Halüsinasyon ile Karikatür Arasında: MGMT
Andrew VanWyngarden ve Ben Goldwasser… İnanın ki sizleri son zamanlarda elime aldığım her derginin sayfalarında görmekten, ben hiç şikayetçi değilim. Aksine normalde sarı çizgili pantolonu sonuna kadar ilikli pembe gömlekle kombinlemiş herhangi birine "Bu da ne ki şimdi?" diyecekken sizlere hiç de objektif olmayan bir sempatiyle yaklaşıyorum denebilir. “İlk albümdeki kadar ortalıkta olmak, elektro-pop ikilisi olarak anılıp büyük arenalar dolduracak popülariteye ulaşmak istemiyoruz" diyen insanlar olarak sizi Vogue sayfalarında süper model Sasha Pivovarova ile poz verirken görmek beni biraz şaşırtıyor, orası ayrı.

Normalde yer yer tahammül edilemeyecek parçaları bile, estetik bir şekilde taşıyabilen MGMT'yi oldukça dikkat çekici kılan özelliğin grubun müziği, duruşu ve görselleri arasındaki bütünlük ve samimiyet olduğunu düşünüyorum. Yani onların Psychedelic rock şarkılarını dinleyip, röportajlarını izleyip, albüm kapağı dizaynından internet sitesi tasarımına kadar dikkat ettiğinizde "E bu çocuklar ancak böyle giyinir" diyor ve ne giyseler onlara yakıştırıyorsunuz. Bazen benim gibi beğeninize kendiniz bile şaşırıyor olsanız da, Andrew'un ya saçına ya boynuna sürekli bir şeyler dolaması, seçtikleri abartılı aksesuarlar ve Ben'in üzerinizde yarattığı "Git bir saçını tara, üstünü basını düzelt!" hissine alışıyor, kendinizi 14 yaşındaki bir fan kıvamında MGMT fotoğraflarına bakarken buluyorsunuz. Mesela ben, NME ödüllerinde Andrew'un çakmaktaş desenli pantolonuyla Kelly Osbourne'u bile şaşırttığı günlerdeki gibi, gözlerimi devirerek bakmıyorum gruba uzun süredir
.
Bana özellikle ilk albümlerindeki halleriyle biraz İngiliz grup Klaxons'ı anımsatsalar ve talihsiz MGMT-Cory Kennedy-Klaxons üçgeni de bunu bir noktada desteklese de, MGMT'nin öyle çok da kimselere benzetilemeyecek bir duruşu var esasında.

Hala "Oracular Spectacular" zamanında olsaydık grubun stilinin bende "Halüsinasyondan çıkmış hissi" yarattığını söyleyebilirdim ki artık 27 yaşında olan MGMT ticari intihar olarak nitelendirdikleri yeni albümlerinde bir tarz değişimine de uğradı. Congratulations'la birlikte, VanWyngarden kendisinin bir indie-disco yakışıklısı olarak anılmasında büyük rol oynayan psychedelic hippi imajından biraz sıyrıldı. "En güzel MGMT Andrew'un üstsüz olduğu MGMT'dir" diyen hayran kitlesini riske atarak grup arkadaşı Ben'le birlikte daha "oturaklı-garip" bir stili benimsemeye başladı. İddialı renkli ve desenli gömlekler, enteresan kravatlar ve kısa paçalı pantolonlardan oluşan takım elbiseler grubun yeni albüm gardırobunu domine ediyor gibi. Grammy’lerde giydiklerine ve yakın zamandaki SNL performanslarına bakarak da söyleyebilirim ki, MGMT'nin halüsinasyon hali yerini karikatüristik bir havaya bırakmış gibi.

Ama bu demek değil ki, grup garip desenli pantolonlarından, kocaman renkli gözlüklerinden, neon renge olan düşkünlüklerinden ve dağınık saç kesimlerinden vazgeçti... Amerika'nın en cool üniversitesi olarak anılan Wesleyan'de bir şaka olarak başlayan, o zamanlar sahneye kardan adam kostümüyle çıkmasıyla ünlü ikili hala sürprizlerle dolu gibi. O kardan adam günlerinde kim bilebilirdi ki, günün birinde Gucci'nin Frida Giannini'si bu çocuklara bir koleksiyonunu adayıp defilesini onların hit parçası Time to Pretend'le kapatacak ya da Fransız çocuk giyim markası Petit Bateau onları kampanya yüzü yapacak... Yeni albümlerini, alaycı bir şekilde kendilerini tebrik ederek isimlendiren bir grup olduklarını düşünürsek onlar da bilemiyorlarmış sanki…



|