Madeo / Mother - Anne
“Ana gibi yâr olmaz... ”
"Memories of Murder / Salinui chueok” ve “The Host / Gwoemul” gibi beğeni toplayan işlere imza atan Güney Kore Sineması'nın yükselen ismi Joon-ho Bong'un son işi “Mother / Madeo”nun, yönetmenin başyapıtı olup olmadığını bilmiyorum. Üzülerek söylüyorum ki henüz diğer iki işini izleme fırsatım olmadı; ama diğer filmleriyle ilgili yorumlara da dayanarak birinci değilse bile eminim ikinci en iyi uzun metrajıdır “Mother”. O iki film bir köşede izlenmeyi bekleyedursunlar ben “Mother”dan bahsedeyim. Geçtiğimiz yıl Cannes ve Toronto Film Festivalleri’nde gösterilen ve övgü üzerine övgü alan “Mother”ı Oscar yarışı için Güney Kore'nin adayı olarak seçildiğinde ilk defa duymuştum. Üstüne izleyeni cezbeden ve meraktan kudurtan pek çok Hollywood yapımını andıran fragmanını da izleyince daha fazla dayanamadım.
27 yaşındaki Do-Joon, annesinin her şeyidir. Zekâ geriliği ve amneziden muzdarip olduğunu tahmin ettiğimiz Joon, her şeye rağmen annesinin gözüne dünyanın en yakışıklısı olarak gözükmektedir (hepimiz analarımıza öyle değil miyiz?). Bir gün oturdukları kasabada yaşayan genç bir kızın cesedi bir evin çatısında herkesin görebileceği bir noktada baş aşağı asılı olarak bulunur. Önceki gece cinayet yerine yakın oluşu ve kızı takip etmiş olması sebebiyle Joon gözaltına alınır. Daha önce hiç cinayet davasına bakmamış olan ve kasabalarında bu tip olayların yaşanmasına alışkın olmayan polisin olay dallanıp budaklanmadan oldubittiye getirmek istemesi sebebiyle zekâ geriliği ve amnezi sebebiyle Joon’a işlemediği suç itiraf ettirilir ve hapse atılır. Bu noktadan sonra kamera Joon’u bırakır ve annesine yönelir. Davanın yeniden açılması ve çocuğunun kurtulması için her yolu deneyen anne, ipuçlarını kendisi takip edip cinayeti aydınlatmaya karar verir.
Evvela belirtmek lazım ki çok seveceğiniz ya da saçma bulup hiç sevmeyeceğiniz bir açılışı var filmin. Filmlerin sonundan ziyade açılışları benim için daha fazla önem taşıyor. Eğer ilk 15 dakika film kendini birazcık olsun izletmeyi, sevdirmeyi başarmışsa geri kalan kısmı daha katlanabilir oluyor genelde. “Mother”ın da otların arasında duran 60 yaşındaki bir kadının kendi kendine dans etmeye başlamasıyla açılan absürd giriş sekansını sevmezseniz, filmin geri kalanına ön yargılı yaklaşmanız olası. Ben şahsen bayılmış olmamın yanı sıra başıyla müthiş bir bütünlük oluşturan finali de izleyince Bong'a ayrı bir saygı duydum.
Kore Sineması’na ait biraz absürd bir mizahi yapıyla açılan ve bir süre komedi sularında takılan film, Do-Joon’un tutuklanmasından sonra “oğlunun suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışan bir anne” teması üzerinden drama kaymaya başlıyor. Fakat Bong’un niyeti hikâyeyi sulu göz bir yapıya büründürmek değil. Adalet arayan annenin gerçek katili bulmak için ipuçlarını takip etmeye başlamasıyla polisiye / gizeme dönüşen öykü, daha sonra da gerilime yönelirken harika bir finalle de sona eriyor. Tüm bu türler arasında yumuşak geçişler yapıp farklı sularda da boğulmamayı başarıyor Bong.
Anneyle oğul arasında biraz hastalıklı yöne çekilebilecek bir ilişki var; fakat Bong o taraflara meyletmeden bir annenin çocuğunu koşulsuz sevebilmesi üzerinden vermeye çalışıyor derdini. Başroldeki Hye-Ja Kim ise bu sevgiyi sahneye göre gözlerinin parlamasından ateş çıkarmasına varana kadar inanılmaz bir duygu yoğunluğu / geçişleriyle oynuyor. Film aslında iyi bir hikâye anlatmak için her zaman ilginç bir konuya sahip olmanız gerekmediğinin güzel bir örneği. Bong, ağırlığı karakter gelişimine vermiş, Him de bu gelişimi yansıtmak konusunda müthiş bir başarı sergilemiş. Oğlu rolündeki Bin Won, karakterin de getirdiklerinden olsa gerek gayet “basit” oynarken Hye-Ja Kim’in Won yerine de iki kişilik oynuyormuş gibi bir hali var. Sırf kendisini yücelten değil karşısındaki oyuncuyu da iyi dengeleyen, kurtaran oyunculuğu filmdeki anne-oğul temasına da paralellik gösteriyor kısaca.
Son bir not olarak, açılış ve kapanıştaki Latin esintileri taşıyan müzik başta olmak üzere filmin müzikleri de öykünün tonuna iyi uyuyor. Son zamanlarda izlediğim en iyi Güney Kore yapımlarından biri olan “Mother”la ilgili şöyle bir tablo çıkıyor genel olarak baktığınızda;
Yönetmenlik (+)
Senaryo (+)
Oyunculuk (+)
Kurgu (+)
Görüntü Yönetmenliği (+)
Müzik (+)

|