|
Ansen Seale
Karşı çıkıp, karşılanmaya meraklı biz. Karşılanmadan toparlanmaya meraklı biz ve biz yine, süslenmeye korselenmeye meraklı. İki bilinmeyeni olmayan birileri, bir bilinmeyeni olmayınca kaybolan birileri, bekleyen birileri, unutan birileri ve içini bilmeden dışında kaybolan birileri, el sallamak istiyorum, elim saçlarıma karışıyor. Yine de işte, biz karışırız saçlarımız karışmaz. Yine de ama, biz sallanırız hırkalarımız düşmez. Yine de bir de, uyur aklımız da rimellerimiz bulaşmaz. Ansen Seale karışır, sallanır, uyur, karıştırır, sallar, uyutur, uyandırır.

Doğada kaybolabileceğimize, kaybedebileceğimize inanan biri var. Aklına takılıp formları kaybeden vekaybederek doğayı aynı anda, gerçeği bulan. Kimse diyemez ki, kimse ölmüyor, kimse bozulmuyor ve kimsenin yok kaçıkları. Biri der ki, sınırımız yok. Zararımız var, değiştirdiğimiz dünya var, bulantı var belki biraz su var, o da az. Olmayan denge var en çok, olmayanın içinde kayıp o da. Boya kalemleri var, insanın kırdığı. Rüya var belki biraz, görüp unuttuğu. Aralarında bir şey var, adı yok. Çiçek var, kokusu dumanda. Binalar çok, üstümüzde. Vücutlar var, üstümüze. Yollar var, baştan. İnsan var, dışı yok içinde. İnsan var, içi kurak.
Bir bakın ona, ne var ne yok. Neyi var ki bizi bulsun.
Bakın burda: http://ansenseale.com/index.cfm









|
|
|
|
|
|
|
|