KISA KISA HABERLER


-- “Grey’s Anatomy” dizisinin spin-off’u olarak yayın hayatına başlayan ve şu an Amerika’da üçüncü sezonu yayınlanan “Private Practice” dizisine yeni bir karakter katılıyor. Derek Shepherd’ın kızkardeşi Dr.Amelia Shepherd. “Alice” adlı iki bölümlük mini dizide Alice karakterine canlandıran Caterina Scorsone’u Amelia Shepherd rolüyle izleyeceğimiz diziye yakın zamanda Patrick Dempsey’nin konuk oyuncu olarak yer alıp almayacağı henüz bilinmiyor.

-- Joshua Jackson ve Anna Torv’un başrollerini paylaştığı “Fringe” dizisinin üçüncü sezonu garantilediği geçtiğimiz günlerde Fox yetkilileri tarafından açıklandı. Aynı şekilde “Brothers and Sisters” dizisinin de beşinci sezonun olacağı ABC yetkilileri tarafından açıklandı. Serinin beşinci sezonunun büyük ihtimalle final sezonu olacağı konuşuluyor.

-- VIII.Henry’nin sıra dışı siyasi ve aşk hayatını anlatan (aşk, cinsellik, intikam ne ararsan burada), Jonathan Rhys Meyers’ı VIII.Henry olarak izlediğimiz güzide dizi (Joss Stone’u neden kadrosuna aldı orası hala meçhul) “The Tudors”, 11 Nisan 2010’da başlayacak dördüncü sezonuyla yayın hayatına veda ediyor.

--“Precious: Based on the Novel Push by Sapphire” filminin başrol oyuncusu Gabourey Sidibe, Showtime kanalında 2010 yaz sonundan yayınlanmaya başlayacak “The Big C” adlı dizide rol alacak. Laura Linney’nin kanser teşhisi konmuş, banliyöde yaşayan bir lise öğretmenini canlandıracağı dizide Sidibe de bu lisedeki öğrencilerden birini canlandıracak.

- -Altıncı sezonu yayınlanan “Desperate Housewives”ta Angie Bolen karakterini canlandıran Drea de Matteo diziden ayrılıyor. Marc Cherry’nin yaptığı açıklamaya göre Angie Bolen karakterinin gizemi Mayıs ayında yayınlanacak bölümlerden birinde ortaya çıkacak ve bu karakter sadece bir sezon dizide yer alacak. Drea de Matteo dışında Katherine Mayfair karakterini canlandıran Dana Delany’nin de diziden ayrılma ihtimali var. ABC’de yayınlanmaya başlayacak “Bodies of Evidence” adlı dizide morg doktorunu canlandıracak Delany, eğer dizi tutmazsa “Desperate Housewives”ta kalacak.



















- -Senaryosunu Dean Craig’in yazdığı ve 2007 yılında ülkemizde “Komedi Filmleri Festivali”nde gösterilen İngiliz komedi filmi “Death at a Funeral”ın Amerikan versiyonu çekildi. Babalarının ölümüyle cenazede bir araya gelen ailenin traji komik durumlarını anlatan filmde James Marsden, Zoe Saldana, Tracy Morgan, Luke Wilson ve Danny Glover gibi isimler rol alıyor. İngiliz versiyonunda başarılı bir performansla karşımıza çıkan Peter Dinklage, filmin bu versiyonunda da rol alıyor.

- -Daha önce “9” adlı animasyon filminde bir araya gelen Tim Burton ve Timur Bekmambetov yeni bir proje için tekrar bir araya geliyor. İkili, Seth Grahame Smith (“Aşk ve Gurur ve Zombiler” adlı romanın yazarı)in yazdığı “Abraham Lincoln: Vampire Hunter” kitabını beyazperdeye uyarlayacak. 16.yüzyılda geçen hikâyede Abraham Lincoln’ün ölümsüzlükler (ve de ölümsüzlerle) olan gizli savaşı anlatılıyor.

--Woody Allen yakında yeni projesi için çekimlere başlayacak. En ufak bir bilginin verilmediği, hatta imdb sitesinde “Untitled Woody Allen Project” olan geçen filmin başrolünde Owen Wilson yer alıyor. Allen, geçtiğimiz günlerde Marion Cotillard’ın da bu projede olacağını onayladı. Filmde aynı zamanda Carla Bruni-Sarkozy’nin de rol alacağı konuşuluyor.

--Noah Baumbach ve Wes Anderson, “The Life Aquatic with Steve Zissou” ve “Fantastic Mr.Fox”tan sonra üçüncü kez bir araya geliyor. Baumbach’ın yaptığı açıklamaya göre bu üçüncü filmin üzerinde senelerdir çalışıyorlar; fakat önceliği “The Life Aquatic with Steve Zissou”ya vermişler. Bu nedenle de gelişim aşamasında olan bu projeden önce başka bir film projesi yine araya girer mi bilinmiyor.

--“Fast and the Furious” serisinin beşinci filminin adı “Fast Five” olarak açıklandı. Filmin çekimleri Brezilya’da gerçekleşecek ve film 10 Haziran 2011’de gösterime girecek. Filmde Dominic Toretto rolünde Vin Diesel ve Brian O’Conner rolünde de Paul Walker’ı izleyeceğiz.

--David Cronenberg’ün son filmi “The Talking Cure”da Sigmund Freud’u canlandıracağı söylenen, Oscar ödüllü oyuncu Christoph Waltz’un yerini kadroda Viggo Mortensen aldı. Mortensen’in Freud’u canlandıracağı filmde, Waltz’un “Inglorious Basterds”taki rol arkadaşı Michael Fassbender da Carl Jung’ı canlandıracak.

--“The Smurfs” (bizdeki adıyla “Şirinler”) beyazperdeye aktarılıyor. Neil Patrick Harris, Alan Cumming ve George Lopez’in seslendirme kadrosunda yer aldığı filmde Şirine’yi Katy Perry, Şirin Baba karakterini de 84 yaşındaki oyuncu Jonathan Winters seslendirecek. Raja Gosnell’in yönetmenliğini üstleneceği “The Smurfs” filminin senaryosu J.David Stem ve David N.Weiss tarafından kaleme alınıyor. Filmin 2011’de vizyona girmesi bekleniyor.

--30 Haziran 2011’de vizyona girecek “Twilight Saga: Eclipse” (Alacakaranlık: Tutulma) filminin resmi fragmanı yayınlandı. Fragmanı izlemek için: http://www.traileraddict.com/trailer/twilight-saga-eclipse/trailer

--“Precious: Based on the Novel Push by Sapphire” filminin yönetmeni Lee Daniels, sivil haklarının anlatılacağı “Selma” adlı yeni filminin çalışmalarına başladı. Oyuncu kadrosunun tamamının henüz belli olmadığı filmin kadrosundaki tek kesinleşen oyuncu Hugh Jackman.  

--Columbia Pictures henüz bir yönetmeni ve çekimlere başlangıç tarihi olmamasına rağmen “Men in Black 3” filmi için oyuncu arayışları içinde. Jemaine Clement (“The Flight of the Conchords”), ve Sacha Baron Cohen (“Borat”)i “Yaz” karakteri için düşünen Columbia Pictures yetkilileri filmle ilgili açıklama yapmaktan kaçınıyor.

--Martin Scorsese’nin son filmi “Shutter Island”ın ardından vizyona girecek filminin adı “Silence”. Filmin başrollerinde Benicio del Toro ve Gael Garcia Bernal bulunuyor. Film 2011 yılında gösterime girecek.

--Bu seneki Sundance Film Festivali’nin favori filmi olarak görülen, Adrien Brody ve Sarah Polley’nin başrollerini paylaştığı, bir grup genetik bilim adamının yeni bir yaşam formu yaratmaya çalışmalarını ve bunun sonuçlarını anlatan “Splice” adlı film Warner Bros aracılığıyla 4 Haziran 2010’da gösterime girecek.

--İstanbul Modern Sinema, bu yıl sekizincisi düzenlenen “Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali”ne ev sahipliği yapıyor. 14-20 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalin bu yılki cümlesi “Umut Kadınlarda!”. Uzun ve kısa metrajlı toplam 23 filmin gösterileceği festivalde, yeryüzünün dört bir yanından kadınların, umutsuzluktan umut çıkaran birbirinden farklı hikâyeleri anlatılacak. Festivalle ilgili detaylı bilgi için: http://www.filmmor.org/default.asp?sayfa=3

--İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen “29.Uluslararası İstanbul Film Festivali” 3-18 Nisan 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek. Festivalin bu seneki programında Oscar adayı yedi film yer alıyor: “Ajami”, “The Cove”, “In the Loop”, “A Single Man” (Tom Ford’un yönetmenliğini üstlendiği bu filmi sabırsızlıkla bekliyoruz.), “Julie & Julia”, “The Last Station” ve “The Most Dangerous Man in America: Daniel Ellsberg and the Pentagon Papers”. Filmin programı düzenlenen bir geceyle 9 Mart Salı akşamı açıklandı. Program için: http://www.iksv.org/film/program.asp

DOSYA
82. Oscar Ödülleri Değerlendirmeleri

Reset! Sinema Yazarlarının 82. Oscar Ödülleri Değerlendirmeleri


Devam >

RÖPORTAJ
Ümit Ünal Röportajı
Son filmi “Ses”, 5 Mart’ta gösterime giriyor. Kendisi bu filmin senaryosunu okurken korktuysa muhtemelen Ümit Ünal’ın elinden çıkan bu filmde biz daha da korkacağız.
Devam >>
SİNEMA LİSTELERİ
1- Veda
2- Eyvah Eyvah
3- Nine
4- The Lovely Bones – Cennetimden Bakarken
5- The Wolfman – Kurt Adam
6- Romantik Komedi
7- Valentine's Day - Sevgililer Günü
8- Sherlock Holmes
9- Avatar
10- Ejder Kapanı
YENİ ÇIKAN DVD'LER
1-The Brothers Bloom - Bloom Kardeşler
2-(500) Days Of Summer - Aşkın (500) Günü
3-Up – Yukarı Bak
4-Chanel Coco & Igor Stravinsky - Büyük Aşk
5-Neşeli Hayat
 
 
VİZYON
Alice in Wonderland
Gelmiş geçmiş en popüler masallardan biri olan, 7’den 70’e herkesin üzerinde ufak da olsa bir fikre sahip olduğu “Alice Harikalar Diyarı”nda bu kez Tim Burton yorumuyla taşındı beyazperdeye.
Devam >
Precious
Sundance Film Festivali'nde ciddi bir ilgiyle karşılanıp ödül ve övgülere boğulduğunda kimse daha ileriye gideceğine ihtimal vermemişti “Precious”ın. İnanılmaz kasvetli ve boğucu karakterler,  
Devam >
Daybreakers
“Nosferatu”dan başlayıp süregelen çoğu vampir filmini izleyip çok azını beğenmiş olmama rağmen, hala vampir filmlerine zaman ayırıyor oluşuma bazen bir anlam veremiyorum. Bunun bir hastalık olduğundan

Devam >
Thirst – Kan Arzusu
Katolik bir rahip. Salgın ve ölümcül bir hastalık. Gönüllü deneklik. Özgeci bir davranış uğruna riske atılan bir hayat. İnsan hayatına saygı.


Devam >
Veda

Filmin adı ağızlarda dolaşmaya başladığı ilk günden itibaren, film en son çıkmış Atatük filmi olan “Mustafa” ile karşılaştırıldı. Kimileri “Mustafa”da düşülen hatalara düşülmemesini umut etti, kimileri “Veda”nın kesinlikle.
Devam >

The Lovely Bones - Cenettimden Bakarken
“King Kong”tan beri Peter Jackson’ı yönetmen koltuğunda görmemiştik. Üzerinden neredeyse 4 yıl geçtiğini düşünürsek,

Devam >


VİZYON DIŞI
Apan / The Ape

Krister uyandığında üstü başı, yer fayansları kana bulanmıştır ve bu kan kendisine ait değildir. Oraya nasıl geldiği, kanın kime ait olduğu bir bilmece gibidir. Ellerini yıkar ve bisikletiyle yola çıkar.
Devam >

Brazil
Gelecekte bilinmeyen bir zamana hoşgeldiniz. Bu öyle bir zaman ki kaos artık içinden çıkmanın hayal olduğu bir durum. Terör, attığınız her adımda yanıbaşınızda. Boğazınıza kadar bürokrasiye batmışsınız.

Devam >
The Secret in Their Eyes
Bu sene “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Oscar’ı kapmakla yetinmeyen, ayrıca Haneke’nin son icadı olan “White Ribbon”ı da geride bırakan “El Secreto de sus ojos (The Secret in Their Eyes)”, son yıllarda
Devam >
Underground Game
"Sophia, sırası gelmedi daha, bu durakta inmeyeceksin. İndiğinde mor hattı tercih et, mor... Aaahh... Adeta eski filmlerdeki kadınlara benziyorsun, bu da büyülüyor beni.”

Devam >
Fantastic Mr.Fox
Normal bir insanın gelişiminin en büyük parçalarından biridir masal yazma çabasına girişmesi. Hepimiz hayatımızın belli bölümlerinde çocuk kitapları yazmak istemişizdir. Ya da aklımızda bir yerlerde olmuştur bu düşünce.
Devam >
Snijeg / Snow
Son zamanlarda Bosna’da çekilen nadir filmlerden biri “Snijeg”. Film daha önce iki kısa filmi bulunan Aida Begic’in ilk uzun metraj denemesi. Senaryo yazımında pek küçük sayılamayacak bir grupla beraber çalışmış.

Devam >
SOUNDTRACK
High Fidelity Soundtrack
Bir tren yolculuğunda kafayı cama dayayıp kulağa da “High Fidelity Sountrack”i vermiştim. Bu eylemi gerçekleştirmeden az evvel “Top 5” yolculuğumu düşündüm ve en sevdiğim şeylerden biri olan “High Fidelity” filminin sahneleri ile soundtrack albümü vardı yanımda. O hi-fi yolculuğa karışık kaset tadında ilerleyen güzel bir soundtrack eşlik etmişti.

Arsenal fanatiği biricik Nick Hornby romanından sinemaya hediye “High Fidelity”, Stephen Frears tarafından peliküle dökülür.
Devam >
KISA FİLM
I’m Here

Spike Jonze’un “Where the Wild Things Are”ını uzun zamandır bekliyoruz. Film, kesin !F’de gösterilir diyorduk, hayal kırıklığına uğradık. “E, o zaman İstanbul Film Festivali’ni bekleyelim, belki orada gösterilir” dedik; ama geçen Salı program açıklandı ve canavarlar gene ortalıkta yoklar. Bu şahane film ne zaman vizyona girecek bilemiyoruz; ama canavarları beklerken heyecanımızı yitirmeyelim diye önce !f sonra da İstanbul Modern, Jonze hayranlarına bir güzellik yaptı; Jonze’un son kısa filmi “I’m Here”ı gösterime soktu.
Devam >

TV
Spartacus: Blood & Sand
Son dönem bütün dünyanın dikkatini çeken bir dizi var. Hatta Türkiye’de yayınlanır mı diye tartışılmaya bile başlandı. Ele aldığı konuyu işleyiş biçimiyle özellikle tarihçileri ikiye bölmüş gibi gözüküyor. Aslında daha önce denenmiş, hepimize tanıdık gelecek bir konu ve hikâye; ama bu sefer daha önce gördüklerimizden çok daha sert! bir dille ekrana yansıyor. Bahsettiğim dizi “Spartacus: Blood and Sand” - (Spartaküs: Kan ve Kum) on üç bölümden oluşan ilk sezonuyla şu an izleyicilerin beğenisine sunulmuş durumda.



Devam >
The Beast

Dizilerin birçoğunun yavaş yavaş sezonlarını sona erdirdiği şu günlerde izleyecek yeni diziler bulmak için araştırma yaparken karşıma çıkan bir diziydi “The Beast”. Tabii kendisi de polisiye ve aksiyon öğelerini içinde barındırdığından ilk başta ilgimi çekmişti açıkçası. Hani bazı yapımlar vardır öyle çok tantana yaparak ortama çıkmazlar, daha alternatif bir çevreye hitap ederler; mesela diziler açısından bence “OZ” böyle bir yapımdır. Hala daha kendisinin adını duymayan ve izlemeyen kitle çoğunluktadır; ama senaryosu, oyuncu seçimi ve konusu ile yanına geleni, durduğu konum itibariyle sallamaktadır.
Devam >

ANİMASYON
Gake no ue no Ponyo / Ponyo on the Cliff by the Sea - Denizkızı Ponyo
Sevgili Hayao Miyazaki,

Biliyorum sen bunu hep yapıyorsun. Her yeni filmini izlediğimde içinde bulunduğum dünyadan beni soğutup senin yarattığın dünyada yaşamak istememi sağlıyorsun. Bunun ne yazık ki gerçekleşmeyecek bir hayal olduğunun farkına vardığımda da beni hayal kırıklığına uğratıyorsun. Bu yüzden sana kırgınım ve sana laflar hazırladım.


Devam >
 
 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010

Forumlar Forumlar