Adam Green - Minor Love
Adam Green saçma bir insan. Onu bu yüzden seviyorum. "I am a goat / in a moat / with a boat" sözlerinin yazarı, anti-folk grubu The Moldy Peaches'in kurucularından biri, hayatını insanlara uyuşturucunun güzel bir şey olduğunu anlatmaya adamış, Jessica Simpson isimli parçaya sahip bir şair. Bar kavgaları seven, 60'lar hiç bitmemiş gibi yaşayan klişe bir yeni dönem hipsterı. Zaten sağdan soldan az da olsa kendisiyle ilgili bir şeyler duyduysanız sağdık dinleyicilerinin bile hiç bir manası olmayan sözler ile dolu eğlenceli parçalar barındıran albümlerden fazlasını beklemediğini biliyorsunuzdur. Ben de altıncı solo albümü Minor Love'ın kapağına bakınca deri ceketiyle hoplayıp zıplayan bir Adam Green görüp hiç şaşırmadım. Fakat 2010'a yeni yeni ısındığımız şu günlerde Green bana ilk müzikal şokumu yaşattı. Adeta geleceğe güven içinde gülen gözler ile bakıyordum. Adam Green bile değişip büyümüştü.
Yeni albümde Scott Walker'dan Beck'e, Velvet Underground'dan The Strokes'a (ki bunun uzun bir yol olmadığını yazarken ben de fark ettim) birçok isim duymak mümkün. Evet, evet gerçekten. Çünkü Green'in özellikle Lou Reed taklidi o kadar muazzam ki gerçeğinden ayırt etmek mümkün değil. Bir de üstüne zaten lo-fi kaydedilen bir albümde bu ses benzerliği nasıl bu kadar fütursuzca kullanmış anlamak zor. Ama elbetteki Velvet Underground gibi tınlamak hiç bir zaman kötü bir şey değildir zannımca. Albüm bütün olarak oldukça güzel, yılın ilk "bildiğin iyi" albümlerinden biri olmuş. Bir Adam Green işi değilmişçesine sessiz sakin huzur verici üstüne sözler konusunda da çok büyük bir ilerleme var. Açılış parçası "Bathing Birds"'de şaşkınlığı attıktan sonra devamına hemen alışıyorsunuz. Favorim "Buddy Bradley". Benim gibi basit melodilerin kölesiyseniz baştan sona aynı şekilde ilerleyen bu parça sizi de adeta hipnotize edecek. İçinde "he wanted me to kill him / but i took his life instead" gibi ne dediği anlaşılamayan az sayıda cümleyi geçerseniz "Boss Inside"'da ikinci favorim. "What Makes Him Act So Bad"' adeta bir Velvet Underground parçası olması ile göz dolduruyor. Enstrümanların ise neredeyse tamamını kendisi çalmış Green'in, yalnızca Little Joy'dan Rodrigo Amarante ara sıra gitarı ile eşlik etmiş. Zaten akustik gitar ve vokal o kadar öndeki esas olayı oluşturuyor diyebiliriz.
Bir önceki solo albüm Sixes & Sevens'da yavaş yavaş değişikliğe gideceği belli oluyordu aslında Adam Green'in fakat ben bu kadar büyüme, serpilme bu kadar gelişme görmeyi ummuyordum. Yine de kendisinden her şeyi beklemek lazım, iyimserliğini, sakinliğini biz daha ne olduğunu anlamadan yitirebilir. Şimdilik alışmamakta fayda var gibi.

|