Gorillaz – Plastic Beach

Gorillaz, yola Damon Albarn'ın eğlendirici yan projesi olarak çıkmışsa da, grubun hem müzikal hem de lirik radikallik anlamında çokça yol kat ettiği kesin. İşin komik yanı ise, hala birçok Blur hayranı, Gorillaz'in bir Damon Albarn projesi olduğunu bilmiyor.

Elektronik-popun mainstream kültürün içinde kendine bu kadar geniş yer edinemediği 2000'lerin başında, haliyle Gorillaz da, küçük çaplı da olsa, hatırı sayılır hitlerle kendinden bolca söz ettirmişti. 2001'e kadar cips/kola muamelesi gören Kylie Minogue gibi isimlerin "Can't Get You Out Of My Head"lerle disko divalığı yeniden tanımlaması, Erol Alkan'in aynı sene bu parçayı New Order klasiği "Blue Monday"le mash'lemesi ve BÜYÜK ilgi görmesi "culture jamming"in yolunun açılacağının göstergelerindendi. Gittikçe plastikleşen, "var olanı kopyala-yapıştırıcı" mantığıyla oluşturulmasına rağmen bir başarı hikayesi olarak bugüne kadar gelen sentetik kültürün eleştirel bir alt kültür de sunması şarttı; ve şaka gibi başlayan Gorillaz hikayesi, sesini gitgide tüketim kültürüne ve popüler kültüre karşı yükselten, "culture jamming" hareketinin parçası olarak yerini aldı. Pek tabiî ki popüler kültürün sınırları içerisinde var olarak.

Yeni albüm "Plastic Beach" ise konuk ettiği Bobby Womack, De La Soul, Snoop Dogg ve Lou Reed gibi isimlerle pek havali görünse de, konukların janti isimlerine güvenilip yan gelip yatılmamış, albümün her basılan notasında Gorillaz sound'u korunmuş. Albarn'in Mali seyahati sırasında vakit geçirdiği bir kumsaldan esinlenerek organik bir altyapı üzerine kurduğu albümde açılışı yapan, ironik ismiyle "Orchestral Intro" ve hemen ardından gelen 'gerçek plastik' intro, Snoop Dogg'lu "Welcome to the World of Plastic Beach" albümün gidişatının bize üstümüzde mayolarla anlatan parçalar. Zaten albümün gerisi de su gibi akıyor - "Some Kind of Nature", "Superfast Jellyfish" ve "Plastic Beach" gibi parçalar yılın sound olarak en yenileyici albümlerinden biriyle karşı karşıya olduğumuzu kanıtlarken.

 Fakat, Gorillaz kariyerinin en şaşaalısı olarak anılan "Dare" kadar, listeleri zorlar mı bu parçalar, onu bilemem. Kimin umurunda ki! Hele de, soul kralı Bobby Womack, 20 yıl aradan sonra torununun çok sevdiği ve onun hatırına (?) adını hiç duymadığı Gorillaz'in ilk single'ı "Stylo"ya doğaçlama eşlik edip, kanımca yılın en tüyleri diken diken eden performanslarından birini bizlere sunmuşken. (Womack bir saat süren kayıttan sonra, AŞIRI HİSLENMESİNDEN ötürü fenalaşmış. Sonradan anlaşılmış ki diyabeti olan Womack'in kan şekeri düşmüş ve hemen kendisine muz verilmiş - gibi enteresan bir notu da buraya düşmüş bulundum.)

Peki, şimdi ne yapıyoruz? Mikro dalgada işittiğimiz akşamdan kalma patates kızartmalarını ağzımıza atip, tıkanmamak için içtiğimiz kolamızı yudumlarken yağlı ellerimizle televizyonu düğmesinden kapatıp Gorillaz'ın "Plastic Beach" CD'sını takıyor, son ses açıyoruz. Organik bir elma yer gibi! - "Ne olacak bu kapitalizmin hali?"



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010