|
Björk Guðmundsdóttir & Tríó Guðmundar Ingólfssonar - Gling-Gló
Björk denilince aklınıza ilk gelen müzik türü nedir? Bu soruya eminim ki hepiniz farklı yanıtlar verirdiniz. Bugüne kadar olan tüm albümlerini ele alırsak Björk; türsüzlüğün örneğidir benim için. Konumuz gizli kalmış bir klasik caz albümü olan Gling-Gló ya değinmeden önce, Björk ve müziğindeki eklektik yapıyı anlamak adına, biraz neler yapmış olduğuna bakalım.
Müzik kariyerine 5 yaşında girdiği yerel müzik okulu Barnamúsíkskóli Reykjavíkur'da başlayan ve 10 yıl boyunca burada süren öğreniminde şarkı söylemenin dışında flüt ve piyano eğitimi de alan Björk, çok küçük yaşlarda çıkardığı ve aslında onu pek tatmin etmeyen albümlerle yolculuğuna devam eder ve ilk albümü (1977) 'platin plak' olur. Kazanmış olduğu ödülle kendisine ilk piyanosunu alır ve ikinci albümü için hazırlıklara başlar. İlk gençlik yıllarında çeşitli caz ve punk gruplarında yer alır. Okulundan mezun olduktan sonra kurmuş olduğu grubu Tappi Tikarrass ile punk pop türünde 2 albüm çıkarırlar. Aynı sene içerisinde (1983) ise yeni bir grup, Kukl (büyü) ile Björk'un söylemiyle "aktivist varoluşçu punk jazz... enerjik müzik" türünde iki albüme daha, "The Eye" ve "Holidays in Europe", imza atarlar. Grup büyük popülarite kazanır ve Björk günümüzdeki stilini oluşturmaya başlar. Grup 1986'da dağılır. Sonrasında ise büyük ihtimalle çoğunuzun bildiği, solo kariyeri öncesi Björk'ün kurmuş olduğu son grup olan The Sugarcubes'in temelleri atılacaktır. 1988'de çıkarmış oldukları ilk albümleri "Life's Too Good!"la gelen ün İzlanda sınırlarını aşar; grup dünyanın çoğu ülkesini gezerek konserler verir. Fakat grubun ikinci albümü ilki kadar ses getirmez ve eleştirmenlerden kötü not alır. Aynı tarihlerde The Sugarcubes'in drum-bass-gitar tınılarından ve belki de 2.albümle gelen başarısızlıktan sıkılmış olan Björk arkadaşları olan bazı caz müzisyenlerinden canlı radyo programlarına çıkması için teklifler almaya başlar ve de sonunda yine arkadaşı olan Guðmundar Steingrimsson ve triosu (piyanoda Guðmundar Ingólfsson, davulda Guðmundar Steingrimsson ve kontrbasta Þórður Högnason) işbirliğiyle çeşitli ünlü eski müzikal şarkılarının yer aldığı "Gling-Gló", türkçesi ile saatin ilerleme sesi "Tik-tak" albümünü yapmaya karar verirler ve albüm, Sigur Rós, Mùm, GusGus gibi İzlanda'lı diğer ünlü grupların da plak şirketi olan Smekkleysa - Bad Taste Records etiketi ile raflarda yerini alır.
Kuzey müziği meraklıları için linkini de eklemeden geçmeyelim: http://smekkleysa.grapewire.net/
1990 çıkış tarihli, şarkıların büyük çoğunluğunun İzlanda dilinde olduğu bu klasik caz albümünde, daha sonraları gerçekleşecek olan büyük, sesli değişimi öncesindeki dinginliğiyle ve neşeli ritmlerle alışık olmadığımız bir Björk var karşımızda; bize sanki ileride yapacağı şeylerin haberini veriyor. Bugüne kadar yapmış olduğu ve dünyaca bilinen tüm albümleri içerisinde caz tınıları barındıran ya da çoğumuz tarafından bu şekilde bilinen tek şarkısı olan "It's oh so quiet"de öne çıkan gırtlak hareketleri ve güçlü vokali sizi şaşırtmasın. The Sugarcubes grubunun dağılmasından (bildiğimiz gibi, son ve 3. albümleri 1992 yılında piyasaya çıkmıştır: "Stick Around For Joy") biraz önce yaptığı bu albüm ile Björk sanki, grup üyelerinden eski kocası Thor Jonson'dan olan küçük oğlu Sindri'ye tatlı sesiyle ninniler söylüyor. Kendisinin de söylemiyle bu albüm zaten küçük oğluna ithaf edilmiştir.. Björk, 13 sene aradan sonra tekrar 'platin plak' olacak bir albüm yapmıştır.
Albüm sadece 2 günde canlı olarak kaydedilmiştir ve de zamanında sadece İzlanda'da, daha sonraları ise İngiltere'de satışa sunulmuştur. Albümü edinmek için torrent siteleri dışında bir seçenek kalmıyor bize ne yazık ki. Albümün içerisinde yer alan tüm şarkıların orjinal diline ek olarak İngilizce çevirisini de bulabileceğiniz naif dizelerine ise http://www.bjork.com/facts/lyrics/ adresinden ulaşabilirsiniz.

|
|
|
|
|
|
|
|