Began-Mabolla

  “Began Muğla’da doğmuş üniversite dahil tüm öğrenimini Muğla’da tamamlamış, kimsenin hiç bir şey üretmek istemediği bu şehirde 15 yıldır müzik yapan, tamamen kendi olanaklarıyla legal bir albüm yapmış bir adamdır. Mabolla ise 1976 yılından beri tarzını kalitesini, dekorasyonunu, günden güne geliştirmiş ama prensiplerini hep korumuş, şehir efsanesine dönüşmüş. Bülent Ortaçgil, Grup Gündoğarken gibi önemli yerli ve Küba’dan Ukrayna’ya kadar farklı ülkelerin farklı tarzlarda müzik yapan gruplarına ev sahipliği yapmış ve yapmaya devam eden, Began’ın da içinde doğup büyüdüğü, kendi müziğini insanlarla paylaştığı bir performans kulüptür” diye tanıtıyor Began kendini ve Mabolla’yı. Mabolla aynı zamanda kurulmuş olan müzik grubunun da adıdır.

     Muğla gibi küçük bir şehirde odak noktası olmak zordur. Özellikle rock’n roll, blues ya da jazz tarzı müzikle bütün Muğla halkını etrafına çekmek gerçekten zordur. Yerinde duramayan Began ve Mabolla kendi imkânlarıyla bir albüm yapmaya karar verdikten sonra beklenen ilgiyi sadece Muğla’da gördü. Muğla’nın en yakını herkesin bileceği Bodrum ilçesinde bile hiç kimse umursamadı. Yapmış olduğum röportajda Began’ın bununla ilgili çok güzel bir sözü var “ Promosyonsuzluk, şirketsizlik, desteksizlik, İstanbulsuzluk”. Peki, İstanbul’da olmuş olsaydı ne olacaktı?

      Began ve Mabolla ruhunu kaybedecek miydi? Muğla’dan tamamen kopmuş olacak mıydı?

Muğla’nın gelişimine büyük katkıda bulunan Mabolla gerçek bir yerel gruptur.

     İstanbul’daki yapımcılar sadece kendi çevrelerinde döndükleri için dışarıdaki yeteneklerin hiç şansı kalmıyor. Peki, bu sorunun bir çözümü var mı? Bu kadar başarılı gruplar neden emeğinin karşılığını alamıyor? Neden İstanbul’a gelmek zorundalar?

     Bu sorun sadece Muğla’nın değil bütün küçük şehirlerdeki grupların sorunu. Ne yapılmalı? Küçük şehirlerdeki topluluklar, örgütler ya da medya gruplara destek vererek grupların adını duyurmasına izin vermeli. Finansal destek almaları için derneklere başvurulmalı. İş adamları boş işlere para harcamak yerine küçük yöresel müzik şirketi kurarak gruplara albüm yapabilme imkânı sunmalı. Sonuç olarak bu işin sadece İstanbul ya da Ankara gibi büyük şehirlerde yapılmadığı inandıracaklar. Bu girişimin gerçekleşmesi için bir bilinçlendirme çalışılması yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bunların sonucunda İstanbul’un taşı toprağı altın değil, herkesin kendi memleketi cennet olacak. Kimse İstanbul’daki şirketlerin kapısında 1 hafta yattıktan sonra eli boş dönmeyecek. Diğer şehirlerinde doğa ya da tarihi güzelliklerin dışında bir artısı, altın bir bileziği olacak.

      Her şeye rağmen neden Began albümünü İstanbul yerine Muğla’da çıkarmaya karar verdi? Bu sorunun cevabını Began’ın röportajdaki cevabını kullanarak vermek istiyorum; “Muğla, kendinizi tanımaya başladığınız ilk dönemlerde size tanıdığı rahat yaşam olanaklarıyla ömür boyu kalmak istediğiniz bir yer gibi görünse de, yaşınız biraz ilerlediğinde ve bir şeyler üretmek istediğinizde etrafınıza ördüğü görünmez duvarlarla dışarı çıkmanıza asla izin vermeyen bir şehir. Buradan anlaşıldığı, bende bu albümü daha iyi teknik imkânlarla daha fazla müzisyen katılımıyla İstanbul gibi her tarzın dinleyicisini bulabileceği bir şehirde çıkarmak isterdim, Umarım şu hazırlamakta olduğum yeni albüm İstanbul’dan çıkar”.

      Böyle bir grubun İstanbul piyasasına girerken dikkat etmesi gereken unsurlar var. Muğla gibi kaliteli, yaşanılması basit ve güzel olan bir şehirde, günaşırı kendi barında konser veren Began, İstanbul’a geldiği zaman bu standartları korumalı diye düşünüyorum. Çünkü sadece kaliteli müzikten anlayan insanlar Mabolla bara gidiyor. İstanbul ya da Ankara’da yüzlerce hatta daha fazla bar var ve kitleleri çok farklı. Bu yüzden piyasayı çok iyi bilen biriyle çalışmak zorunda. İstanbul’da Mabolla niteliğinde en fazla 10 tane bar adı sayabiliriz. Ama bu barlar ya da performans alanları Muğla’da kazandıkları paranın yarısını bile zor verebilecek durumda Began’a. Mabolla’nın farklı bir strateji izlemeleri lazım. İstanbul ya da diğer şehirlerde sahne alacakları kendi standartlarındaki barlarda, para için değil, kendileri tanıtmak için çıkacaklar. Bir mesaj iletmeleri lazım sahnede: Muğla sadece Bodrum’dan Marmaris’e geçerken çorba içilmek için uğranan bir yer değil, kaliteli müziğin yapıldığı, sanat aktivitelerinin gerçekleştiği, kültürel bir mirası olan ve kaliteli mekânların bulunduğu bir şehirdir.

      Began 2.albüm çalışmalarına çoktan başladı ve bitmek üzere. Albüm çıkış yerini İstanbul yapmak istiyor ve piyasaya girmek istiyor. Çünkü iyi bir şey yaptıklarının farkındalar ve sunmak istiyorlar. Piyasada o kadar çok boş albüm yapan insan var ki! Bunları gördükçe hiç üşenmeden İstanbul’a gelip “işte müzik budur!” diye haykırmak istiyorlar. Bunu yapmak isteyen yüzlerce daha insan olduğuna eminim hatta daha fazlası.

      Geçtiğimiz yaz aylarında yine Muğla Gökova’da bulunan iki genç “Artık Sevmeyeceğim” şarkısını Muğla şivesinde “artık sevmecem gari” olarak değiştirip youtube’de insanlara sundu. Bu iki genç Gökova’da her akşam 10 kişiye konser verirken İbrahim Tatlıses onları programına çağırdıktan sonra bu sayı çok daha fazla olmaya başladı. Müzikleri çok mu iyi? Hayır! Sadece popüler olan “İbo Show”a çıktılar ve kendileri tanıttılar. Çok izlenen bir televizyonda kanalında bir program yapılsa ve İstanbul dışındaki gruplara yer verilse, onlara bir fırsat sunulsa eminim Türkiye müzik piyasası çok daha güzel yerlere gelecektir.

      Sonuç  olarak Began ve diğer aynı durumda olan müzisyenler, kendi yerel kitlesini geliştirmekten başka seçenekleri pek yok. Medya, iş  adamları, sivil toplum kuruluşları vb topluluklar destek olmadıktan sonra kimse kendi şehrinin dışına çıkamaz. Umarım bundan 10 yıl sonra insanlar müzik dinlemek için akın akın İstanbul’a değil başka şehirlere gitmeyi tercih ederler. Burada da organizasyon şirketlerine çok büyük pay düşüyor. Dünyaca ünlü bir grup ya da sanatçı geldiği zaman Türkiye’nin dört bir yanından insanlar İstanbul’a doluşuyorlar. Hâlbuki bu organizasyonlar her seferinde farklı bir şehirde yapılmış olsa insanlar bu şehirlere akın edecek ve o şehirlerdeki grupları da tanıma fırsatı edinecekler. Sonuç olarak her seferinde kendini göstermek isteyen gruplar çoğalacak ve o şehre insanlar bu grupları dinlemek için gelecekler. Hem şehrin müzik kalitesi artacak hem de bu şehirlerdeki gruplar kendini tanıtarak albüm yapma fırsatı elde edecekler…  

http://www.myspace.com/beganlive



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010