 |
| |
 |
Ed Banger vs Kitsuné
Mahalle maçlarından sonra yapılan en şahane muhabbet ‘kim kimi döver’ muhabbetleriydi. Hatırlarsanız, gerçek hayatta hiçbir şekilde karşılaşılamayacak, daha doğrusu karşılaşılsa da ‘bize ne’ deyip geçilecek durumlar, bir anda ölüm kalım meselesi olurdu. “Rambo mu döver, Bruce Lee mi ?”, “Kara Murat Terminatör’ü tokatlar mı ?” gibi sorulara bir yenisini de ben ekliyorum efendim; Ed Banger mı döver Kitsuné mi ?
Devam >> |
|
|
|
 |
|
 |
|
 |
Hot Chip - Made In The Dark
Sabah' ın yedisinde karşınıza çıkabilecek en absürd şey, olsa olsa Batman filminden fırlamış Joker kılıklı bir adam ve vücudunun yarısı siyaha boyanmış uzun bacaklı kadınların robot dansı yapmasıdır herhalde. Böyle bir şokla güne başlamış bünyenin de kendini legolardan inşa edilmiş binalarda yaşadığını sanması da normal olacaktır. Hatta cehenneme aşık ruhların karamel kokulu zebanilere gösterdiği karşılıksız sevgi de yarı açık göz kapaklarını zora sokmayacaktır..
Devam >>
|
 |
 |
Prinzhorn Dance School - Prinzhorn Dance School
Prinzhorn'dan iki dansçı çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane! Günümüz senfoni orkestrası benzeri çok enstrümanlı grupların aksine Tobin Prinz ve Susie Horn ikilisi fena halde sade...
Devam >>
|
 |
 |
Be Your Own Pet - Get Awkward
Grup: Be Your Own Pet, Tennessee çıkışlı bir grup teenager. Patırtıyı sevenlerinden. Tarz: Punk’tan fazlasıyla etkilenmiş garage-rock’ımsı. Yorumu yazan: Sarp. Bu saydıklarım bir araya geldiğinde aslında gayet yüksek bir puan ve övgü dolu birkaç söz falan filan beklentisine girmeniz gerekiyor normal şartlar altında; eğer puanlara ve fotoğraflara bakıp geçmekten fazlasını yapıyorsanız
Devam >>
|
 |
 |
Sons and Daughters – This Gift
2007 yılı indie adına pek de verimli geçmemişti. Yılın galipleri Kitsuné ve Ed Bander olmuştu. Bunlardan daha önce uzunca bahsetmiştik ve önümüzdeki baharın ve yazın bomba gibi geçeceğinden de. Mart ayına henüz girmemize rağmen bombalar da birer birer patlamaya başladı. Her ne kadar piyasaya Ocak ayının sonunda da çıkmış olsa ancak yazma fırsatı bulabildiğim, Sons and Daughters’ın üçüncü stüdyo albümü This Gift de bunlardan biri. Hatta biraz da –haklı olarak- abartıp, 2008’de şimdiye kadar çıkmış en sağlam albümlerden biri olarak tereddüt bile etmeden sunabilirim
Devam >> |
 |
 |
The Helio Sequence – Keep Your Eyes Ahead
“Yeşil kırlarda yürürken bulunduğumuz zamana ve doğaya ters düşecek uzunlukta bir sarmaşık çıkar karşınıza” diyelim mi? Hadi diyelim... Öyle birşey ki, göğe kadar yükseliyor, sana bulutlardan basamak sunuyor. Hani, masalını da biliyorsunuz ya! O yüzden içiniz rahattır. Cici bir ütopya ile karşılaşma umuduyla yukarı çıkarsınız. Yorulana kadar tırmanırsınız....
Devam >>
|
 |
 |
El Perro Del Mar – From The Valley to The Stars
Bahsi geçecek olan hanımefendi, her yeni sayı ile neşe dolan ve bir sonraki sayı için daha zıpır albümler yazacağına dair ant içen bendenizin, bu sözünü bozma sebebi olurlar. El Perro Del Mar’ın ürkek ve kırılgan sesi Sarah Assbring, üçüncü albümü From The Valley to The Stars ile orayı burayı turlayadursun; albüm, bendenize “otur oturtuduğun yerde;.
Devam >>
|
 |
 |
Los Campesinos! - Hold On Now, Youngster
Geçtiğimiz yılın ‘Hot Club de Paris’ ile birlikte en iyi pop olayı olarak daha önce defalarca adını geçirdiğim, Galler çıkışlı ‘Los Campesinos!’ da sonunda albümlendi. Bu yazıyı yazarken, taa İngiltere’lerden bana “bunları da dinle, hatta; ye, iç Onur!” diyerek tanıştıran, en az benim kadar paylaşımcı sevgilime, selam ederken, teşekkürü de borç bilirim.
Devam >>
|
 |
 |
Adele - 19
Ortak hassasiyet noktalarının kesişimde biriken samimiyet yığınlarından oluşan koro gün geçtikçe büyüyor. İnsanın kaldıramayacağı kadar “kendilik” ve “kendimi sende görüyorum” barındıran, en iyi dosttan daha candan kandan bir şekilde bize bizi anlatan, özdeşleştire özdeşleştire içinde eridiğimiz, ayar üstüne ayar alarak mitleştirdiğimiz kadife sesli bayan vokaller güruhu içine bir isim daha ekleniyor.
Devam >>
|
 |
 |
Fleet Foxes- The Sun Giant EP
Bu hafta içinde orayı burayı karıştırırken bulduğumuz, ilk dinlediğimiz şarkısıyla gönlümüzü kazanan, bizi dumanı üstünde EP’sini bir yerlerden bulmaya sevk eden bir grup: Fleet Foxes.
Devam >>
|
 |
 |
Die! Die! Die! – Promises, Promises
Yeni Zelanda punk’ları. “Of, of! taş gibi grup, taş gibi albüm” diye yazıma başlamayı o kadar çok isterdim ki... Ama ne olur kötü içerikli bir yazı yazdığımı düşünmeyin Die! Die! Die! hakkında. Mis gibi albüm, gayet de iyi buldum ama eksikleri olan konular var... Fazlasıyla onlara taktım. Neyse, buyrun yazıya.
Devam >>
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
 |
Sing It Loud
Top artık ‘Sing It Loud’ta...
Minneapolis çıkışlı myspace keşfi, power-pop’çu ‘Sing It Loud’ artık albüm hazırlığında. Gelen teklifler arasından sonunda bir seçim yapıp, Epitaph’ı tercih ederek, imzayı da basan gruptan beklentiler çok büyük. Soundları daha şimdiden Motion City Soundtrack’in
Devam >>
|
 |
 |
Kharma 45
Hangisinden bahsetsek ki… Artık oldukça fazlalar ve takip etmek her geçen gün daha da zorlaşıyor. En yeni dediğiniz grup bile bir yerlerde zaten kendi kitlesine sahip ve tek yapmaları gereken, en basitinden bir myspace sayfası alıp güvendikleri bir ya da birkaç kaydı yüklemek ve tepkileri beklemek. Türk grupların işi ise her zamanki gibi çok daha zorl.
Devam >>
|
 |
 |
Correcto
İngiltere’de 1976 yazı kıyamet alametlerin belirdiği günlerdi. İşsizlik almış başını gidiyor, yaşam standartları erozyona uğramış, çalışan sınıflar sermayeye kurban edilmişti. Britanya hükümeti daha fazla dayanamayarak, IMF’in kapısını çalmak zorunda kalmıştı.
Devam >>
|
 |
 |
Beangrowers
“Futbol severlerin gözünde averaj takımı, tarihçilerin gözünde ise sürgün adası kavramlarıyla özdeşleşen Akdeniz’in sarımtırak tatil ülkeciği Malta’dan indie rock grubu mu çıkar?” Diyerek yaptığım girizgâha “evet” cevabını yapıştırmama yardımca olan bir gruptan bahsedeceğim sizlere.
Devam >>
|
 |
 |
School Of Language
School Of Language, Ocak ayında albümlenen, nefis bir indie pop debut’una sahip. Sea From Shore aynen myspace sayfalarına da dediği gibi experimental / pop ağırlıklı. Zaman zaman daha ağır bir hal alarak indie rock’a da kayabilen bir albüm. Ama janr konusunda öncelikli tercihim indie pop demek olacaktır..
Devam >>
|
 |
 |
Mustafa et Monique
Şu an Hollanda’da yaşadığını varsaymazsak, İsveç’ten bir can parçası daha; “Mustafa et Monique”.
Mustafa et Monique, aslen 2003’te ‘cdr’ olarak isimsiz ve labelsız çıkarttıkları mini albümlerinin ardından, 2004’te ‘Oscillatone’ ile çalışarak, aynı yıl içinde ‘The Houdini Aubergine’ adlı ep’lerini ‘vinyl’ olarak çıkarıyor.
Devam >>
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
 |
Joy Division – Unknown Pleasures
Grup : Joy Division
Albüm : Unknown Pleasures
Tarih : 1979
Plak Şirketi : Factory
Devam >> |
|
|
|
 |
|
|
|