The Beast

Dizilerin birçoğunun yavaş yavaş sezonlarını sona erdirdiği şu günlerde izleyecek yeni diziler bulmak için araştırma yaparken karşıma çıkan bir diziydi “The Beast”. Tabii kendisi de polisiye ve aksiyon öğelerini içinde barındırdığından ilk başta ilgimi çekmişti açıkçası. Hani bazı yapımlar vardır öyle çok tantana yaparak ortama çıkmazlar, daha alternatif bir çevreye hitap ederler; mesela diziler açısından bence “OZ” böyle bir yapımdır. Hala daha kendisinin adını duymayan ve izlemeyen kitle çoğunluktadır; ama senaryosu, oyuncu seçimi ve konusu ile yanına geleni, durduğu konum itibariyle sallamaktadır. Ya da sinemada reklamı yapılmayan; ama herkesin konuştuğu projeler vardır. İşte ilk izlediğimde “The Beast”de de böyle bir his doğmuştu içime. Aslında oldukça klişe bir konuya ve senaryoya sahip bir yapımdı; ama diziyi sürükleyen biri usta diğeri ise çırak olmak üzere iki oyuncuya sahipti.

Bunlardan usta olanı yakın zamanda pankreas kanseri sonrası hayatını kaybeden ve her zaman “Ghost”daki performansıyla hatırlanacak olan Patrick Swayze – The Beast’ te FBI ajanı Charles Barker’ ı canlandırıyor – diğeri ise dizide Swayze’nin yardımcısı Ellis Dove rolünde olan Travis Fimmel’di. Bu iki kişinin sergilediği oyunculuk bu kadar klişe bir konuya sahip olan böylesi bir diziyi çekici kılan unsurlardan biriydi. Aslında baştan belirtmeye de gerek var. Diziyi izleyecek olanlar açısından ya da Patrick Swayze’yi seveler açısından Swayze bu yapımda “Ghost’”daki Sam Wheat rolünden çok daha uzak bir portre çizmekte.

Kendisi kural tanımayan, kendi kurallarını koyan, işleri kendi usulünce halletmeye çalışan, sorunlu bir FBI ajanı rolüyle karşımıza çıkıyor. Genç ortağı ise daha bir kitaba bağlı gitmeye çalışan; ama bir yandan da Swayze’ye hayranlık besleyen bir kişi rolünde. Dizi de bu ikisi arasındaki anlaşmazlıklar ve Swayze’nin üstünde olan hainlik suçlamalarının ispatlanmasına çalışılması çabaları arasında gidip geliyor. Swayze’nin kurum içinden bilgi sızdırdığı şüphesiyle başka ajanlar tarafından izlenmesi ve bunu ispatlamak için kanıt aranması ve genç ortağının kendilerine yardım etmesi için baskı altına alınması dizinin içindeki bir hikâye olarak ortaya konmuş durumda.

Dizinin içinde olan başka bir hikâye ise bu iki ajanın her bölüm faklı bir olayı çözmeye başlamaları. Yani dizi sadece ihaneti ortaya çıkarmak isteyen bir hikâyeye sahip değil; aynı zamanda bölüm içinde farklı hikâyelere de sahip bir yapım. Diziyi izledikçe Swayze’nin neden kendine yardımcı olarak genç bir ajanı seçtiğini de anlamaya başlıyoruz açıkçası. Swayze’nin, Dove’da kendi gençliğini gördüğü ve bunun üzerine onunla çalışmak istediği ve onu yanına alıp işi öğretmek istemesi; ama ikisinin çatışmaları dizide bize sunulan öğeler olarak karşımıza çıkıyor.

2009 yapımı bir dizi olan “The Beast”, maalesef sadece bir sezon ve 13 bölüm olarak çekilmiş bir yapım. İleride devam etmeyeceği de bence kesin. Bunun tek nedeni dizinin belki de sadece Patrick Swayze için çekilmiş olması olabilir. Çünkü dizinin tek taşı kendisi. Her ne kadar resmi olmasa da gayri resmi bir şekilde Patrick Swayze’nin ölümü sonrasında dizinin bittiği aşikâr; ama Patrick Swayze hayranlarının ve onun son çektiği projeyi görmek isteyenlerin izlemesi gereken bir yapım olarak ortada duruyor “The Beast”.




 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010