İstanbul Indie Sahnesi #14
Bicycle Day Röportajı

B Yüzü Programcıları ve Reset! Yazarları olarak Bicycle Day’in tavan arası stüdyosuna konuk olduk. Röportajdan evvel bizler için küçük bir de konser veren üçlü gerçekten çok eşsiz bir performans etkiledi. Şimdi sizlere her dinlediğinizde sizi farklı bir yere taşıyan Bicycle Day ile geçen eğlenceli söyleşimizi aktarıyoruz.

Reset!: Nasıl gidiyor bu aralar ? Bol bol konserler oldu. Arka Oda’daki konserinizde güzel bir ilgi vardı.

Bicycle Day: Bol bol geziyoruz valla mahalle mahalle, Avrupa yakasında çok yer var insanlar müziği sahiplenmekte zorlanabiliyor, ancak Anadolu yakasında durum biraz daha farklı daha az yer ve etkinlik oluyor. Bu yüzden de daha çok sahipleniyor insanlar. Arka Oda’da ilgi çok güzeldi 30-40 kişi vardı içeride. Çok ilginç ve güzel bir seyirci vardı. Sakince oturdular ve konser sonuna kadar yerlerinden kalkmadan sessiz bir şekilde dinlediler, ilginç bir tecrübe oldu, ilk defa Bicycle Day olarak heyecanlandık diyebiliriz.

Reset!: Çok kısa müziğinizden bahsetmek gerekirse, emprovize/deneysel bir müzik yapıyorsunuz ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan parçalar sadece bir kez hayat bulmuş oluyorlar, yani bir nevi o ana özel oluyor o parçalar. Acaba yakaladığınız ve beğendiğiniz parçaları çalarken, parça bitince bir daha bu şarkı vuku bulmayacağından dolayı içinizde bir üzüntü oluyor mu ?

Bicycle Day: Ya genelde kullandığımız seslere bir bağlılığımız olmadı, her seferinde ayrı bir muamele ve değişik efektler yaparak kullanıyoruz elimizdeki sesleri. Sonsuz bir derya diyebiliriz bu seslere

Reset!: Ancak mutlak “iyi” çalmak ya da iyi çaldığınızı hissetmek bir şekilde etkiliyordur o anki performansınızı ?

Bicycle Day: Ya tabi, insan “ya bundan sonra çalacağımız bölümden daha iyi bir bölüme geçemezsek ya parçayı bu tatta bırakamazsak diye düşünüyor insan. Çalarken ayrı ayrı böyle böyle şeyler düşünüyoruzdur aslında. Ancak bunlar çok anlık gelişiyor, bu düşünde uçup gidebiliyor sonradan. Anın tadını çıkarmaya çalışıyoruz bir şekilde.

Reset!: İşin biraz felsefi kısmına baktığımızda “Bicycle Day” terimi Albert Hoffman denen bilim adamının LSD denen maddeyi ilk denemesinde yaşadığı halüsinasyonlardan ortaya çıkan bir terim. Sizce müzik ile de böyle bir halüsinasyon yaratabilmek mümkün mü ?

Bicycle Day: Yani bu madde büyük jenerasyonları ve sanatçıları etkilemiştir ancak bizim meselemiz madde ile ilgili değil. Bunu uyuşturucu ile bağdaştırmak amacıyla koymadık ismi. Bu bir bisiklet yolculuğu. Nerede olduğunu bilmediğin ve bisikletle geçtiğiniz bir yolculuk. Halüsinasyon olayına da katılıyorum. Müzik zaten sizi bambaşka bir bakış açısına oturtan bir sanat. Bir an çok melodik ve duygusal bir şeyler hissederken, sinirli bir melodiye dönebiliyoruz kelimelerle nasıl anlatılır bilmiyoruz ama bir yolculuk işte. Yolculuklarda düşmekte var kalkmakta var, son derece hızlı gitmekte var, son derece yavaş gitmekte var. O aralar neler düşündüğün ve gördüklerinde etkiliyor.

Reset!: Trafiği olan müziklerde insanlar tabiri caizse omuriliğinden çalıyor. Yani planlanmış müziklerde insanlar çalan sesi duyduktan sonra tepki vermesi yeterli ancak Bicycle Day müzik yaparken tahminen bu sadece yetmiyordur. Duyduğunuz sese de bir yorum vermeniz gerekiyordur. Kısaca performans sırasında hem dinleyici hem müzisyen olabilme düzenini nasıl oturtunuz? İlk başladığınızdan bu yana ne gibi değişiklikler oldu?

Bicycle Day: O gittikçe gelişiyor. Duyularını kullanmayı doğuştan biliyoruz ancak onlar gittikçe gelişiyor, dinlemekte öyle bir deneyim. Zaman geçirdikçe, dostluğumun ilerledikçe uyumda artıyor, arkadaşlıkla ilgili yani bir nevi. Başlangıçta zaten trafiği olan parçaları her performansta farklı yorumlayarak çalalım diye çıktık yola. Faka sonunda gördük ki her seferinde bambaşka şeyler çalıyoruz, o yüzden böyle bir kısıtlamanın bir faydası yok diye düşündük ve böyle devam etmeye karar verdik.

Reset!: Albümlerin oluşum sürecinden bahsedersek, bir parçayı çalıp onun üzerinden bir parça yapmıyorsunuz veya tek bir gün çalıp ya da stüdyoya girip bunun kaydını alıp albüm yapmıyorsunuz. Albümleriniz bir nevi çaldıklarınızın kolaj hali gibi.

Bicycle Day: Alive albümü Peyote’de çaldığımız performanslardan bölümlerin seçmesiydi. Ama misal 3.parça 5 dklık diyelim ama onu 15 dklık bir parçanın içinden çekip alıyoruz. Ancak başka performansları birbirne birleştirmek gibi bir durum yok. Habit in Wonderland ise farklı günlerde ev stüdyomuzda çaldığımız parçalardan beğendiklerimiz seçerek oluşturduğumuz bir albüm, yani bir nevi kolaj diyebiliriz, evet.

Reset!: Evvelden çaldığınız bir parçayı hiçbir daha çalmayı denediniz mi bir prova sırasında bu parça çok güzel olmuş diye düşünerek ?

Bicycle Day: (Hep birlikte gülerekten) Özellikle yapmadık ancak yanlışlıkla yaptığımız oldu. Bazı konserlerde mesela eskiden çaldığımız melodileri çalarken buluyoruz kendimizi. Birisi ona benzer bir şey bağırıyor sonra biri ona yapışıyor falan. Ama hiçbir zaman şu gün kaydettiğimiz şu dakika da olan performansı çalalım diye olmadı biz. Hatta yanlışlıkla çaldığımızda benzer bir parçayı konserden sonra kendimize de söylüyoruz aman bir daha böyle yapmayalım diye. Biz her çaldığımızda yeni bir şey üretmek üzere anlaşıp devam etmekteyiz. Tekrar edilen bir melodi bile yepyeni bir haliyle çalınıyor aslında.

Reset!: Bir dinleyici sizin müziğinizi dinlerken, beyninde mutlaka görsel imgeler oluşuyordur.Beyinde görsel imgeler yaratan bir soundtrack bir nevi yaptığınız işler. Acaba bunu müziğinize yansıtmayı düşünüyor musunuz? Görselcinin size katılma süreci nasıl olur ?

Birkaç defa daha duyduk müziğimizin böyle bir etki yarattığını. Ancak daha bunu sahneye yansıtmak adına bir şey yapmadık. Onun da bizim gibi çalmasını isteriz görselini. Yani sadece sahnede bir araya gelerek olmaz. Bizimle mutlaka takılmalı bolca vakit geçirmeli. Bir nevi kapalı bir durum aslında bu, çok yakın arkadaşımız Feryin, Habit in Wonderland albümünde bile bizle çalarken ilk başta biraz tuhaftı durum biraz vakit geçirmemiz gerekti çalmadan evvel.

Reset!: Yeni bir şeyler çıkarmayı düşünüyor musunuz bu aralar ?

Aslında düşünüyoruz evet. Şu ana kadar olanlar bir nevi kendi kendime takılmalarımız. Konserlerimiz bile aslında pek dolu geçmediği için genelde onlar da kendi kendimize olan takılmaların kayıtları. Ama Bicycle Day ile bir süre sonra bir stüdyo albümü, daha bambaşka havalarda şu an nasıl olamayacağını anlatamadığım bir şeyler düşünüyoruz. Sadece o kayıtlar için ilginç bir yere gidip orada değişik şeyler yapmayı planlıyoruz.

Reset!:Evde çalmakla, konserde çalmanın farkı ne sizin için ?

Bicycle Day: Evde biz bizeyiz, orda başkaları var aslında farkı bu. Aslında tabi konserde çalarken seyircinin beklentileri de var, o etkiliyor biraz. Parça bitti mi, alkışlamak mı lazım gibi düşünüyor insanlar doğal olarak. O da işin dinamiğini etkiliyor. Yani aslında çalarken parçaların sonunu getirmeye daha bir özen gösteriyoruz. Evde çalarken biraz daha özgürüz. Ama müziğin kendisinde insanlara çalınması haricinde bir değişiklik yok. Konserlerde seyirciyle ama bir etkileşim söz sonucu tabi ki.

Reset!: Bizi burada ağırladığınız için çok teşekkür ederiz.

http://www.myspace.com/bicycleday



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010