Goldfrapp – Head First
Elektro-pop duosu Goldfrapp, trip-hop’la elektronikayı sentezledikleri “Felt Mountain” gibi muhteşem bir debutun ardından “Black Cherry” ve “ Supernature” ile 70’lerin punk-diskosuna kendi dünyalarından yeni bir pencere açmışlardı. 2008’de gelen folklorik “The 7th Tree” ise Goldfrapp’ten beklenmeyecek kadar akustik ve pastoral bir kayıttı. Albüm, güzelliğine rağmen sound’undan ötürü Goldfrapp’i müzik listelerinden uzaklaştırmıştı.
“Head First” ise grubu yeniden listelerin top 10’una çekmeye hazırlayan şarkılardan oluşuyor. Şimdilerde fazlaca demode kaçan 80’lerin Hi-NRG sound’undan_ Kim Carnes, Olivia Newton John gibi dönemin cheesy popçularının şarkılarına kadar geniş bir müzik yelpazesine öykünen grup, yeniden elektro-popa dönmeye karar vermiş anlaşılan.
Fakat bir sonraki adımları hep merak konusu olan bir grupken Goldfrapp’in geri adım atması ve grubun, Goldfrapp’i kendilerine örnek aldığına kesin gözüyle baktığım Ladyhawke ve La Roux gibi isimlere alelade özenmesi hayal kırıklığına uğratmıyor da değil. Üstelik “Rocket” kadar sen sakrak parçalar için Alison Goldfrapp’in vokalleri fazla “cool” kaçıyor. “Supernatural” dönemi diskosunda parlayan soğuk vokaller, Alison'u yeni icy queen disco divamiz olarak gönül tahtımızda oturturken, bu albümde haliyle itici geliyor dinleyiciye. Abba-esque “Alive”_, buram buram Kylie “I Wanna Life”, ve La Roux albümünden fırlamışçasına “Shiny and Warm” ile “Head First”, Serdar Ortaç’ın başkalarına verdiği besteleri kendi okuduğu albümleri andırıyor. İnsanin bu albümün yeni Goldfrapp kaydı olduğuna inanması zaman alıyor.
Biraz abartmış olabilirim, evet, ama keşke ikili “Hunt”, albümü kapatan leziz ”Voicething” ve Queen’ın “Show Must Go On”unu andıran introsuyla albümle aynı adı taşıyan “Head First” gibi daha mid-tempo parçalar üzerinden gitseymiş. Oluşturdukları sound daha bütünlüklü ve kulağa daha Goldfrapp-vari gelirdi o zaman. Ama bir keşke, bir “Head First”u götürmediğinden sağlık olsun deyip, synth-pop severlere önerelim. Uzaktan ilgilenenlerse albümü listelere taşıması muhtemel lokomotif parçalar olan "Dreaming" ve "Believer"la ilgilenebilirler.

//////////////////////// Görüş Farkı ////////////////////////////////
Goldfrapp dedim. Huzura doğru dedim. Güzel sesli Alison’um bebeğim coşturacak bizi dedim. Demez olaydım, dillerim tutulaydı. Ya beklentilerim mi çok yüksekti ya da Alison’un dingiliğine mi alışmıştım bilmiyorum ama ben genel olarak bu albümü beğenmedim, beğen-e-medim. O kadar emek var diyeceksiniz, bu kadar acımasız mısın diyeceksiniz evet ama gerçekten ona çok şans verdim. Defalarca dinledim yok olmamış Alison resmen olmamış.
Albüm tamamen Goldfrapp çizgisinden uzakta, tam bir synth-pop örneği olmuş. 80’lerin disco müziklerini al azıcık ABBA’yla karıştır al sana Head First albümü. Albümden gerçekten güzel diyebileceğim tek şarkı “Rocket” o da albümün çıkış parçası zaten. Belki “Believer”a da bir şans verebiliriz. Diğer şarkılar hep birbirinin tekrarı gibi.
Piyasada yeterince pop sanatçısı varken gereksiz olmuş. O çılgın sesine yazık etmiş bu albümdeki pop vokalleriyle. Yalnız dünya şekeri albüm kapağı için 10 üzerinden 4 veririm bu albüme. Siz de bir dinleyin bakalım ne diyeceksiniz.

|