Apan / The Ape

-Dün gece, senin dışında herkesin hayvan olduğu bir rüya gördüm. -Ben neydim peki? -Sen sadece kendindin.

Krister uyandığında üstü başı, yer fayansları kana bulanmıştır ve bu kan kendisine ait değildir. Oraya nasıl geldiği, kanın kime ait olduğu bir bilmece gibidir. Ellerini yıkar ve bisikletiyle yola çıkar.  O sırada heyecan ve sabır ile neler olduğunu anlamaya çalışırız. Çok yakında Krister gerçeklerle yüzleşek ve bize aslında kim olduğunu ve neler yaptığını gösterecektir. Jesper Ganslandt, seyirciyi neredeyse Krister’ın kafasının içine yerleştirmiştir. Seyirci onunla birlikte kan içinde uyanır ve onunla birlikte kendine yabancılaşır.

Krister, sıradan bir hayatı olan sıradan bir adam gibidir. Bisikletiyle yolculuk eden, tenis oyunlarını hırs haline getiren, sıradan bir adamdır başlangıçta. Onu sıradan adamlardan farklı kılansa, seyirciyle olan tanışmasının kanlar içinde olmasıdır. Bu kan nedir, nereden gelmiştir ve daha da önemlisi kimindir? Filmin sonlarına doğru tüm bu soruları cevaplandırsa da, akışında seyircisini sıkmadan, büyük bir gizem ve gerilimle Krister’ın hikâyesini anlatır bize Jesper Ganslandt. Anlattığı yabancılaşmaya seyircisini de ortak eder. Krister kanlar içinde uyandığında ve vücuduna bulaşmış kanın nereden geldiğini sorguladığında bunun cevabını seyircisi de merak eder. Ellerindeki kanı temizlerken aynada kendiyle yüzleştiğinde, kendisine yabancılaşan bir adamın suretine göz gezdirmesini izleriz. Ve o andan itibaren Krister’ın peşindeki bir gölge gibidir seyirci. Onu arkasından takip eder, aynada onunla birlikte yüzleşir, onunla birlikte öfkelenip sinirlenir.

“The Ape”nin çekimleri sırasında Ganslandt, doğaçlama tarzı bir çalışma benimsemiş. Oyuncularına tüm senaryo ayrıntılarını vermek yerine belli sahnelerin duygusuna yoğunlaşmaları için genel bir izlenim çizmekle yetinmiş. Bu çalışmanın ne kadar başarılı olduğunu Krister’ı canlandıran Olle Sarri’nin oyunculuğunda anlıyoruz. Sarri, birden beliren öfke ve şiddet nöbetleriyle, tutukluğuyla, çalkantılı ve tıkanmış ilişkileriyle çok güçlü bir performans sergiliyor.

“The Ape”, üzerine çok fazla şey söylenirse gizemi kaçacak filmlerden. Yönetmeninin seyirciyi filmin içine sokan çekim açılarıyla, başrol oyuncusu Olle Sarri’nin muhteşem performansıyla İsveç sinemasının son zamanlardaki en iyi yapımlarından biri. Bir adamın kendisine ne kadar yabancılaşabileceğini, onunla ne kadar öfkelenip, birlikte ne kadar nefesinizi içinize çekebileceğinizi merak ediyorsanız, bu film izlemeniz gerekenlerden biri.



Related Posts with Thumbnails

 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010