Dramelodi Project Röportajı

Türkçe Rap müziğin başarılı gruplarından Dramelodi Project'le hem müzikleri, hem yeni albümleri hem de ileriye dönük hedeflerine ilişkin güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. Lafı uzatmayalım buyrunuz, iyi okumalar.

Grubunuz üyelerinden bahsederek nasıl bir araya geldiğinizi ve müzikal projenizin çıkış fikrini anlatır mısınız?

Sorgu, Kodes ve Habs-i Nefes olarak 2005 yılında internet üzerinden tanıştık. O zamanlar herkes kendi gelişim süreci içersinde bir şeyler yaratmaya çalışıyordu ve birbirimize destek veriyorduk. Kodes ve Sorgu olarak ilk sahne performanslarımızda da beraberdik. Aramızda tabi aylar geçtikçe sıkı da bir dostluk oluştu.

Ortak bir projeye imza atmak istedik ve Dramelodi Project adıyla “Dram ve Melodi” albümünü 2006’nın Temmuz ayında piyasaya sunduk. İşlerin bu noktaya geleceğini düşünmedik yani beraber her zaman çalışacağımızı düşünüyorduk ama sıfırdan bir Dramelodi Project ismi yaratmak ve bunu kendi isimlerimizin önüne geçirmek planlarımızda yoktu. Burda da yine birbirimize duyduğumuz dostluğun çok etkili olduğunu düşünüyoruz. Dramelodi olarak bir şeyler yaratmaktan inanılmaz keyif alıyoruz. Müzikal anlamda ise sürekli yaratıcı, farklı çalışmalara imza atmak vizyonumuzdu ve bunu da ikinci albümümüz ve bizi biz yapan “Psikanaliz” albümünden itibaren gözle görülür şekilde sürdürmeye devam ettik. Dramelodi Project 2006 yılının Mayıs ayında dünyaya geldi ve bugün Kasım 2009… Dramelodi kenetlenmenin de en güzel örneğidir.

Dramelodi Project olarak 6. albümünüzü sundunuz ve tabii enstrümantal albümleriniz de vardı bu dönemde. Ondan önce solo albümleriniz de oldu. 2006 yılından bu yana geçen süreyi, müziğiniz açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çok insan var o dönemden bu döneme bizleri takip eden bunu biliyoruz. Aslında en iyi cevabı o tarz dinleyicilerimiz verebilir bu soruya ama şöyle bir eski fotoğraf albümlerine ve şimdi de şöyle bir dönüp aynaya bakarsak yarattığımız ismin büyük gelişme gösterdiğini görebiliriz. Biz her zaman yaparak, üreterek geliştik. Gelişimimiz bu bakımdan dinleyenlerimizin önünde gerçekleşti yani ortada 6 adet Dramelodi albümü var müzikal, teknik ve vokal bakımından katledilen yol da ortada… Aslında insanların neyden hoşlandığını bilerek de bir şey yapmıyoruz biz. Müzikal açıdan fark yaratabilecek, dinleyenlerin daha önce rastlamadığı şeyler yapıyoruz. Bu yüzden de arada eleştiriler alabiliyoruz. Ama bence gösterdiğimiz en büyük gelişme de bu zaten. Kendimize güvendik ve insanların beklentisinden de çok “Dramelodi bunu da yapar…” der gibi beklenmedik sound'lar yaratabiliyoruz artık.

Geride bıraktığınız tüm albümlerin birçok ortak noktası var aslında. Ama en çok dikkati çeken, şarkılarınızdaki o melankolik tad. Bunun bir tarz olduğunu söylemek ne kadar doğru bilemiyorum, ama sanırım diğer albümlerinizde de göreceğimiz unsurların başında geliyor bu durum. Sizin yorumunuz nedir?

Melankolik hava müziğin tarihinde hatta özünde var. Bizim de naçizane tarihimizde ve özümüzde var bu. En başlarda belki de bu bizim için bir tarz halini bile almıştı. Fakat bunu bir eksiklik ve tekdüzelik olarak görüp kendimizi uzaklaştırmaya başladık. Ama yine de her daim çalışmalarımızda yine kendi sound'umuzu bozmadan aynı coşkuyla insanlara melankolik tatlar da sunuyoruz. Bu zaten dediğim gibi müziğin de özünde olan bir şey. Her zaman da o havayı yaratacağımızı söyleyebiliriz çünkü bunu iyi yapıyoruz, insanlar da beğeniyor.

Albümlerinizin altyapılarını tüm ekip beraberce üstleniyorsunuz. Bu durum işleri daha da kolaylaştırıyor olsa gerek. Bunun yanı sıra ekipte bir iş bölümü var mıdır acaba?

Zaten başka türlüsü çok çok zor bir durum. Çünkü hiç birimiz tüm zamanımızı müziğe ayırabilecek hayatlar yaşamıyoruz malesef. İş gruplandırması her daim aynı kalmıyor ama bir proje esnasında tabi ki bölümlendiriyoruz yapılacakları. Ama Sorgu’nun, Kodes’in, Habs-i Nefes’in yükümlü olduğu sabit işler yok.

Biraz da son albümünüze değinmek istiyorum. "Bozuk Plak ve Gramofon" 17 şarkılık bir albüm ve diğer projelerinize göre hayli uzun. Bu albümünüzü, diğer albümlerinizi de göz önüne alırsak nasıl bir yere koymak lazım gelir sizce?

Valla biz baş köşeye koyduk bile şu anda. :) Bozuk Plak ve Gramofon albümünü sağlıklı bir şekilde sindirerek dinleyen bir dinleyici bence ne yaptığımızı rahatlıkla görebilir. Öncelikle dediğiniz gibi uzun soluklu bir albüm ve böyle bir durumda bu kadar sevilebilen, adları sayılabilen şarkılar yaratmak çok zor iş ve büyük bir yük. Bu yükü de daha önceki çalışmalarımızda kaldırabilir miydik bilmiyoruz ama bu sefer bunu yaptık. Kimseye 17 parçanın 17’sini de beğendiremezsiniz. Bu imkânsız değil ama çok zor bir iş. Fakat baktığımız zaman her dinleyen 4’lü 5’li kombinasyonlar halinde hitlerini belirtiyorlar ve bu şarkılar her daim belli şarkılar değil, yani her zevke uygun çalışmalar yapmışız bu çok önemli. İşte biz bunu daha önce yapamamıştık ya dinleniyordu bir şarkı ya sanki herkes ağız birliği yapmış gibi sönük buluyordu. Bu albüm konsepti de olmayan dinleyiciyi, kendisine bağlı tutabilmesi için elindeki tek gücü şarkıların kalitesinden alan bir albüm ve bunu başardığı için şu ana kadar Dramelodi’nin yaptığı en kaliteli albüm. Ama asla yapabileceği en iyi albüm değil…

Bu albümden özellikle "155" şarkısına ayrı parantez açmak gerekiyor sanırım. Çünkü, yukarıda bahsettiğimiz tarzdan tamamen farklı bir konsepte sahip bu şarkı. Bu tip şarkıları daha çok dinleyebilecek miyiz?

Tabi ki dinleyebileceksiniz. Artık yabancı bir rap dinleyicisinin de dinlediğinde müptelası olabileceği şarkılara imza atmak istiyoruz ve “155” bunlardan biri oldu. Şarkıyı yaptığımızda da zaten ayrı bir parantez açılacak bir şarkı olduğunu biliyorduk. Konsepti itibariyle de ilgi çeken bir hikâyesi var. Tam Kodes, Sorgu’yu ekip arabasında görerek verse'ünü bitirdiği sırada olaya No.1 de dâhil olacaktı ama askerliği dolayısıyla polisler ona dokunamadılar. :) Güzel bir şarkı oldu ama fazla da büyütmemek lazım çünkü dediğimiz gibi bu tip şarkıları daha da çok dinleyebileceksiniz artık.

Uzunca bir süredir durmaksızın üretiyorsunuz. Şüphesiz bu durum en çok Türkçe Rap dinleyicilerini memnun ediyordur. İleride Türkçe Rap'e ne gibi katkılar yapmak amacındasınız ve eskiye nazaran bu müzik dalında ne gibi değişiklikler gözünüze çarpıyor. Anlatır mısınız biraz?

Ürettikçe biz de mutlu oluyoruz bu da karşılıklı bir şey yani. Ama müzik gibi işler de her zaman işin içine biraz yenilik katmalısınız eğer yeniliğinizi korumak istiyorsanız. O yüzden bizim de çeşitli projelerimiz var. Video klip projemiz var yakın gelecekte inşallah gerçekleştireceğiz. Sonrasında yaz aylarında çok farklı bir projeyle insanların karşısına çıkabiliriz. Bir ipucu vermek gerekirse Sorgu, Kodes ve Habs-i Nefes farklı bir isimle ve farklı bir tarzla bir EP sunabilir piyasaya. Açılma aşamasında olan internet sitemizde çeşitli yarışmalar, ortamı hareketlendirecek çalışmalar yapmayı düşünüyoruz. Bir compilation albüm planlıyoruz sürekli beraber çalıştığımız insanların yer alacağı… Eminim özellikle bu çok güzel olacak.

Diğer bir soruya gelirsek eskiye nazaran her şey çok daha kolaylaştı. Bu bizim için güzel bir şey ama herkese ulaşabilmenin de biraz zorluklarını yaşıyor piyasa. Çünkü dinleyici profili ne kadar geniş bir yelpazeye yayılırsa o kadar kalitesi düşebilir. Yine baktığımızda herkes kendine bir şeyler kattıkça işlerini en iyi şekilde yapmaya başladılar. Daha iyi albümler çıkıyor daha sağlam altyapılar hazırlanıyor medyada yer bulabiliyoruz, dinleniyor ve takip ediliyoruz underground camiası olarak. Bu en basitinden 3-4 yıl öncesine kadar olmayan bir durumdu. Bunu iyi kullanmalıyız diye düşünüyoruz ve kendi piyasamızı yaratmaya çalışmalıyız. Türkçe Rap'e sansasyonlardan ve skandallardan medet uman bir piyasadan hiçbir fayda beklemesin kimse! Kimse en basitinden, bir kadını kliplerde erotik bir obje olarak kullanan yapımcılardan bizim için faydalı bir şey beklemesin! Eğer şu anki durumdan ileri gitmeyi düşünüyorsak şu an içinde sadece bir ticari pazar eksiği bulunduran Türkçe Rap piyasasını bu bağlamda geliştirmeliyiz. Eskiye nazaran daha fazla bandrollü albüm çıkmaya başladı, daha fazla konserler düzenlenmeye başladı. Diyoruz ki bu albümleri alın, bu konserlere gidin emin olun verdikleriniz size çok daha iyi şeyler olarak geri dönecektir. Dinleyicilerimiz bu konuda biraz daha hassas olsun yeter daha da ileri taşıyabilmemiz için bu müzik dalını.

Underground olarak da bahsedebileceğimiz yerde artık isminiz ve yeriniz baya bir sağlam gibi görünüyor. Peki, bundan sonraki hedefler arasında daha dişe dokunur şeyler var mı? Mesela bir bandrollü albüm lafı duyuyorum ben uzun süredir. Tahminen ne zaman vuku bulur bu durum?

Yukarda bu konuya bir başlık attık gibi duruyor. Bu durum uzun süredir planlarımızda fakat ne zaman vuku bulur sorusuna kesin bir cevap vermek zor. Ama çok bekletmeden mutlaka gelecek ilk bandrollü albüm, bunu umuyoruz. Bunun bu denli umuda bağlı kalmasının nedeni de zaten bilindik müzik piyasası. Herkesin bir bandrollü albüm yapmanın ne kadar zor olduğunu bildiğini düşünüyoruz. Bunun için sabredeceklerinden de kuşkumuz yok.

Müziğinizle tanışmak isteyenleri MySpace sayfanıza yönlendiriyoruz. Son söz yine sizde, teşekkürler?

Biz teşekkür ederiz çok güzel bir söyleşiydi. Takip ettiğimiz, kaliteli ve tarzı olan bir ekipsiniz. İlginizden dolayı tekrar teşekkür ederiz. Tüm dinleyenlerimize ve bize zaman ayırıp okuyan herkese saygılar, sevgiler.

http://www.myspace.com/dramelodiproject



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010