|
Neco z Alenky / Alice
Tim Burton’ın “Alice”inin gelmesine günler kala arşivimdeki tozlanmış “Alice” filmlerini yine yeni yeniden izlemenin zamanı gelmişti. Sabahtan 1951 Disney yapımı “Alice” ile Alice maratonuma başladım. Disney’in pespembe “Alice”inden sonra gece Jan Svankmajer’in 1988 senesinde çektiği “Alice” ile maratonumu bitirdim. Svankmajer’in “Alice”ini izledikten sonra Tim Burton’ın “Alice”de neler yaptığını daha da merak eder oldum.
1934 doğumlu Çek yönetmen Jan Svankmajer aslında bir kukla ustası. Yönetmenliğe kısa filmler çekerek başlayan Svankmajer 1988 senesinde ilk uzun metrajlı filmi “Alice”i çekti ve bu filmi ile Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü kazandı. “Alice” ile ödül aldıktan sonra Svankmajer uzun metrajlı filmlere ağırlık verdi ve “Faust”, “Little Otik”, “Lunacy” gibi hepsi birbirinden arıza filmler çekti.
Jan Svankmajer, “Alice” filmini, Alice’in şu sözleri ile açıyor; “Now you will see a film made for children. Perhaps. But I nearly forgot: You must close your eyes. Otherwise, you won’t see anything.” Alice filmin açılışında direk ve net bir şekilde izleyecekleriniz hakkında sizi uyarıyor; çünkü Svankmajer’in “Harikalar Diyarı” daha önce izlediğiniz bütün Alice’lerden farklı. Svankmajer filminde Lewis Carroll’un hikâyesine bağlı kalıyor; ama karakterleri, mekânları tamamen değiştiriyor. Şu ana kadar oluşturulmuş güzelliklerle dolu “Harikalar Diyarı”, bu filmde korku tüneline dönüşüyor. Carroll’un hikâyesindeki sevimli kahramanlar, Svankmajer’in “Alice”inde gulyabani ordusu gibi karşımıza çıkıyor. Beyaz Tavşanımız içi doldurulmuş, sevimsiz mi sevimsiz bir tavşan. Kupa Kraliçesi ve Kupa Kralı bildiğimiz oyun kartlarının büyük ve konuşan halleri, Deli Şapka korkunç bir kukla, en sevdiğim karakter Tırtıl ise çoraptan yapılmış, çirkin ağızlı bir canavar. Çek yönetmen Svankmajer olanaksızlıklarla dolu bir dönemde evdeki alet edevatla uzun metrajlı bir stop motion çekmiş. Alice tavşan deliğinden düşeceğine, çekmecelere giriyor, iksir yerine mavi mürekkep içiyor. Filmde belki gösterişli dekorlar ve karakterler kullanılmıyor; ama Svankmajer Alice karakterini diğer filmlerden farklı sunuyor ve “Alice”i basit gözüken; ama güçlü bir film haline getiriyor.
Svankmajer filmde Carroll’un hikâyesinin yanında Alice’in ruhsal halini de işliyor. Filmin başında annesi Alice’e hikâyeyi okurken, Alice kitaba dokunmaya çalışınca, annesi Alice’in eline vuruyor. Filmin açılışındaki bu ayrıntı aslında annesinden korkan Alice’in “Harikalar Diyarı”nı ne kadar farklı görebileceğini de gösteriyor. Svankmajer’in filminde Alice, Harikalar Diyarı’nda çevresindekileri farklı formlara sokup, çevresindekilerden korkuyor. Filmde Alice’in ve diğer karakterlerin birbirine agresif davranmaları da dikkat çekiyor. Tavşan, Fedon gibi tabak kırıyor, hatta kırdığı tabakları Alice’e fırlatıyor. Alice tavşanı çekiştirip duruyor. Karakterlerin birbirine agresif davranması, hikâyenin masalsılığını yok ediyor ve dikkatimizi Alice’in ruh haline çekiyor.
Svankmajer’in her filminde kullandığı bazı öğeler “Alice”de de karşımıza çıkıyor. Svankmajer her filminde yakın çekim ağzı ve karakterlerin yemek yemesini izleyicinin gözüne sokuyor. Bu filminde de Alice hikayeyi anlatırken, karakterin ağzı yakın çekimde gösteriliyor. Bunun dışında Beyaz Tavşan sürekli içinden çıkan talaşı yiyip duruyor ve tavşan talaşı yerken, tavşanın ağzına odaklanılıyor. Filmdeki yakın çekim ağızlar beni rahatsız etse de, bu sahnelerin etkileyici olduğunu söyleyebilirim.
Şu ana kadar okuduğumuz, izlediğimiz bütün Alice hikayelerinden farklı olan Svankmajer’in “Alice”i korkunç karakterleri, basit; ama güçlü detayları ile sizi Harikalar Diyarı’ndan çekip, Alice’in korkularının dünyasına sürüklüyor. Bence Mart ayında vizyona girecek Tim Burton’ın “Alice”inden önce, bir gününüzü Svankmajer’in “Alice”ine ayırın ve Harikalar Diyarı’nın ne denli korkunç bir yer olabileceğini kendiniz görün.

|
|
|
|
|
|
|
|