Thives Like Us Röportajı
Geçtiğimiz yıl Babylon'da sergiledikleri muhteşem performanstan kısa bir süre sonra Thieves Like Us, bu kez Indigo'da sevenlerini coşturacak. Grup üyelerinden Andy'le konser öncesi söyleşip, korkulu rüyaları New Order hakkındaki fikirlerinden yeni albüm "Again and Again"e kadar, Indigo konseri öncesi grup hakkında birçok yeni şey öğrendik!
Reset!: Thieves Like Us, Berlin'de kurulmuş olmasına rağmen, şehrin techno sound'undan pek etkilenmemiş gibi. Grubun karakteristik müziğini neye borçluyuz peki?
Çok fazla elektronik müzik dinlediğimizi söyleyemem, isimiz elektronik olarak yalnızca enstrümanlarla. Eminim diğer birçok electronic act'in benzer sound'la ortaya çıkmalarındaki en büyük sebep, "Diğer gruplar ne yapmış" diyerek birbirlerini dinlemeleri.
Reset!: Grubun adını New Order klasiği "Thieves Like Us"tan aldığınızı düşünürsek, New Order hayranları olduğunuzu söyleyebiliriz sanırım.
Ah, yine mi New Order! Thieves Like Us... Bu yalnızca grubun adı, gerçekten. Yıllardır New Order dinlemedim ve ismimizden dolayı birçok gazeteci bizleri New Order şarkıları çalan bir tribüte band olarak lanse ediyor.
Aslında New Order'la hiçbir ilgimiz yok! Onlar Manchestar çıkışlı, bizlerse iki İsveçli ve bir Amerikalıdan oluşuyoruz. Bizler Küba topuklu botlar giyip, Latin sükseli Avrupa filmlerini takip eden Latin güzelleri hastası bir grubuz! Eminim New Order üyeleri pub'larda takılıp futbol maçlarını takip eden tiplerdir. Nasıl giyindiklerini gördünüz mü? Gerçekten berbatlar! Modanın "M"sinden haberleri yok. Gerçekten, tarz olarak Motley Crue ve Motorhead'e daha yakın olduğumuzu düşünüyorum. Ama bir gruba benzetileceksek, bu kesinlikle New Order olmamalı!

Reset!: Size ilham veren isimleri saymanızı istesem?
Aslında grubun sound'unu etkileyen tek bir isim ya da tarz tanımlamam zor. Ama son aldığım iki LP, Chet Baker ve Amon Duull'e ait. Çokça soul dinlediğimizi söyleyebilirim. Marvin Gaye mesela. Derin ve hayat hakkında olan müziği seviyoruz.
Reset!: Yeni isimlerden takip ettikleriniz var mi?
Keşke olsaydı! Herkes o kadar sahte, Nike ayakkabıları ve iPod'larıyla o kadar mutlu ki.. Kimsenin aklına politik bir şarkı yazma fikri gelmiyor bile! Plastik insanların ürettiği müzik de plastik oluyor haliyle. Fakat Aeriel Pink başarılı diyebilirim. Sade'nın yeni albümü de harikulade.
Reset!: "Drugs In My Body" büyük bir hit oldu ve özellikle Avrupa sahnesinin geçtiğimiz yıl en çok çalınan parçalarından biriydi. Fakat albümünüzde yer alan parçalarınsa çoğu down-tempo şarkılardan oluşuyor. Eleştirmenler sizi "dance-pop act" olarak tanımladığı zaman sinir olmuyor musunuz?
Hayır, Marvin Gaye de dance pop yapıyordu. Gençler club'larda daha çok vakit geçirip, daha az radyo dinledikleri için onlara ulaşmanın tek yolu birkaç tane de olsa dance pop parçası üretmek.

Reset!: Üretmek demişken yeni albüm ne zaman diye sorsam?
Yeni albüm "Again and Again" hazır bile!
Reset!: Ne zaman yayınlanacak peki?
Nisan ya da mayıs ayında raflardaki yerini alır muhtemelen. "Play Music" fazlasıyla lo-fi bir kayıttı. O zamanlar ne yaptığımızı pek de bilmiyorduk. İtiraf etmeliyim ki, kaydettiğimiz bazı enstrümanlar, tuner'imiz olmadığından senkronize bir ses uyumu sunamadı dinleyiciye. Yeni albümse, tam tersine, daha organik ve sıcak bir kayıt. Vokaller de enstrümanlarla harmonize oldu, çok memnunuz anlayacağın.
Reset!: İstanbul'da konser verecek olma fikri sizi heyecanlandırıyor mu? Geçen yıl da Babylon'da sahne almıştınız.
Ah, evet geçen yıl seyirci muhteşemdi. Şehir muhteşem, üstelik New York'tan bir dostum da İstanbul’da yaşadığı için ziyaret etmesi her zaman için büyük bir keyif. Gelmişken birkaç Türk zili de almayı düşünüyoruz.
Reset!: Çok teşekkürler bu keyifli söylesi için
20 Mart’ta görüşmek üzere!

|