The Subways Röportajı
Anlı şanlı 20 Mart gecesinde İstanbul’u sallayan 3 gruptan biri olan The Subways ile röportaj yapmamak olmazdı, fakat bu geceye özel olarak röportajı yapan da sevgili The Revolters grubunun elemanları oldu:
The Revolters: Kısa bir süre tecrübe edinmiş olsanız da bize biraz İstanbul izlenimlerinizden bahseder misiniz?
The Subways: Açıkçası çok gezinemesek de sokaklarda olduğumuz her an mükemmeldi burada sadece bir gece kalıp döneceğiz, o yüzden mutlaka bir daha gezip görmemiz gerekiyor burayı.
The Revolters: 2008 yılında çıkardığınız “All or Nothing” in kayıt sürecinde Butch Vig gibi büyük bir isim ile çalışmak nasıl bir tecrübeydi ?
The Subways: İnanılmazdı! Kendisi bir efsane. Kendisi “Nirvana – Nevermind”, “Sonic Youth – Dirty” , “Smashing Pumpkins – Siamese Dream” gibi, bizlerin de çok sevdiği, mükemmel albümlere imza atmış bir prodüktör. Onunla çalışmak çok karşı konulmayacak ve biraz da baskılı bir histi. Çünkü karşınızda onun gibi büyük bir prodüktör var ama bir yandan da 2 yıldır yeni albüm üzerinde çalışıyorduk o yüzden gergin değildik pek, heyecanlıydık sadece. Stüdyoya girdiğimizden itibaren her şey çok rahat geçti, şarkılarla yapmak istediğimiz her şeyi çözmüştü, tam bir dahi gerçekten. Bilirsiniz genelde bir şarkı kaydederken 5-6 defa çalarsınız parçayı. Butch Vig ile neredeyse her parçayı sadece 1’er kere çaldık. Ve daha sonra şarkı ordaydı. Albümü kaydederken yeni şeyler yazmamızı ve yeni şeyler denememizi de istiyordu aynı zamanda. Çok üretken bir süreçti yani. Ayrıca her şeyin altında bir eğlence çıkarmayı da oldukça iyi beceriyordu.

The Revolters: İsminizden dolayı böyle bir müziği görmezden gelenler çok olmuştur onlara söylemek istediğiniz bir şeyler var mı ?
The Subways: (Gülerek) “The Subways” ismini seçmemizin sebebi çok sıkıcı bir isim olmasıydı. Çünkü biz isimle ilgi çekmek yerine, müziğin esas ismini yapmasını istiyoruz. Yani başarımızda ve müziğimizde ismin kesinlikle bir katkısı olsun istemiyorduk.(Gülerek) Zaten güzel bir grup ismi bulmak oldukça zor bir iş.
The Revolters: Bir de konserleriniz oldukça hareketli geçiyor, hoplamalar, zıplamalar, stage divelar … Acaba hiç kendinizi hiç sakatladınız mı?
The Subways: Bu aralar çalışmalarından dolayı pek vaktimiz olmadı konser vermeye ancak artık tekrardan uçmaya zıplamaya hazırız. Ama evvelden çok büyük bir salonda çalmıştık. Tiyatro salonuydu. Balkonlu falan büyük bir şeydi. Sonra ben (Bill) , 1.balkona çıktım ve ordan aşağıya doğru salındım. Sonrası bir facia tabi. Kaburgam içeri göçmüştü resmen. Daha sonra bir doktor gelip düzeltmişti. Korkunç bir andı, nefes alamıyordum. Orada 2 gün üst üste çalacaktık ve bu olay ilk gün olmuştu. 2.gün mekâna tekrar gittiğimizde, yetkililer önüme bir sözleşme koydular ve şöyle dediler: “Eğer bir daha ölürsen, seni dava ederiz! “ (Gülüşmeler artık had safhada!) . Ben de tamam bu sefer olmayacak öyle bir şey demiştim.

The Revolters: Peki Türk seyircisine nasıl süprizleriniz olacak mı?
The Subways : Evet tabi ki de, Yeni bir parçamız olacak: “I Wanna Dance” . Daha İngiltere’de çalmadık bile bu parçayı buradaki konserimizden evvel 1-2 yerde çaldık sadece.
The Revolters: Yeni single veya EP duyuruları ne zaman olacak acaba?
The Subways: Üzerinde çalıştığımız ve hazır olmaya yakın parçalar var ancak ne zaman bir single ya da bir EP çıkar şu an söylemek zor.
The Revolters: Son soru, acaba Türk müziğini ve müzisyenlerini takip ediyor musunuz? Var mı bildiğiniz birileri ?
The Subways: (Ellerindeki CD’yi göstererek ve Gülerek): Bunları biliyoruz. Maalesef pek bir fikirimiz yok. Ancak ciddi olarak çok istiyoruz Türk müziği ve müzisyenlerini
The Revolters: Bizlere vakit ayırdığınız için kendi adımıza ve Reset Magazine adına çok teşekkür ederiz !


|