White Rose Movement Röportajı
Geçtiğimiz hafta dağıldığını açıklayan White Rose Movement'ın son 3 konserinden birini verdiği Babylon konserleri öncesinde grup üyelerinden Finn ve Owen ile ufak bir söyleşi yaptık. 2006'da verdikleri konser sonrası çok sevdikleri İstanbul'da tekrar çalacak olduklarından ötürü heyecanlılardı. Dağılma kararından ötürü de bir o kadar buruk.
Elif: Merhabalar. Çok yorgun olduğunuzu biliyoruz bu yüzden kısa kesip sorulara geçiyoruz izninizle.
Finn: Harika, teşekkürler!
Onur: Tam da yeni albümü beklerken WRM’ yi sonlandırmanız hayranlarınızı üzücü bir haber oldu.
Finn: Böyle birinci sınıf hayranlara sahip olduğumuz için çok memnunuz.
Onur: İlk albümünüz Kick ‘in sadece ada’da satışa çıkmasına rağmen birçok ulusal festivalde sahne alma şansı buldunuz. Albüm öncesinde bu kadar geniş kitlelerle ulaşabileceğinizi hiç düşünmüş müydünüz?
Owen: Evet, sanırım biz genç kitlelere ulaşmayı umut ediyorduk.
Finn: Ah hayır, dağılmamış olsaydık daha büyük ve ağır bir grup olabilirdik. Dağılana kadar da başarılı olduk aslında. Dünyanın birçok yerinde bulunduk konserler verdik. Bu da oldukça etkiliydi.
Onur: Kick albümü öncesinde ünlü ev ve kulüp partileri düzenlediğinizi de duymuştuk. Peki, bunların da işinizi duyurmak konusunda ve kitlelere ulaşma da etkili olduğunu düşünüyor musunuz?
Finn: Ev partileri evet ama daha çok Londra’ da ki kulüplerde partiler vermiştik. Evet, kesinlikle etkilediğini düşünüyorum.
Onur: Kick’ in çıkışından bu güne kadar internete birçok demo parçanızı yayınlandı. Kick’ den sonra ikinci albüm için bu güne kadar kaydettiğiniz parçaları halen bir albüm halinde piyasaya sürmeyi düşünüyor musunuz?
Finn: İkinci albümün tümünü yayınlayacağız.
Onur: Bu harika bir haber!

Finn: Albüm kaydedilmiş ve hazır bir durumda zaten ve onu duymak için bekleyen insanlar var.
Onur: Myspace sayfanızda bu konuyla alakalı açıklamada da yazdığınız üzere bu uzun bir bekleyişinizin karşılığı mı olacak yani?
Finn: Evet tabii. Kesinlikle ikinci albüme sahip olacaksınız. Hatta belli bir ücret karşılığında indirilebilir de olmayacak. Yani, tamamen ücretsiz olarak yayınlayacağız. Bize iyi davranırsanız belki size verebiliriz de. (Gülüşmeler)
Elif: Çok naziksiniz.
Onur: Sizin son 3 performansından birini bugün burada izleyecek olmamız bizim için de çok özel ve saygıdeğer.
Owen: Evet bu bizim son 3 konserimizden ilki ve dağılma kararı almamızdan sonraki ilk konserimiz.
Finn: Ben İstanbul’ da çalacak olmaktan çok memnunum. Buraya en son geldiğimizde çok sevmiştik. Muhteşemdi! Buraya tekrar gelmek istememizin sebebi de budur.
Onur: Evet İndigo’ da ki konserinizden sonra Myspace’ de Taxxi ile tekrar gelmeniz gerektiği konusunda mesajlaşırken de bunu o da dile getirmişti o dönem.
Finn: Evet galiba İndigo’ ydu.
Owen: Ah evet, kulübün adı tam olarak buydu!
Onur: Peki 16 Mayıs 2006 da geldiğiniz ve seyircisine bayıldığınız İstanbul’da tekrar çalmak nasıl hissettiriyor?
Finn: 2006?!?
Owen: 2006?!? Ah, evet haklısın!
Finn: O kadar olmuş muydu?!?
Owen: 4 yıl olmuş!
Elif: Umarım bu seferki çok daha iyi olacak.

Finn: Neden bir önceki konserimiz çok mu korkunçtu? (gülüyor)
Elif: Yo yo hayır seyirci anlamında söylemiştim. Çünkü şu an 2006’ya göre daha fazla kişi tarafından biliniyorsunuz.
Finn: A gerçekten mi?
Elif: Evet, elbette ki öyle.
Finn: Peki sizce bu gece burası dolacak mı?
Elif: Biz öyle umuyoruz.
Finn: Ben de!
Onur: Bu arada 2006 ayılında konserinizin olduğu hafta çok bereketli bir hafta sonuydu.
Finn: Bereketli?
Onur: O haftasonu çok fazla konser vardı ve hangilerine gideceğimizi seçmekte epey zorlanmıştık. Elbow, WRM, sizinle birlikte İndigo ‘da Andy Rourke Dj Set ve Peter Hook…
Finn: A, Andy Rourke evet!
Owen: Evet bizimle beraber The Smiths’ten Andy Rourke vardı o gece. Hatırlıyorum.
Onur: Cevabını atladığımız soruya dönersek tekrar İstanbul’ da olmak nasıl hissettiriyor?
Owen: Dürüştçe söylemek gerekirse çok az yere gitmekten zevk alıyoruz. Amerika’ ya gitmeyi çok seviyoruz, Londra’ya yakın yerler ve de İstanbul favorilerimizden biri.
Finn: Son gelişimizde burada en iyi deneyimlerimizden birini yaşamıştık
Onur: Sanırım burada vakit geçirmek için zamanınız olacak. Planlarınız var mı?
Finn: Bence siz ikiniz konser sonrasında bize eşlik edebilirsiniz. Sizinle İstanbul gecelerine çıkabiliriz.(gülüyorlar)
Onur: Evet olabilir! Bize uyar. Ne kadar buradasınız peki?
Finn: Yarın gece ayrılıyoruz. Uçağımız gece kalkıyor.

Onur: Geçen hafta White Rose Movement’ın dağıldığını duyunca çok üzüldük. Bununla birlikte son konserlerinizi iptal etmemenize ise çok sevindik. İsteseydiniz iptal edebilirdiniz. Bence bu çok saygıdeğer bir davranış. Peki, iptal etmeme sebebiniz neydi?
Owen: İptal etmedik çünkü buraya gelip sizler için çalmak bizler için çok önemliydi.
Finn: Aynı zamanda bizim içinde, çok az sayıda konser verecek olsak da beraber çalacağımız son konserlerimiz bunlar. Burası ve İspanya konserleri hayranlarımızın gelip bizi son kez beraber görmeleri için son şans.
Onur: Şimdi ilginç bir noktaya değineceğim. İlk albümünüz Kick’in çıkış tarihi 16 Nisan 2006, İspanya’ da gerçekleşecek olan son konserinizin tarihi ise 17 Nisan 2010.
Owen: Gerçekten mi?
Finn: A bunu bilmiyorduk gerçekten. ( gülüşmeler)
Owen: Tam tamına 4 yıl sonraymış. Bu gerçekten ilginç bir ayrıntıymış.
Elif: Son dört yılınızı özetlemenizi istesek?
Owen: Tam bir roller coaster gibiydi. Herşeyi yaptık, dünyanın birçok yerinde konser verdik. Ukrayna’da 35.000 kişiye çaldık. Sanki grup arkadaşlarımızla kaçak bir ilişki yaşıyorduk ama fiziksel olanından değil (gülüşmeler)
Onur: Bloc Party’den Kele Okereke’ nin ‘ Love is a number’ adlı parçanızı yazmış olmayı dile getirdiğini duymuştuk. Sizin bunu söyleyebileceğiniz şarkılar nelerdir?
Finn: David Bowie; Heroes
Owen: Ah gerçekten bilemiyorum. Fakat cevabım sanırım klasikler olurdu. Yani basit ve güzel, beni bir anlık sabitleyen klasikleşmiş şarkılar
Onur: Gelecekte solo projelere zaman ayırmayı planlıyor musunuz?
Finn: Pek sanmıyorum ama bilemiyorum da. Henüz bunu konuşmak için çok ama çok erken.
Owen: Şu an gerçekten çok erken daha bir hafta oldu. Biraz zamana ihtiyacımız olacak bunun cevabı için.
Onur: Kick adlı ilk albümünüz kesinlikle kült bir albüm ve ikinci albümünüz ise yıllardır en çok beklenen albümlerden biri. Fakat her nedense 4 yıldır bir türlü yayınlanamadı. Peki, bunun sebebi daha doğrusu problem neydi? Bu bekleyişin sebebi marka veya yapımcı ile ilgili miydi?
Finn: İşin üretim kısmı çok uzun zamanımızı aldı açıkcası. Çünkü bizler mükemmeliyetçiyiz ve her şeyin biz nasıl istiyor ve seviyorsak öyle olmasını istiyoruz. Ve bilirsiniz bu bazen çok fazla zaman kaybına sebep oluyor. Ve albüm bittiğinde ise bu defa herkes tarafından kabul edilmesi ve tanıtımı çok zor olabiliyor. Çünkü bildiğiniz üzere bizim anlaşmalı olduğumuz bir plak şirketi yoktu ve de öylesine bir şirketle de çalışmak da asla istemedik.
Owen: Zor, çünkü biliyorsunuz ki herkes müzik indiriyor veya albümlerini ya da şarkılarını satıyorlar. Bu dönem müzik endüstrisinde ayakta kalmak için çok zor bir zaman.
Onur: Açıkçası ben problemin prodüktör kaynaklı olduğunu düşünmüştüm. Çünkü ilk albümünüzün prodüktörü Paul Epworth idi. Albüm üzerine çalışmak üzere kafanıza uygun bir prodüktör bulamadığınızı düşünmüştüm.
Finn: Paul Epworth ile çalışmıştık evet, harika bir deneyimdi.
Owen: Hayır hayır! Bize yardımcı olabilecek birisi vardı.
Finn: Yani bir süre boyunca bulamadık evet ama bu o kadar da büyük bir problem değildi kesinlikle.Çünkü daha sonradan co-production için aklımıza yatan birini bulmuştuk. Ama dediğim gibi bu çok da önemli bir parçası değildi.
Finn: Yeni albümün kayıtlar güzel.Oldukça iyiler hatta! Kulağa gayet iyi geliyor.
Onur: Yoksa yeni albüm şu anda hazır mı?
Finn: Evet şu anda oldukça hazır durumda. Ama biliyorsunuz uzun bir ara verdik ve de şu anda grubu sonlandırmak çok mantıklı aslında. İlk albümümüz ile yenisinin arasında dört yıl var ve de sizlerde dinlediğinizde işte o zaman 4 yıl içerisinde neredeydik, nereye geldik, farkı gözetme şansı elde edebileceksiniz.

Onur: Peki Taxxi ‘ nin ayrılışı ile ilgili ne söylemek istersiniz?
Finn: Taxxi okula geri dönme kararı aldı ve döndü. Benimle aynı cadde üzerinde yaşıyor ve her hafta en az bir kere görüyorum onu. Halen iyi arkadaşız. Ve gruptan ayrılmış olsa da bu albümde onun da çok payı var ve bu albüm onun da bebeği diyebilirim.
Onur: Peki bu gece için herhangi WRM ürünü getirdiniz mi?
Owen: Evet, elbette.
Onur: Dağılan gruptan kalan efsanevi tişörtler mesela? ( gülüyor)
Owen: Son 15 tişörtümüz yanımızda bugün.
Elif: Koleksiyoncular için son fırsat desenize!
Finn: Her biri için 1000 pound istiyoruz! (Gülüşmeler)
Elif: Bizler için indirim lütfen! ( Gülüşmeler)
- (Fotoğraf çekimi esnasında bir çocuğu da aramıza katıyorlar.)
Owen: Hey bakın burada kim var?!? Bakın bu Sascha. Kendisi en büyük fanımız ve Rusya, Moskova’dandır ve her konserimize gelir. Hadi sen de fotografımıza katıl Sascha.
Finn ve Owen: Çok teşekkür ederiz.
Elif: Biz çok teşekkür ederiz.
Owen: Konseri izleyeceksiniz öyle değil mi?
Elif: Elbette!
Owen: Konsere gelin, evet. Harika! O zaman konser bitiminde beraber birşeyler içer hatta bizi bu İstanbul gecesinde dışarıya bile çıkarırsınız! Tekrar çok teşekkürler İstanbul!
 
|