Alev Ertem Röportajı

showhow, Övünç Cireli ve Tolga Dizmen’in kurmuş olduğu,sonradan aralarına Alev Ertem’in katıldığı, eğlence sektörünü geliştirmek amaçlı kurulan bir şirkettir. Kısa bir süre önce kurulmasına rağmen güzel işler yapmış olan showhow’ı tanıtmak istedik. Bunun için hem genel bilgi almak hem de yaklaşmakta olan yeni projeleri ‘Art by Chance’ adlı projeleriyle ilgili Alev Ertem ile bir röportaj yaptık.

Reset! Magazine: Biraz bizlere showhow’dan ve yaptığı işlerden bahseder misiniz?

Alev Ertem: Biz, mottosu eğlence için fikirler bulmak olan bir şirketiz. Şu anda süregelen projelerimiz Art by Chance, Sun.Day.Sky, Miller Saturday Afternoon Fever, Les Frenchies en Live ve Sokak projesi.

Sun.Day.Sky'dan bahsetmeden geçemeyeceğim. Sun.Day.Sky, geçen sene ilki gerçekleştirilen ücretsiz bir kentli festivaliydi. Bu festivali bildiğimiz festivaller gibi konumlandırmamak lazım. Daha çok karnaval gibi, şenlik gibi diyebiliriz. 7den 77'ye herkese hitap eden bir festival. Yani arkadaşlarınla da gelebilirsin, çocuğunla da. İçinde plak pazarı da var, çocuklar için özel bir alan da. Bazaar'ımızda tasarımcıların ürünlerini, sahnemizde Portecho ve Sattas'ı, gece sinemasında Peter Sellers'ın The Party filmini görebileceğiniz, farklı deneyim alanları bulunan tatlı mı tatlı bir festival yaptık... Santral İstanbul'da olduğu için de oldukça yeşillik ve rahat bir alandı.

Reset! Magazine: Tekrardan olacak mı?

A.E: Bu sene tekrardan olacak ama tarihi henüz tam belirlenmedi, muhtemelen Temmuz'da yapacağız.

Gelelim Art by Chance'e... Art by Chance klasik bir film festivali değil. 30 saniyelik bir film yapıyorsunuz , bunu festivalin web sitesine yüklüyorsunuz, ardından uluslararası bir jüri filmleri elemeden geçiriyor ve 30 tanesini seçiyor. Daha sonra da filmler 'sadece' dijital ekranlardan yayınlanıyor. Son zamanlarda yükselen bir trend var, metrolarda, havalimanlarında, alışveriş merkezlerindeki ekranlar. Bu ekranlar outdoor reklamlarda oldukça söz sahibi olmaya başladı. Anbean adlı bir şirket de bu dijital ekranları farklı bir şekilde kullanalım deyince Art by Chance ortaya çıktı. Anbean ile bu sene başında anlaşarak festivalin Türkiye partneri olduk, böylece biz daha çok Türkiye üzerine eğilirken Anbean da global çalışmalarını derinleştirecek. Festival geçen sene 13 ülke, 70 şehirde gerçekleştirildi. Bahsettiğimiz dijital ekranlar yoluyla 1 milyar insana ulaşabildik. Bu sene bu sayı katlancak tabi ki çünkü 2010'da 20 ülke, 100'e yakın şehir olacak, dijital ekranlar da 10.000'e çıkar diye düşünüyoruz. Geçen sene yolculuk olan konsept ise bu sene ‘Zaman’ oldu.



Reset! Magazine: Türkiye’de İstanbul dışında da yayınlanacak mı?

A.E: Türkiye'de 7 şehre giriyoruz. İstanbul, İzmir, Eskişehir, Trabzon, Adana, Muğla ve Gaziantep'te Next Generation Media (NGM) ekranlarında varız. En çok İstanbul’da ekran var, diğer sehirlerde ise alışveriş merkezleri ve havalimanlarında olacağız daha çok.

Reset! Magazine: İnternet üzerinden nerelerde yayınlancak?

Art by Chance’in mottosu sanatın 'tesadüfen' karşına çıkması olduğu için izleyicilerin filmleri belli yerlerden sürekli görmesini tercih etmiyoruz. Bu sene Dailymotion Türkiye, mtv.com.tr ve görüşme halinde olduğumuz 1-2 mecrada filmler dönecek ama yine tesadüfiliği bozmayacağız.

Reset! Magazine: Biraz jüriden bahseder misinz?

A.E: Geçen seneki jüride Ümit Ünal vardı Türkiye'den. Bu sene de Türkiye'den bir jüri üyemiz var, Berkun Oya. Kendisi yönetmen, yazar ve oyuncu. İyi Seneler Londra, De facto ve en son Garaj İstanbul’da oynayan 15 dk'lık oyunu Bomba'dan tanıyabilirsiniz kendisini. Bunun yanında 4 tane de yabancı jürimiz var.

Reset! Magazine: Jüri seçerken Türkiye’deki filmleri Türk jüri seçiyo gibi mi yoksa hepsi hepsini mi seçiyor?

A.E: Bütün jüri, bütün filmleri izliyor.

Reset! Magazine: Ben daha çok Türkiye’den 20 katıldı 5’i seçildi, İspanya’dan 10 katıldı 3 seçildi gibi standart bir seçim olduğunu düşünmüştüm. Yani bu durumda standart bir sayı yok değilmi?

A.E: Hayır yok, genel havuzun içerinden 30 tane seçiliyor. Fakat biz Türkiye'den çıkan bir festival için Türkiye katılımının az olduğunu düşünüyoruz, bunun için böyle bir festival olduğunu her yerde duyurmaya çalışıyoruz. Neticede katılan açısından da çok güzel bir şey olduğunu düşünüyoruz, çünkü uluslararası 10.000 adet ekranda filminiz dönüyor ve bu müthiş birşey.



Reset! Magazine: Peki reklamı nasıl yapılıyor? Sadece internet mi, yoksa ekranlarda da var mı reklamı?

A.E: Öncelikle internetten yararlanıyoruz. Daha çok bloglar, sinema sitelerine bannerlar veriyoruz. Ayrıca geçen seneki videoları facebookta yayınlıyoruz. Bunun yanında afiş yoluyla duyuruyoruz. Sosyal medyayı bolca kullanıyoruz çünkü sinema takipçileri interneti çok fazla kullanıyor. Bunlar dışında dergilerde ve gazetelerde yayınlanması için uğraşıyoruz. İnternet dışında ekranlarda bir de katılım filmi dönüyor.

Bunun yanında if istanbul'dan yardım aldık. İf kısalar gösteriminde pixman'lerimiz geçen senenin filmlerini ve bu senenin katılım filmini döndürdüler. Pixman'ler sırt çantasından çıkan, kafalarının üstünde duran bir ekranla tanıtım yapıyorlar, görmüşsünüzdür... Festival dijital ekranlarla alakalı olduğu için ekran olan her yere ulaşmaya çalışıyoruz. Kuaförler, oteller olabilir. Taksim Meydanı’ndaki büyük led ekrana ve Beybi Giz Plaza'nın asansörlerine girdik. Bilgi Üniversitesi VCD bölümü bize destek veriyor. Koç Üniversitesi'nde filmlerimiz dönüyor. Birkaç üniversiteyle görüşmelerimiz hala sürüyor. Üniversitelerin festival için iyi bir kitle olcağını düşünüyoruz. Bu festivalle ilgilenebilecek en büyük kitle şu anda bu bölümü okuyanlar. Bu durum yaş itibariyle de bağlantılı. O yüzden olabildiğince fazla üniversiteye ulaşmaya çalışıyoruz diyebiliriz.

Reset! Magazine: Bir sponsorunuz var mı?

A.E: Gösterim sponsoru olarak Next Generation Media'yla ilerliyoruz, Hillside da destekçimiz. Dailymotion, mtv.com.tr, Youth republic ve Sprint Matbaa da destekçilerimiz arasında.
Diğer görüşmelerimiz sürüyor ama henüz kesin birşey yok. Firmalar genel olarak ilgileniyorlar çünkü bu hem farklı bir proje hem de ekranlar çok fazla kişiye ulaşmanın iyi bir yolu oluyor. Sponsora festivale kendi filmiyle katılmak gibi bir opsiyon verdik, böylece festivale direk dahil olabiliyorlar.

Reset! Magazine: Youtubedan yayınlanacak mı?

A.E: Hayır youtube'da sadece katılım filmi olacak. Önümüzdeki günlerde geçen senenin filmleriyle yapılan bir viral film çıkarabiliriz. İzlemenizi tavsiye ederim. Reset! Magazine’e özel bir bilgi.



Reset! Magazine: Tv’de reklamları var mı?

A.E: Şu an için yok.

Reset! Magazine: Yurtdışındaki kişiler buraya sponsor olabiliyor mu?

A.E: Global sponsor olma imkanları var.

Reset! Magazine: Yurtdışında nasıl reklam yapılıyor?

A.E: Yurtdışında da internet ve dijital ekranlar kullanılıyor.

Reset! Magazine: Katılımcılar için konuşalım biraz. Normal bir film mi, stop motion mı, profesyonel çekim mi ? Cep telefonuyla çekilmiş bir videoda kabul oluyor mu?

A.E: Çekim tekniğiyle ilgili bir kural yok. Önemli olan içeriği. Fakat geçen senenin filmlerini izlerseniz kalitesi hakkında da fikir sahibi olursunuz, basit filmler değil hiçbiri. Ayrıca 18 yaş sınırı yok, herkese açık. Zaten özel olmasının nedenlerindne biri de bu aslında. Sınır yok hiçbir şekilde, tamamen özgürsünüz.

Reset! Magazine: Yurtdışından en çok katılım nereden gelmiş?

A.E: Almanya. Almanya'da 10'dan fazla şehirde gösteriliyoruz.
Festival için katılım 26 Mart'ta sona eriyor. Mayıs-Haziran aylarında da birçok yerdeki ekranlarda gün içinde 30 farklı "ultra kısa film"i izleme şansınız olacak.




 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010