Peter Gabriel – Stratch My Back

“Up”i takiben 8 yıl aradan sonra gelen ‘yeni’ Peter Gabriel albümü “Scratch My Back”, 12 adet cover parçadan oluşan ve Radiohead ’den David Bowie’ye kadar geniş bir yelpazeden seçilmiş parçalara ev sahipliği yapan dikkat çekici bir kayıt olarak raflardaki yerini aldı. Peki, bu dikkat çekicilik, “Scratch My Back”in bir Peter Gabriel albümü olmasından ötürü müdür, yoksa konseptin heyecanlandırıcı olmasından mı, iste orası tartışılır!

Cover albümleri-özellikle jazz coverlarında oluşan albümler- yayınlamak modası geçmeyen müzikal trendlerden biri olarak, her daim büyük müzisyenlerin küçüklerine sempatilerini iletip, olgunluk dönemi üretimsizliklerini örtbas etmesiyle bilinen bir taktıktır de aynı zamanda. Son yıllarda çıkan en başarılı cover albümlerinden Patti Smith ’in “Twelve”i ve benzeri kalitedeki, müzisyenin şarkılara kendi biçimini yeniden kazandırdığı albümleri saymazsak, cover albümleri genellikle satış grafiklerinin de gösterdiği üzere hayal kırıklığı yaratmışlardır. (X Factor ve American İdol gibi yarışmaların cover albümlerini bu tartışmanın dışında tutuyorum.)

Peter Gabriel’in albümü de bu sebepler göz önüne alındığında dinleyici kararsızlıklara sürüklüyor. Zira 8 yıl aradan sonra bir cover albümüyle dönmek bir “comeback” albüm seçimi olarak düşündürtücü. Ayrıca albümde gitara ve davula yer verilmemesi, “Scratch My Back”i daha da sevilmesi zor bir albüm yapıyor. Aslında bu seçimin arkasında Gabriel’in, dinleyiciyi şarkı sözlerine yoğunlaştırma, ve vokal yeteneklerini minimal enstrümanlar eşliğinde daha iyi sergileme gibi kaygıları yattığı düşünülürse, her stüdyo albümüyle artistik bir konsept yakalamaya çalışan – ve bunu genellikle de başaran- Gabriel’in yeni albümünü daha kolay sevilebilir kılabilir.

Bu teklif, bir sanat eseri hakkında hiçbir yorum okumadan, çıplak bir şekilde onun etkisine maruz kalıp çarpıcılığını değerlendirmek argümanını savunanlar için ahlaksızca gelecek belki, ama bazen eseri içinde bulunduğu koşullar içinde değerlendirmek gerek_öyle değil mi? İşte bu yüzden, önyargıları bir kenara bırakıp, “The Power of Heart” i, “Heroes” u ya da yeni neslin en heyecan verici gruplarından Elbow’un “Mirrorball”unu yaylılar eşliğinde bir de Gabriel’in leziz vokalinden dinleyin derim. Çok büyük beklentiler içerisine girmeden.

Son olarak eklemek gerekirse, “Scratch My Back” bahar akşamlarında sakin bir şeyler dinlemek istediğinizde iyi bir seçim olabilir, ama o kadarla da kalabilir. Asıl merak edilesi olansa, Peter Gabriel’in parçalarının diğer müzisyenlerce cover’lanacağı “I’ll Scratch Yours” albümü. (Bu kaydın iki albümden oluşan bir cover serisinin ilk ayağı olduğunu yazının en başında söylemiş miydim?)



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010