişkili olduğu, mevsimler arası geçiş tozuydu arada… Neyse ki yutunca iç yakmayan, kist yapmayan türden…

Devam >

ALBÜM LİSTELERİ
1-MGMT - Congratulations
2-Gorillaz – Plastic Beach
3-Broken Bells - Broken Bells
4-Groove Armada - Black Light
5-Vampire Weekend- Contra
6-Joanna Newsom - Have One On Me
7-Liars - Sisterworld
8-Pantha du Prince - Black Noise
9-Beach House - Teen Dream
10-Toro Y Moi - Causers of This
KULAKTAN KAÇANLAR
Air

Modern müziğin önemli temsilcilerinden Fransız ikili Nicolas Godin ve Jean-Benoit Dunckel. Onlar bir kenarda dursun, çoğumuzun dikkatinden kaçmış, kendi jenerasyonu için oldukça yenilikçi bir isim olan Henry Threadgill tarafından tohumları atılmış olan Chicago menşeli deneysel caz topluluğu Air'den bahsedelim.

Devam >

KEŞİF
Jamaica
JAMAICA, eski adı Poney Poney olan vokalde ve gitarda Antoine Hilaire, bas ve vokalde Florent Lyonnet ve davulda da David Aknin'den oluşan üç kişilik bir grup. EN önemli özellğiyse Daft Punk'ın ses mühendisi Peter J. Franco ve Justice'in Xavier de Rosnay'inin bir araya gelerek prodüksiyonunu yapıyor. Bu yüzden çok şanslı ve çok da iddialı bir grup! Bir ay kadar önce övgülerle bezenmiş yorumlar sayesinde ve bu yılın ilk yarısının açık ara galibi Kitsuné'nin dokuz numaralı son toplamasından dikkatimi çeken JAMAICA, 'I Think I Like U 2' adlı tatlı mı tatlı parçalarıyla dost meclisindeki gençlerin playlistlerine bomba gibi düştü! Ve, bünyelerde yeterli heyecanı oluşturdu bu ikili...

Devam >
The Pass
The Pass Amerika lı 4 gençten oluşuyor.İngiliz sound una oldukça yatkın bir müzik yapmaktalar.İlk izlenimlerinden biri Sunshine Underground la oldukça benzer olduklarıydı.Ancak dinledikçe Phonix gibi gruplara kadar uzanan bir durum söz konusu.Ancak Pheonix in o sevimli havasından ziyade daha bir dans havasındalar.

Devam >
 
 
ALBÜMLER
We Have Band – WHB
Trans Am - Thing
Hole – Nobody’s Daughter
The Revolters – Future Obscure EP
Glastonbury'nın "Yeni Yetenek" yarışmasının galibi We Have Band, 2009'da "Hear İt In The Cans", Pet Shop Boys cover'ı "West End Girls" gibi şarkılardan oluşan bootlegleriyle adlarından bolca söz ettiren bir grup olmuştu.

Devam >
1990’dan beri günümüze tam 20 yıldır aralıksız ve aktif bir şekilde devam eden ve “post rock” kavramını en doğru ve özgün yansıtan ABD’li Trans Am çok çok yakın bir süre içerisinde yeni albümü Thing’i  , Thrill Jockey etikitiyle piyasaya sürdü.

Devam >
12 yıl oldukça uzun bir zaman. Hele bu 12 yıla yalnızca vasat bir solo albüm sığdırıldığında, bu boşluğu heba etmenin affı pek de kolay değil aslında.

Devam >
17 Aralık 2009 gecesi Ghetto’da albüm tanıtım gecesiyle birlikte Future Obscure EP’sini Topkapi/Universal etiketiyle yayınlamış oldu, bizlerde konserden sonra EP’yi edinip dinlemeye başladık.

Devam >
Tunng - …And Then We Saw Land
New Young Pony Club - The Optimist
The Golden Filter - Voluspa
Hard Ton - Selfish
En sevdiğim gruplardan birini daha yazma şansını edinmemin sevinciyle, Tunng hakkındaki düşüncelerimi sıralamaya başlayayım.

Devam >
NYPC'i seviyorum fakat hep arada kalmış, nu-rave desen değil, pop desen değil, disco-punk desen gibi ama değil yani duymayana anlatılabilir bir janra tutunmayı reddetmiş bir grup oldularını düşünüyorum.

Devam >
“Solid Gold’ gibi 2009’un en lezzetli LP’lerinden birinin sahibi, DJ favorisi The Golden Filter, Cut Copy ve Peter, Bjorn & John gibi uluslararası ünlü

Devam >
Hard Ton’un yeni EP’sinin kapağından ve ilk videosu “Earthquake”ten anlaşıldığı kadarıyla kendiyle fazlasıyla barışık ve eğlenceli bir amcayla karşı karşıyayız.

Devam >


GRUP - MÜZİSYEN
Of Montreal
Nasıl bir histir bilemiyorum ama insanların “yeteri kadar” Of Montreal’i sevmediğini düşünüyorum! Benim de sürekli grubu dinlediğimden değil ama evet, Of Montreal dendiğinde akan sular durur benim için. Belki de bir tanıtım yazısı yazmam gerektiğinde, aklıma dünyanın en fantastik adamı Kevin Barnes ve grubunun gelmesi bundandır.

Of Montreal, Bay Kevin Barnes Montreal’li bir hanımla ilişkisini yürütemedikten sonra dünyaya gözlerini açıyor. Gruptan çok gidip gelen var (ama bu Barnes’ın huysuzluğundan mıdır bilemiyorum, kendisine yakıştırmıyorum) ama bu Kevin Barnes’ın ipleri eline almasını sağladığı için ben hiç şikayet etmiyorum.



Devam >
Asian Dub Foundation
Britanya'ya yerleşmiş Asyalı göçmenlerden oluşan bu üçlü 2001'de Türkiye'ye gelmişti. Bugünkü moda tabiriyle 'gaz' diye tabir edilebilecek şarkılar yazan grup çoğunlukla göçmenlikten, İngiltere'de maruz kaldıkları ırkçılığa isyandan dem vuruyordu. Beyaz adama karşıydılar ve öfkeliydiler. 'Rafi's Revenge' albümü küçük çapta bir patlamaya yol açmıştı. Dub olgusunu rock ve rap ile birleştirirken Asyalı tınıları da ekleyerek orijinal bir müzik yaratmışlardı.

Maslak Venue'deki konserde olsa olsa 25-30 kişiydik. İki arkadaşımla birlikte sahnenin hemen önündeydim. Sahnede tişörtlü ve kot pantalonlu, saçları üçnumara kesilmiş üç gitarlı Hintli adam kendilerini ordan oraya atmakla meşguldüler. Biz de boş durmuyorduk tabii. Maçta tezahürat yaparmış gibi omuz omuza vermiş olarak 'Free Satpal Ram' diye bağırdığımızı hatırlıyorum. Irkçıların saldırısı üzerine onlardan birini öldürmüş olan bir göçmendi Satpal Ram. Bu yüzden de hapse düşmüştü.


Devam >
 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010

Forumlar Forumlar