DOSYA |
 |
Rough Trade East |
Londra'nın en çok sevdiğim plak dükkânı olan Rough Trade 1976 yılında ilk olarak Notting Hill Portobello'da açılmış. Daha sonra 70’lerde punk akımına ev sahipliği yapmış olduğu söylenilen bir şubeyi de Covent Garden'da açmışlar (Soho yakınları).
Devam > |
|
 |
Music for Non -Musicians |
Eskişehir’de bir şeyler oluyor: Bambaşka şehirlerden çıkan ve bambaşka hayatlar yaşayan yedi genç, Eskişehir’de buluşuyor ve çarpışıyor. Bu çarpışmadan grenli-ödemli sesler, geçmişten melodiler ve uğuldayıp duran kelimeler saçılıyor. Bir artı bir evlerde gepgeniş ve kalabalık hayatlar yaşayan “Music for Non-Musicians” üyeleriyle, yerinde ve mevsiminde bir mülakat yaptık; tek firemiz topluluğa yeni eklenlendiğinden dolayı orada bulunmayan Ados Mekanize oldu. Altıkırkbeş’in anlayışına teşekkür ederken, girizgâhı kısa tutuyor, sizi Ağaçkakan, Sirayet, Cengâver, Armonycoma, Ethnique Punch ve Çağrı ile yaptığımız bu uzun sohbetle baş başa bırakıyoruz.
Devam > |
|
 |
Shockwaves NME Awards Show 2010
|
24 Şubat’ta bayağı alışılmadık bir ortamda bulundum: Londra O2 Brixton Academy’ deki Shockwaves NME Awards Show… Kameralar, basın, kırmızı halı, çığırtkan seyirciler, Slash, Blur ve Paul Weller türevi efsanevi konuklar eşliğinde 26 kategoride ödüller sahiplerini buldu.
Devam > |
|
|
|
|
|
RÖPORTAJ |
 |
John Robb – The Membranes Röportajı |
Madchester çağının önemli müzisyenlerinden ve günümüzün önemli müzik yazarlarından John Robb, yaklaşık 20 yıldır ara verdiği The Membranes projesi ile Bant’ın düzenlediği City Nights kapsamında İndigo’da sahnedeydi.
Devam >
|
|
 |
İstanbul Indie Sahnesi #12
Ramadan Röportajı
|
Synth-pop denince aklınıza Pet Shop Boys ve Sandra gibi 80'lerden kalma isimler gelebilir. Peki ya Türkiye'den aklınıza gelen isim var mi? Artık var! Londra-İstanbul arası mekik dokuyan ve Türk alternatif sahnesinin en dikkat çekici isimlerinden biri haline gelen Ramadan'la kariyeri, Türk-İngiliz sahnesi ve 80'lerin synth-popundan beslenmesine rağmen, elektro-popla harmanlanarak bugünün sound'una ayak uydurabilen müziği üzerine söyleştik.
Devam > |
|
 |
In Flagranti Röportajı |
Yeni EP'leri "Ex Ex Ex"i geçtiğimiz aylarda yayınlayan elektro disko ikilisi In Flagranti ile İndigo performansı öncesi bir araya gelip; post-disko dönemi New York maceralarından, ikinci el plakçı dükkanı takıntılarına, Alex'in 70'lerin pornografik fotoğraflarını manipüle ederek kotardığı albüm/single kapaklarına kadar birçok konudan konuştuk. Ortaya aşağıdaki gibi leziz bir söylesi çıktı haliyle!
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
UNDERGROUND HIP-HOP / RAP |
 |
| Dramelodi Project Röportajı |
Türkçe Rap müziğin başarılı gruplarından Dramelodi Project'le hem müzikleri, hem yeni albümleri hem de ileriye dönük hedeflerine ilişkin güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. Lafı uzatmayalım buyrunuz, iyi okumalar.
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ALBÜM LİSTELERİ |
|
1-Liars – Sisterworld |
|
2-The Marry Onettes - Island |
|
3-Hot Chip – One Life Stand |
|
4-Real Estate – Real Estate |
|
5-Charlotte Gainsbourg - IRM |
|
6-Primal Scream - XTRMNTR |
|
7-Beach House – Teen Dream |
|
8-Jet – Shaka Rock |
|
9-The Cribs - Ignore the Ignorant |
|
10-Vampire Weekend – Contra |
|
|
|
| |
|
|
KULAKTAN KAÇANLAR |
 |
Björk Guðmundsdóttir & Tríó Guðmundar Ingólfssonar - Gling-Gló |
Björk denilince aklınıza ilk gelen müzik türü nedir? Bu soruya eminim ki hepiniz farklı yanıtlar verirdiniz. Bugüne kadar olan tüm albümlerini ele alırsak Björk; türsüzlüğün örneğidir benim için. Konumuz gizli kalmış bir klasik caz albümü olan Gling-Gló ya değinmeden önce, Björk ve müziğindeki eklektik yapıyı anlamak adına, biraz neler yapmış olduğuna bakalım.
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ALBÜMLER |
 |
Peter Gabriel – Stratch My Back |
“Up”i takiben 8 yıl aradan sonra gelen ‘yeni’ Peter Gabriel albümü “Scratch My Back”, 12 adet cover parçadan oluşan ve Radiohead ’den David Bowie’ye kadar geniş bir yelpazeden seçilmiş parçalara ev sahipliği yapan
Devam > |
|
 |
Eels – End Times |
Eels’i yakın bir arkadaşım sayesinde öğrenmiştim, yıllar önce. Sonra baktığımda ondan daha fazla dinleyip, takip ettiğimi gördüm.
Devam > |
|
 |
Bedük – Go |
Bedük’un ilk albümüyle kazandığı hatırı sayılır başarı ve saygınlık, kolbastı geyiği sever gençliğine hitaben çekilmiş videosu “Automatik” ile ticari anlamda büyümüş ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamıştı.
Devam > |
|
 |
Delphic - Acolyte |
2009 gibi hem evrensel hem bireysel, hem müzikal hem kültürel anlamda kanımca çok da hazzetmediğim bir yıl geride kaldıktan sonra 2010’un bu hız kesmeden üretiyor oluşu, ya gerçekten kendisinin pek bir hasada
Devam > |
|
 |
Spoon - Transference |
"Ben Teksas çocuğuyum. Biraz deli dolu" düsturuyla 1993 yılında paf takımından sahnelere giren Spoon, evlattan ayrılmadan sevilen evladiyelik üç albümünün ardından yeni albümüyle yeşil sahalara döndü.
Devam > |
|
 |
The Magnetic Fields - Realism |
The Magnetic Fields, ilk albümleri ‘Distant Plastic Trees’i piyasaya sürdükleri 1991’den bu yana, sound’ları hangi yöne kaymış olursa olsun melodikliğini yitirmeyen şarkılar yazmak konusunda epey usta bır grup olduğunu kanıtladı cümle aleme
Devam > |
|
 |
Sade – Soldier of Love |
Birkaç gün evvel kendi bloğumda, tek düze olmaya başladığından yakındığım ve Bob Dylan/Bono/Bruce Springsteen döngüsünü kapak yapmasından eleştirdiğim Rolling Stone dergisini savunan anonim bir bünye,
Devam > |
|
 |
Midlake – The Courage of Others |
“Hoplayacam zıplayacam dans edecem ben!” modundaysanız hiç okumadan geçebilirsiniz bu yazıyı çünkü bahsi geçen albüm resmen karamsar. Melankolik arkadaşlara buradan selam eder, yazıya başlarım edebimle.
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|