Sanat Kategorisinden Yeniler
Hayal-Et Kitaplığı
Yazar: Ertan Yılmaz
Sayfa: 152
Ölçü: 16 x 24 cm.
Fiyat: 13 TL.
.
|
 |
TÜRK SİNEMASININ
68 VE SİNEMA
3 Mayıs 1968 yılında öğrenciler Paris Sorbonne Üniversitesi'nde başlayan isyan hareketiyle meclisi fes edecek kadar ileri gitmişlerdi. Yıllar sonra Jorge Semprun o günleri şöyle anlatmıştı: "Barikatlar sokakları tıkıyor ama perspektifleri açıyor." Susan Sontag ise Godard için, "O yalnızca akıllı bir ikon kırıcı değil, sinemanın kasıtlı bir yıkıcısıdır" açıklamasını yapıyordu. Joan Baez ve Bob Dylan özgürlük şarkıları dünyanın bütün sokaklarında nefes alıyordu. Dany Cohn-Bendit meydanlarda mevcut siyasi yetkeye meydan okuyordu. RAF artık söz'ün ötesine geçmişti. Ulrike Meinhof , "Çok güvenli görünüyorsunuz! Fakat sanmayın ki bu artık böylece devam edecek! Öfke ve nefret biziz. O öfke ve nefret bizi büyük bir kavşakta mücadele edenlerle birleştirecek. Kendi korkunuzu yasaklayamazsınız!”
Sinemanın işte bu gerçeklikle dolaysız ilişkisine en iyi örnek 60'lı yıllardır. Egemen olanla muhalifin büyük bir kapışmaya girdiği bu yıllarda tüm dünyayı etkileyen en çarpıcı dönem, '68 kuşağı' olgusunu yaratan 1968 yılıdır. İçinde yaşanılan durumun sorgulandığı, itiraz mekanizmalarının giderek arttığı bu dönem, Amerika'da Easy Rider, MASH, İtalya'da İşçi Sınıfı Cennete Gider, Yunanistan'da Z, Fransa'da Çinli Kız gibi filmler dönemin en canlı ve etkileyici örnekleriydiler.
Ertan Yılmaz, '68 ve Sinema' kitabında 68 rüzgarını arkasına alarak çekilen bu siyasi içerikli filmlerin sinemaya olan yansımalarını ayrıntılarıyla inceliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Dipnot Yayınları
Derleyenler: Elvan Altan Ergut, Bilge İmamoğlu
Sayfa: 319
Ölçü: 13,5 x 21 cm.
Fiyat: 20 TL.
|
 |
CUMHURİYET’İN MEKANLARI ZAMANLARI İNSANLARI
Türkiye’de Cumhuriyet döneminde mimarlık hakkında üretilen çalışmalar son yıllarda artmış ve bu üretim kapsamlı ve detaylı olarak incelenmeye başlanmış olsa da, yayınlanan çalışmaların sayısı hâlâ yetersizdir. Tarih yazımının kuramsal ve yöntemsel yeni açılımları ile olası yenilenme alanlarının, yirminci yüzyılın başından yirmi birinci yüzyıla uzanan dönemin mimarlığını çalışanlar için gerçek anlamda seçenek oluşturabilmesi ise, bu alanda bugüne kadar üretilmiş olan kısıtlı sayıdaki çalışmanın tanım ve sorunlarının eleştirel bir çerçevede değerlendirilmesiyle mümkün olacaktır.
Çalışmalarını Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli üniversitelerde sürdüren yeni nesil akademisyenlerin ‘Cumhuriyet’in Mekânları/Zamanları/İnsanları’ üzerine incelemelerini derleyen bu kitabın, bu alandaki güncel yaklaşımları tartışmaya açan bir iletişim ve değerlendirme ortamı sağlayacağını umuyoruz.
-------------------------------------------------------------------------
Say Yayınları
Yazar: Özer Kanburoğlu
Sayfa: 224
Ölçü: 14 x 20 cm.
Fiyat: 15 TL.
.
.
|
 |
100 SORUDA DİJİTAL FOTOĞRAF
Yıllardır devam eden bir tartışma olan; fotoğrafın sanat olup olmadığı konusunu bir yana bırakırsak, fotoğraf aslında bir teknolojik buluştur. Aygıt olarak adlandırabileceğimiz bir makinenin içerisinde gerçekleşen bir büyü gibidir fotoğraf. Yani temelde teknolojiye dayanır.
Ve bu teknoloji, her gün karşımıza yeni öğeler eklenmiş dijital fotoğraf makineleri sunmakta... Doğal olarak bu teknoloji karşısında geri kalmamak için, her çıkan yeni ürünle bilgilerimizi tazelememiz gerekiyor.
100 Soruda Dijital Fotoğraf, bu yoldan hareket ederek bu yeni teknolojinin kritik noktaları ile ilgili sorularınızı yanıtlarken, temel çekim teknikleri ile ilgili en çok sorulan soruların cevaplarını da sizlerle paylaşıyor.
-------------------------------------------------------------------------
Akın Nalça Yayınevi
Yazar: Ali Taptık, Uğur Tanyeli
Sayfa: 387
Ölçü: 16,5 x 19 cm.
Fiyat: 40 TL.
|
 |
İSTANBUL’U RESMETMEK – TÜRKİYE’NİN GÖRSELLİK TARİHİNE GİRİŞ
Akın Nalça Kitapları'nın altıncısı, iki farklı çalışmadan oluşan, iki kapaklı bir tasarım kitap. Uğur Tanyeli'nin Türkiye'nin Görsellik Tarihine Giriş adlı incelemesi ile Ali Taptık'ın İstanbul'un çeşitli semtlerinde çektiği, figürsüz renkli mekân fotoğraflarından oluşan İstanbul'u Resmetmek. Uğur Tanyeli, mimari disiplin açısından görselliğin Türkiye serüvenini ele aldığı çalışmasında asıl olarak Osmanlı'dan günümüze "üretim azlığı" sorununu masaya yatırıyor.
Ali Taptık’ın İstanbul’u Resmetmek bölümündeki fotoğrafları ise, “Kaza ve Kader”, “Tanıdık Yabancılar” ve “Şaşılacak Bir Şey Yok” serileri için biriktirilmiş malzemenin yeniden kurgulanmasıyla biraraya gelmiş.
-------------------------------------------------------------------------
Kendi Yayını
Yazar: Mustafa Nafiz Karagözoğlu
Sayfa: 80
Ölçü: 15 x 21 cm.
Fiyat: 11,9 TL.
.
|
 |
AL KALBİM İÇİNDE SEN VARSIN
Şiir paylaşmanın bir yoludur... Paylaşılsın diye kitabın sayfalarını kalp şeklinde yırtılabilir olarak planladık. Böylece sevenler sevdiklerine uygun buldukları duygu yüklü yaprakları diğer sayfalara zarar vermeden paylaşabilecek.
Kitabın sonunda herkes kendi sevgisini anlatsın diye boş şiir sayfaları bıraktık. Hepimizin kitabı olsun diye. Çünkü; "En güzel şiir hala yazılmadı " biliyoruz…
Bir yenilik de kitabımızın kapağında. Bu sayfa fotoğraf çerçevesi gibi. Böylece sevenler, sevdiklerinin aşkını kalbinde, fotoğraflarını ise yapıştırıp başuçlarında tutabilecekler.
“Al Kalbimi İçinde Sen Varsın”, otuz şiirden oluşuyor… İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliği seçme hakkıdır. Sevmeyi, sevgiyi, sevgiliyi seçme, bizi biz yapan bir duygudur. Bu kutsal duyguya katkımız olsun istedik. Şunu iyi biliyoruz ki; ’sevdiği kadar insandır insan.’
Gerek kapak tasarımı gerek sayfa yapısı olarak daha önce herhangi bir örneğini bulamadık. Bu yanları ile "Şiir Kitapları" dünyasına farklılık ve fonksiyonellik katmayı umuyoruz.
------------------------------------------------------------------------
Kendi Yayını
Yazar: William Wordsworth
Sayfa: 263
Ölçü: 14 x 20 cm.
Fiyat: 16 TL.
|
 |
PRELÜD : BİR ŞAİRİN ZİHİNSEL GELİŞİMİ
William Wordsworth, 18. yüzyıl sonlarında başlayıp 19. yüzyıla uzanan Romantizm akımının en önemli şairlerindendir. Asıl önemli ürünlerini kırk yaşından önce vermişse de son yıllarına kadar yazmaya devam etmiş ve 1850 yılında kraliyet şairi olarak ölmüştür. Prelüd kendine has özellikleriyle yapıtları arasında ayrı bir yer tutar.
1789 yılında Fransa’yla süren savaşın, hayal kırıklığıyla sonuçlanan toplumsal reform planlarının yarattığı yoğun karamsarlık havasının içinde Wordsworth insanlara yeniden umutlanmanın, huzura ermenin yollarını öğretecek uzun soluklu felsefi bir metin yazmaya koyulur. Kitabının adı Münzevi; ya da İnsan, Tabiat ve İnsan Hayatı Üzerine Düşünceler olacaktır. Ancak birkaç yüz dizeden sonra kendi içine eğilerek tabiatın ve eğitimin ona kattığı gücü incelemeye karar verir. İşte bu içe bakıştan Prelüd doğar. Adından anlaşılacağı gibi bu metin bağımsız bir yapıt olarak değil, Münzevi için bir önsöz olarak planlanmıştır ama 1805 yılında yaklaşık sekiz bin dizeyi aşan, bir önsöz için fazlaca uzun bir metin ortaya çıkar.

|