The Pacific
Uzun zamandır savaş filmlerine hasret kalmış bünyeleri rahatlatacak özellikte bir yapım nihayet piyasaya düşmüş durumda. Her ne kadar giriş olarak film desem de aslında bu bir sinema filmi değil; bir dizi. İsmi de “The Pacific”. Ülkemizde büyük ihtimalle Nisan ayında Cnbc-e’ de gösterime girecek olan bu dizinin, kanalda reklamları dönmeye başladı, dizinin Amerika’daki gösterimi 14 Mart tarihinde başlamış durumda ve şu ana kadar iki bölümü de yayınlanmış bulunmakta. Muhtemelen Reset’ in yeni sayısı çıktığında üçüncü bölümde yayınlanmış olacak.
“Band of Brothers”ı izleyen dizi severler bilirler ki on bölümden oluşan bu dizi gerçekten de İkinci Dünya Savaşı’nı ve onun etkilerini izleyicilere gerçek anlamda hissettiren ve arşive konulması gereken bir yapımdır. Steven Spielberg ve Tom Hanks tarafından ekrana getirilen “Band of Brothers” bittikten sonra ise artık ekrana yeni bir hikâye taşımanın zamanı gelmiş görünmekteydi. Bunun için çekilecek olan konu da 1941 – 1945 yılları arasında Pasifik’teki Japon – Amerikan Savaşı olarak belirlenmişti. Konusu itibariyle yine “Band of Brothers” ayarında bir dizi olarak ortaya çıkan bir yapım olarak göze çarpmakta aslında “The Pacific”. Yapımcılığını yine Steven Spielberg ve Tom Hanks üstlenmiş durumda. “Saving Private Ryan”da yönetmen ve oyuncu, “Band of Brothers”ta da ortak yapımcı olarak çalışan bu ikiliden bu projede de kötü bir performans beklemek bence yersiz bir düşünce olarak gözüküyor. Toplamda on bölüm olan ve neredeyse bir saate yakın çekimlerden oluşan bir yapım olarak ekrana gelen bir dizi “The Pacific”. Bölümlerin uzunluğuna baktığımızda bizlere aslında 1941 ile 1945 yılları arasındaki savaştan doyurucu nitelikte yani arkası yarın olmadan on farklı kesit sunacak bir yapımla karşılaşıyoruz. Tabii ki de bütün bölümleri Amerikalı askerlerin gözünden görerek izleyebileceğiz. Bu işin tek teselli kaynağı ise anlatılanların gerçek hikâyeler olması. Çekimleri Avustralya’da gerçekleştirilen “The Pacific”in bir başka özelliği de yaklaşık iki yüz milyon dolarlık bir bütçeye sahip olarak son zamanların çekilen en yüksek bütçeli yapımlarından biri olması. Bunun nedeni de yapımcıların dizideki oyuncuların kıyafetlerinden başlayarak bütün mekân ve yerlerin orijinal haliyle resmedilmesine çok fazla önem vermelerinden kaynaklanıyor ki; bu da bu tarz dizileri izleyiciye en yakın gerçeklikle sunmak bakımından büyük önem arz eden bir gelişme olarak öne çıkıyor.
İlk iki bölümde her ne kadar biraz yavaşlık olsa da daha yeni başladığı için dizi de taşların yerine oturacağını düşünüyorum. Birinci bölüm olan “Guadalcanal” ve ikinci bölüm olan “Basilone”de savaş sahnelerinden ve aksiyondan çok adadaki askerlerin psikolojik durumları ve hayat şartlarını konu alan betimlemelere daha çok odaklanılmış durumda. Bu da dizi hakkında büyük beklentiler içine giren izleyiciler için biraz hayal kırıklığı yaratan bir durum olarak ortaya çıkmış durumda. Ama tabii ilerleyen bölümlerde bu anlayışın değişeceğini, dizinin başlangıcında bu betimlemelere ve bu öğelere vurgu yapılmasının doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Ama itiraf etmek gerekirse de ilk bölümde Amerikan askerleri adaya çıkarma yapacakları zaman Normandiya çıkartması benzeri bir çıkartma sahnesi de beklemekteydim ve dizi beni bu psikolojiye sokmuştu; ama tabii tarihi gerçekleri de değiştirecek bir kimliğim olmadığından açıkçası bundan mahrum kaldım diyebilirim. Şu an için dizinin bu monotonluğu kendisi için eksi bir nokta olmasa da toplamda on bölümden oluşan bir mini serinin en kısa zamanda kendisini toplaması gerekmekte aslında. Ayrıca “The Pacific”e sadece dizi olarak da bakılmaması lazım; aynı zamanda kendisi bir yönden de belgesel tarzı bir havaya da sahip ki bunu dizinin başlarında eskiden adada savaşan ve hala yaşayan kişilerle yapılmış kısa röportajlar ile de izleyicilere gösteriyorlar.
Imdb’de yayınlanan iki bölüm sonrası 9.5 reytinge ulaşan bir dizi statüsünde şimdilik “The Pacific” ve bakalım kült diziler grubuna ya da en azından “Band of Brothers” seviyesine çıkabilecek bir yapım olup olamayacağını zamanla göreceğiz gibime geliyor.

|