KISA KISA HABERLER |

 |
--
Production Weekly dergisi, “Heroes” dizisinin yaratıcısı Tim Kring ve Aron Eli Coleite’nin yeni bir dizi hazırladığını duyurdu. Habere göre Kring ve Coleite, NBC için “iii” isminde bir drama hazırlıyor. Bu drama ABD’nin istila edildiği III.Dünya Savaşı’nı anlatacak.
--
“Lost”un yapımcıları Damon Lindelof ve Carlton Cuse, geçtiğimiz günlerde Jimmy Kimmel Live Show’a katıldı ve dizinin 23 Mayıs 2010 Pazar günü biteceğini açıkladı.
--
Bu sene 6.sezonunu izlediğimiz “ House M.D.” dizisine bir spin-off geldiğine yönelik haberler dolaşmaya başladı yakın zamanda. Fox kanalı tarafından “House M.D. ”nin şu anki yapımcıları David Shore ve Katie Jacobs'a bir spin-off için teklif gittiği; ancak daha kesinleşen bir durum olmadığı konuşulanlar arasında. Spin-off'un geçtiğimiz sezon diziye katılan, önce House'un özel dedektifi daha sonra da Cuddy'nin erkek arkadaşı olarak izlediğimiz Lucas Douglas rolüyle karşımıza çıkan Michael Weston ile ilgili olacağı sanılıyor.
--
Geçtiğimiz günlerde HBO kanalında yeni bir dizi başladı: How to Make It in America. İki gencin New York moda dünyasında yaşadıklarını anlatan dizinin yapımcılarından biri “Entourage”ın yapımcısı Mark Wahlberg. 14 Şubat’ta yayınlanmaya başlayan dizinin başrollerinde Bryan Greenberg (“One Tree Hill”), Lake Bell (It’s Complicated) ve Victor Rasuk (Lords of Dogtown) yer alıyor.
|
|
|

|
- -Şu sıralar 8.sezonu yayınlanan, 14 Mart’ta da ülkemizde Cnbc-e’de yayınlanmaya başlanacak olan “24” dizisi iki saatlik bir sinema filmi olarak beyazperdeye taşınıyor. Vizyon tarihi ve adı hakkında henüz bilgi verilmeyen yapımı, “Breach” ve Altın Küre adayı olan “Shattered Glass” adlı sinema filmlerinin de yönetmenliğini yapan Billy Ray yönetecek, başrolde de Jack Bauer rolünde Kiefer Sutherland’i izleyeceğiz yine.
- -“Bourne Identity” filmlerinde Jason Bourne rolüyle bütünleşen oyuncu Matt Damon, serinin dördüncü filminde rol almayacak. 2011’de vizyona girmesi beklenen serinin dördüncü filminde rol almayacağını belirten Matt Damon, bundan sonra yönetmenlik yapmak istediğini ve kamera arkasına daha fazla ağırlık vereceğini belirtti.
--Oyuncu Vin Diesel ve senarist / yönetmen David Twohy, “The Chronicles of Riddick” filminin üçüncüsü için çalışmalara başladı. Serinin üçüncü filminde de rol alacağını belirten Diesel, aynı zamanda “xXx” serisinde de bir daha Xander Cage rolüyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. İki filmin de gösterimi tarihi 2012 yılında gerçekleşecek.
|
|


|
- -Stephenie Meyer’ın “Twilight - Alacakaranlık” serisinin sonuncusu “Breaking Dawn - Şafak Vakti”nin iki film halinde gösterime gireceği Summit Entertainment tarafından onaylandı. Şu sıralar film için yönetmen arayışına giren Summit Entertainment ikinci filmin yönetmeni olan Chris Weitz’a teklif götürse de, Weitz’ın başka projeleri olduğu için kendisi teklifi geri çevirdi.
- -“I’m Not There”in yönetmeni Todd Haynes, James M. Cain’in romanından esinlenen “Mildred Pierce”ı HBO’da yayınlanacak mini seri haline getiriyor. Beş saatlik bu mini seride başrolde Kate Winslet yer alıyor.
--Ünlü aktör Johnny Depp, belgesel çekmeye hazırlanıyor. Depp, Rolling Stones’un gitaristi Keith Richards ile ilgili bir belgesel yapmak için hazırlıklara başladı. Aynı zamanda “Karayip Korsanları” filminde canlandırdığı Jack Sparrow karakteri için Richards’tan esinlendiğini belirten Depp, belgeseli çekmek için hazırlıklarını tamamlıyor.
--Hollywood’da yılın en kötü’lerinin seçildiği “Altın Ahududu Ödülleri” yani “Razzie” nin bir benzeri de Türkiye’de gerçekleştirildi. Online sinema dergisi “Arka Pencere” tarafından bu yıl birincisi düzenlenen “1. Altın Kestane Ödüller”i sahiplerini buldu. Seçimler, 2009 yılında gösterime giren 69 film arasından, 26 sinema yazarı ve eleştirmenlerin oylarıyla yapıldı. “Altın Kestane Ödülleri”nin sahipleri:
En Fena Film: Gecenin Kanatları
En Fena Yönetmen: Ali Özgentürk
En Fena Erkek Karakter Performansı: Okan Bayülgen (Kanal-i-zasyon)
En Fena Kadın Karakter Performansı: Beren Saat (Gecenin Kanatları)
Alarm Zili Ödülü: Serdar Akar
Jüri Özel Ödülü: Ali Taran (Yapımcı - No Ofsayt), Hıncal Uluç (Oyuncu - No Ofsayt)
--7 Mart 2010’da 52.si gerçekleşecek “Oscar Ödülleri’’nin adayları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Geçmiş yıllardan farklı olarak “En İyi Film” kategorisinde beş yerine on film yarışacak bu sene. Adaylar şu şekilde:
En İyi Film: Avatar - The Blind Side - District 9 - An Education - The Hurt Locker - Inglorious Basterds - Precious: Based on the Novel Push by Sapphire - A Serious Man - Up - Up in the Air
En İyi Erkek Oyuncu: Jeff Bridges (Crazy Heart) - George Clooney (Up in the Air) - Colin Firth (A Single Man) - Morgan Freeman (Invictus) - Jeremy Renner (The Hurt Locker)
En İyi Kadın Oyuncu: Sandra Bullock (The Blind Side) - Helen Mirren (The Last Station) - Carey Mulligan (An Education) - Gabourey Sidibe (Precious: Based on the Novel Push by Sapphire) - Meryl Streep (Julie & Julia)
Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu: Matt Damon (Invictus) - Woody Harrelson (The Messenger) - Christopher Plummer (The Last Station) - Stanley Tucci (The Lovely Bones) - Christoph Waltz (Inglorious Basterds)
Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu: Penélope Cruz (Nine) - Vera Farmiga (Up in the Air) - Maggie Gyllenhaal (Crazy Heart) - Anna Kendrick (Up in the Air) - Mo’Nique (Precious: Based on the Novel Push by Sapphire)
En İyi Yönetmen: Kathryn Bigelow (The Hurt Locker) - James Cameron (Avatar) - Lee Daniels (Precious: Based on the Novel Push by Sapphire) - Jason Reitman (Up in the Air) - Quentin Tarantino (Inglorious Basterds)
En İyi Özgün Senaryo: The Hurt Locker (Mark Boal) - Inglorious Basterds (Quentin Tarantino) - The Messenger (Alessandro Camon, Oren Moverman) - A Serious Man (Joel Coen, Ethan Coen) - Up (Bob Peterson, Pete Docter, Thomas McCarthy)
En İyi Uyarlama Senaryo: District 9 (Neill Blomkamp, Terri Tatchell) - An Education (Nick Hornby) - In the Loop (Jesse Armstrong, Simon Blackwell, Armando Iannucci, Tony Roche) - Precious: Based on the Novel Push by Sapphire (Geoffrey Fletcher) - Up in the Air (Jason Reitman, Sheldon Turner)
En İyi Özgün Müzik: Avatar (James Horner) - Fantastic Mr.Fox (Alexandre Desplat) - The Hurt Locker (Marco Beltrami, Buck Sanders) - Sherlock Holmes (Hans Zimmer) - Up (Michael Giacchino)
En İyi Şarkı: Crazy Heart: T-Bone Burnett, Ryan Bingham ("The Weary Kind") - Faubourg 36: Reinhardt Wagner, Frank Thomas ("Loin de Paname") - Nine: Maury Yeston ("Take It All") - The Princess and the Frog: Randy Newman ("Almost There") - The Princess and the Frog: Randy Newman ("Down in New Orleans")
En İyi Animasyon Film: Coraline (Henry Selick) - Fantastic Mr.Fox (Wes Anderson) - The Princess and the Frog (John Musker, Ron Clements) - The Secret of Kells (Tomm Moore) - Up (Pete Docter)
Yabancı Dilde En İyi Film: Ajami (İsrail) - Das weisse Band - Eine deutsche Kindergeschichte (Almanya) - El secreto de sus ojos (Arjantin) - Un prophète (Fransa) - La teta asustada (Peru)
En İyi Belgesel: Burma VJ: Reporter i et lukket land (Anders Østergaard, Lise Lense-Møller) - The Cove (Louie Psihoyos, Fisher Stevens) - Food, Inc. (Robert Kenner, Elise Pearlstein) - The Most Dangerous Man in America: Daniel Ellsberg and the Pentagon Papers (Judith Ehrlich, Rick Goldsmith) - Which Way Home (Rebecca Cammisa)

|
|
|
|
|
|
DOSYA |
 |
Zeki Demirkubuz Filmlerinde Kalıplaşmış “Kadın” Profili |
Kuşkusuz ki, Zeki Demirkubuz minimalist; ama bir o kadar da kendine özgün tavrıyla, sıradan insanların, bir anlamda hayatta baş rol olmayan insanların iç dünyalarının anlatımını oldukça etkileyici bir şekilde yansıtan bir “auteur”. Öyle ki; kendisi için “kişisel sinema” nın ülkemizdeki en başarılı ve en ilginç temsilcisi desem yanlış olmaz sanırım.
Devam > |
|
|
|
|
|
RÖPORTAJ |
 |
Yurtta İlk Zombi Kuşatması: “ Ada” |
Sabaha karşı Büyükada'nın sokaklarında nefes nefese koşuyorum. Bir sürü insan benimle birlikte sahildeki tekneye koşarak varmaya çalışıyor. Köşede yatan bir adam, bir kadın tarafından parçalanıyor. Karşıma kanlar içinde ağır adımlar içinde yürüyen zombiler çıkıyor. Onlardan sıyrılmaya çalışıyorum.
Devam >> |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
SİNEMA LİSTELERİ |
|
1- Sherlock Holmes |
2- Avatar |
3- Up in the Air - Aklı Havada |
4- Paranormal Activity |
5- Ejder Kapanı |
6- Yahşi Batı |
7- It’s Complicated - İlişki Durumu: Karmaşık |
8- Whatever Works - Kim Kiminle Nerede? |
9- Låt den rätte komma in / Let the Right One In - Gir Kanıma |
10- Soul Kitchen - Aşka Ruhunu Kat |
|
|
|
YENİ ÇIKAN DVD'LER |
|
1-Hayat Var |
2-Surrogates - Suretler |
3-The Ugly Truth - Kadın Aklı Erkek Aklı |
4-This is It (Özel Versiyon) |
5-Running with Scissors - Elde Makas Koşmak |
|
|
|
|
|
|
|
|
VİZYON |
 |
It’s Complicated – İlişki Durumu: Karmaşık |
Meryl Streep herhalde senelerdir çoğunlukla dramlarda oynadı ve aldığı ödüllerin, elde ettiği adaylıkların neredeyse tamamını dramlardan kazandı diye mi nedir,
Devam > |
|
 |
Up in the Air – Aklı Havada |
“Hayatın belli bir noktası var ki, oraya varınca çoğu insan, her zaman düşlediğinden tamamen farklı, umutsuz bir gelecek görmeye başlıyor önünde.”
Devam > |
|
 |
The Book of Eli - Tanrının Kitabı |
Hollywood semalarında son yıllarda post-apokaliptik filmler moda olmaya başladı diyebiliriz. Bunun yapımcılar için avantajı geniş arazilerin bol bulunuyor oluşu ve yeşil perdenin sihriyle
Devam > |
|
 |
Everybody’s Fine - Herkesin Keyfi Yerinde |
Bir film izledikten sonra yüzlerce kelime dönmeye başlar aklında. Sahneler, olup bitenler, yorumların hepsi birlik olup kelimelere katılır.
Devam > |
|
 |
Edge of Darkness - İntikam Peşinde |
“Cehennem Silahı” ve “Mad Max” gibi bol aksiyonlu filmlerde oradan oraya zıpladığına, “Mavi mi? Kırmızı mı?” diye ter döktüğüne şahit olduğumuz annelerimizin sevgilisi Mel
Devam >
|
|
 |
Sherlock Holmes |
Yeni yılda merakla beklenen ve ülkemizde de kısa bir süre önce vizyona giren yeni filminde, İngiliz yönetmen Guy Ritchie, artık alışık olduğumuz üzere yine İngiliz suç hayatını konu ediniyor;
Devam > |
|
|
|
|
|
VİZYON DIŞI |
 |
Animals with the Tollkeeper - Hayvanlar, Melekler ve İnsanlar |
Bugüne kadar yazdığım filmlerin genelde hiçbir şey üzerine kurulu olması dikkatinizi çekmiş olabilir.
Devam >
|
|
 |
Los Lunes Al Sol / Mondays in the Sun - Güneşli Pazartesiler |
Günümüzde modern hayatın insan yaşamına kattığı çeşitlilikler ve yararlar ortadadır. Göçebe bir hayattan yerleşik bir hayata
Devam > |
|
 |
Madeo / Mother - Anne |
"Memories of Murder / Salinui chueok” ve “The Host / Gwoemul” gibi beğeni toplayan işlere imza atan Güney Kore Sineması'nın yükselen ismi Joon-ho Bong'un son işi “Mother / Madeo”nun, yönetmenin
Devam > |
|
 |
Neco z Alenky / Alice |
Tim Burton’ın “Alice”inin gelmesine günler kala arşivimdeki tozlanmış “Alice” filmlerini yine yeni yeniden izlemenin zamanı gelmişti.
Devam > |
|
 |
Tokyo!
|
Toplama şeylere karşı ayrı bir ilgim olduğu gerçeğini saklamıyorum. Toplama albümler olsun (herkes duruma uygun en iyi parçasını gönderir, yılbaşı albümü mü, sevgili Wham!, Last Christmas I
Devam > |
|
 |
Away We Go |
Sam Mendes iyi bir yazar değildir; ama iyi bir yönetmendir. Ondan şüphem yok. Ne zaman adı geçse bir yerde, irkilmem an meselesidir.
Devam > |
|
|
|
|
|
SOUNDTRACK |
 |
Ferzan Özpetek Filmleri ve Müzikleri |
Ferzan Özpetek’in tüm filmlerini herhalde Yasemin Sannino’nun “Le Fate Ignoranti (Cahil Periler)” filmi için yazdığı “Birdenbire” şarkısı özetler. Her şey bir anda olur ve her şey bir arada bulunur. Aşk, kızgınlık, ölüm, eşcinsellik, arkadaşlık, aldatma, evrensellik, özgürlük... Bütün dünya sanki küçülmüştür; fakat dünyanın küçüldüğüne bakmayın; çünkü dünya esasında çoğalmıştır. Herkeste bu küçülen dünyadan bir adet vardır bu filmlerde ve herkes bu küçük dünyaların kahramanlarıdır; bu dünyalar
Devam > |
|
|
|
|
|
KISA FİLM |
 |
Liebeskrank / Lovesick |
Komşularını cam bardakla dinleyen meraklı casuslar gibi steteskopu alıyorum kulaklarıma; sonra duyuluyorum, duyuyorum, içimde bir trafik ki tıkanıp kalıyorum orada. Arabalar, camlar, ışıklar, çocuklar, çizgiler, yeni dökülmüş asfaltlar, çukurlu asfaltlar, yağmur, teller her şey ne kadar doluymuş diyorum, sonra bir araba, içi turuncu, kapıları yok, camları buz, müziğin sesi kısılmış, güçsüzce kornaya basıyor, kendime geliyorum. Ehliyet Spela Cadez’e ait, doğumunun yukarıdaki ışıklı filme neden olduğunu düşündükçe 28
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ANİMASYON |
 |
| Planet 51 |
Olayları alıştığımız yönüyle görmek ya işimize geliyor ya da hayal gücümüzü kullanmaya üşeniyoruz. Klişeler durup dururken ortaya çıkmıyor tabi, birilerinin aynı konuyu defalarca bıkmadan usanmadan üst üste işlemesiyle beynimize kazınıyor. En basitinden aşk hikâyelerinde özellikle elinizi sallasanız bir klişeye çarpıyor. Nedir yani; erkek fakirdir, kız zengindir; ama erkek gururlu olduğundan ötürü kızın ailesinin himayesi altına girmek istemez; e zaten aile de çok meraklı değildir çulsuz bir gence. Bir gece vakti birlikte kaçarlar, herkesten uzak mutlu mesut yaşamak için. (Bir çırpıda çok şahane Türk ya da Bollywood filmi senaryosu da yazabiliyormuşum, evet) Ya da daha farklı bir konuyu ele alalım; nükleer bir sızıntı olmuştur (acıklı aşk hikâyesinden sonra biraz garip oldu; ama neyse), bir anda zombiler türer ve onlardan kaçarken kendinizi bir alışveriş merkezinde ya da lunaparkta bulursunuz, elinizde çifte tüfekler ya da elektrikli testereler vardır, yaşamak için zombilerin beynini dağıtırsınız. Birçok zombi filminde de konu böyle ilerliyor, evet. Hani rahatsız olduğumdan değil, her genç bayan gibi zaman zaman patlamış beyinler görmek hoşuma gidiyor da denebilir. Ama biraz farklılık olsa, sonunu başını tahmin edemediğim bir şekilde cereyan etse olaylar, fena olmaz mıydı?
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|