An Education - Aşk Dersi

1960’lı yılların İngiltere’sindeyiz. Bir yanda hayata yeni başlayacak olan Jenny, öteki tarafta ise artık olgunluk dönemini yaşayan; ama istediği türden bir kadını bulamayan David. Jenny, daha on altı yaşında, liseye giden, Fransa hayranı, Paris’i görmek isteyen ve aslında hayatı, zevklerini alarak yaşamak isteyen bir kız. Ama dönemin şartları gereği ve babası ile öğretmenlerinin zorlaması sonucu bunları yapamayacak durumda olan bir kişi. Onun önünde duran tek bir hedef var. O da okuluna gidip, derslerine çalışıp, okulun ona verdiği terbiyeyi alıp, iyi bir İngiliz hanımefendisi olup Oxford’a gitmek. David ise tam tersi bir hayata sahip. Jenny’nin sahip olmak istediği özgürlük, zevkli bir yaşam ve kafasına ne esiyorsa onu yapabilen bir karakter.

Burjuva hayat düzenine adapte olmuş, arkadaşları Danny ve Helen ile birlikte partilere katılan, publara takılan, tarihi eserler satın alan kısacası dönemin burjuva hayat tarzını ya da burjuva karakterlerini bize yansıtan birisi. Jenny’nin ise asıl amacı Oxford’ a gidip, ailesinden ve onların banliyödeki yaşamından kaçmak ve çok istediği burjuva hayatına adım atmak. Tabii bunun yanında Jenny’nin geleceğini düşünen başta babası olmak üzere öğretmenleri de var. Babasının tek amacı kızının Oxford’a giderek iyi bir koca bulması, öğretmenlerininki ise onu sistemin kalıplarına çıkmadan yetiştirmek ve iyi bir eş olmasını sağlamak olarak karşımızda beliriyor. Yağmurlu bir Londra gününde Jenny ve David birbirleriyle karşılaşıyorlar. Aslında onları karşılaştıran ve ilk kez bir araya getiren şey müzik, yani bir çello. Jenny’nin yapmayı en çok sevdiği hobisi olan çello çalmak David ile kendisini bir araya getiren bir olay olarak ortaya çıkıyor.

Tabii daha sonra David’in onu içine sürüklediği ve Jenny’nin her zaman sahip olmak istediği güzel bir yaşam ortaya çıkıyor. David’in Jenny’nin ailesi ile tanışması da aslında Jenny için hayata yeni bir kapı açıyor. David, Jenny’nin anne ve babasını uzun yıllardan beri süren evliliklerinde unuttukları birçok duyguya yeniden kavuşmasını sağlarken bir yandan da Jenny için bir anahtar görevi görerek istediklerini gerçekleştirmesine yardım ediyor. Burada da David’in iki işlevi ortaya çıkıyor aslında: Jenny’nin ailesi ile birlikteyken onlara kendini Jenny’nin bir arkadaşı, koruyucusu olarak tanıtıyor; ama Jenny ile birlikteyken de onun aşığı rolünü üstleniyor. Bu da aslında David’in her zaman yaptığı oyunlardan farklı bir şey değil. Çünkü David’in hayatı tamamen yalanlar üstüne kurulu ve sahte bir yaşam.

David ve Jenny arasındaki ilişki derinleşmeye ve ciddileşmeye başlayınca ise kendilerini uyaran kişinin Jenny’nin dönemin klâsik düşünce anlayışına sahip olan ve kızının iyi bir erkekle evlenmesini isteyen Jack değil de David’in en iyi arkadaşı Danny olması da ilgi çekici bir nokta aslında. Bu ilişki hakkında Jenny’i uyaran bir başka kişi ise öğretmeni olan Miss Stubbs. Ama Jenny onu ve okulunu, eski hayatı ve sıkıcı, sabit, monoton İngiliz yaşam tarzıyla bağdaştırdığı onları birbirinin devamı gördüğü için dinlemiyor ve reddediyor. Bir nevi o hayattan kopmak ve kaçmak istiyor bunun sonucunda da David’i bir çıkış noktası olarak görüyor.

Ama bütün bunların sonucunda ise hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşıyor hem de en mutlu gününde. David’e gerçekleri anne ve babasına anlatmasını istemesine rağmen David bunu reddediyor ve burjuva hayatında zevk almak için içtiği içkiyi bu sefer üzüntüsünden içmeye başlıyor ve kendisi ile ilgili sırrı Jenny’nin ailesine söylemeden oradan kaçıyor. Filmin son bölümü ise tamamen kişilerin kendi aralarındaki hesaplaşmalara ve yüzleşmelere ayrılmış bir şekilde ortaya çıkıyor bu olaydan sonra. Jenny’nin David’in sırrı ile yüzleşmesi, David’in arkadaşları Danny ve Helen ile konuşması, aşkı uğruna bıraktığı okulunun müdürüyle ve onu uyaran öğretmeni Miss Stubbs ve her zaman onu Oxford’a gitmesi için zorlayan; ama David gibi zengin bir kişi kızına talip olunca okul konusunda hiçbir şey yapmayan ve onu David’e iten ailesiyle hesaplaşmaları bu bölümde ele alınıyor. Aslında son bölüm toplamda Jenny’nin kendi hayatı ile hesaplaşması ve yaptığı hataları düzeltme çabası olarak karşımıza çıkıyor. Evet, o artık burjuva hayatına sahip olmak istemeyen sadece Oxford’ta okuyan ortalama bir öğrenci ve sadece iyi eğitimli bir kişi olmak istiyor ve böyle bir şekilde karşımıza çıkıyor.




 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010