Surfer Blood
Yeni yıl yeni ay yeni tatlar yeni lezzetler, hem de küçük dev lezzetler! Belki de ismini bloglarda görüp o kadar da lezzetli olamayacağını düşünmüş ve dinlemeyi denememişsinizdir. Afedersiniz iyi halt yemişsinizdir o zaman. Kabul ediyorum çok çekici gelmiyor kulağa ama hiç de sizin bildiğiniz o kanlı müziklere benzemez Surfer Blood. Astro Coast dedikleri kendi adlarını taşımayan ilk albümlerini bir deneyin bakalım, anlayacaksınız.
Şu çocuklardan biraz bahsedelim hadi. Sadece beş altı aylık bir gruplar ve albümlerini bu Ocak ayı sularında sürdüler piyasaya. Ne iyi ettiler, bu denli genç bir grubun muvaffak olamayacağını yaptılar ve şimdiden dördüncü turnelerindeler. O turne onların, bu turnike dinleyicilerinin demeden gezip duruyorlar. Bilge Pitchfork’un yaptığı röportaja göre de Florida Üniversitesi’nde okuyor bu çocuklar ve albümlerini de buradaki yurt odalarında kaydetmişler! İyi ki çalışmamışlar derslerine de oturup şu albümü yapmışlar.
Albümün on şarkısı da geek marşı olabilecek sözlere sahip bir kere, bunu söylemeden geçmeyelim. Urbandictionary yardımlarıyla güldürürken düşündürecek sözler yazmış bu gençler odalarından çıkmadan. Bir yandan bu on şarkının onu da airguitar şarkıları, sözel olarak eşliklerinin çok da kolay olduğu söylenemez neticede. Ama yapmak istediklerini gayet iyi yapmış bu dört Floridalı, kolay tüketilemeyecek bir kendini-iyi-hisset indie’si. Öne çıkanlar mı? Kesinlikle Swim, Floating Vibes ve Twin Peaks. (Lynchvari bir tekinsizliği olmasa da)
Mübalağayla bitirmek istemem ama, sanırım en son Arctic Monkeys’i ilk dinleyişimde girmiştim bu “Evet, bu çocuklarda iş var!” haletiruhiyesine.

|