The Magnetic Fields - Realism
The Magnetic Fields, ilk albümleri ‘Distant Plastic Trees’i piyasaya sürdükleri 1991’den bu yana, sound’ları hangi yöne kaymış olursa olsun melodikliğini yitirmeyen şarkılar yazmak konusunda epey usta bır grup olduğunu kanıtladı cümle aleme. Stephen Merritt’in ironikliği asla elden bırakmayan, romantik ve hayalperest şarkıları, yeni albüm ‘Realism’de kendini akustik enstrümanlara emanet etmiş. Albümün açılışını yapan ‘You Must Be Out Of Your Mind’ ı duyduğunuz anda, 2008 tarihli ‘Distortion’ daki yer yer noise-popa kayan gürültü-sever tavrının kapı dışarı edildiğini anlıyorsunuz.
Parçaların büyük çoğunluğunu ağır bariton Merritt’in seslendiriyor olmasına rağmen, hiçbiri tekdüzelikten nasiplenmemiş. ‘Everything is One Big Christmas Tree’ de adeta Noel heyecanını körükleyen ziller ve sitar eşliğinde şenlenirken, ‘The Dolls’ Tea Party’ de kendinizi botanik bahçesinde yeşil çay içip, ıspanak salatası yiyor gibi hissediyor insan.
Yine bu Toys’R’Us’tan kaçmışçasına oyuncak tren ruhunu şakşaklyan melodilerin içindeki gizli karamsarlığın yarattığı dark-folk tavır ise (bunda kaçınılmaz şekilde Merritt’in sesi ve şarkı sözlerinin de etkisi var) aynen muhafaza edildiğinden, The Magnetic Fields dendiğinde akıllara gelen imajı bozulmuyor kesinlikle, racona ters bi durum yok yani!.
Her ne kadar ‘Distortion’’ın distortion’ından uzak olsa da, ‘Realism’ de karanlık bir albüm. Zaten Merritt bu iki albümü aynı konsept içine yerleştirmiş ‘true and false’ (doğru ve yanlış) olarak. Ama hangisi ‘doğru’ , hangisi ‘yanlış’ , cevabı dinleyiciye bırakmış. Akustik atmosferinden olsa gerek en çok da ’69 Love Songs’ u hatırlatan ‘Realism’ı sırf eskiye öykündüğünden ‘yanlış’ ilan edecekseniz size ‘The Dada Polka’ nın ‘Do something a little out of character, it won’t kill you’ (her zaman yaptığından farklı bir şey yap, ölmezsin!) dizelerini armağan edip, albüme en az bir kez önyargısızca kulak vermenizi öneriyorum. Gerisi kendiliğinden gelecek zaten.

|