|
Türkiye’deki Müzik Sektörü’nün -İçler Acısı- Hali
Vol.2 – Mekanlar
Geçen sayıda sektörün içler acısı halini basın tarafından incelemiştik, sırada mekanlar açısından ufak bir değerlendirme yapalım istiyorum. Mekanlar ülkemiz açısından esas kozu elinde tutan taraf aslına bakarsanız. Sonuçta oldukça kısıtlı sayıda mekan var ve onlar olur derse oluyor, olmaz derse olmuyor konserler.
Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla; grup ve müzisyenlerin albüm satışlarından para kazanamadığını artık hepimiz biliyoruz. E bir şekilde bu insanlar para kazanmalı ki sektör varlığını sürdürebilsin. Bunun en net çözümü de konserler ve festivaller şüphesiz. Bu açıdan baktığımızda mekanların önemi gün geçtikçe artıyor ve bu durum ülkemiz için de büyük bir sorun teşkil etmekte.
Esas konumuz olan Türkiye’deki müzik sektörü olduğu için dilerseniz biraz spesifikleştirelim. Ülkemizde maalesef bir müzik dinleyicisi kitlesinden bahsedemiyoruz. Her ne kadar son yıllarda bu kitlenin sayısı artsa, bizler elimizden geleni yapmaya çalışsak da bilinçli müzik dinleyicisi diye tabir ettiğimiz insanların sayısı halen çok az. Nedir efendim bu, müziği yakından takip eden, yeni çıkan şeyleri dinleyen ve herhangi bir mekana giderken öncelikli olarak müziğin türüne göre hareket eden bir kitleden bahsediyoruz.

Ülkemizin bu hoşumuza gitmeyen durumu ilk olarak da müzik piyasasına katkı veren mekanlar açısından sorun teşkil ediyor. Takılmalık müzik ve cover müzik çalan mekanlar oldukça rağbet görürken; canlı konserlerin ve dj setlerin olduğu mekanlar, sayılarını düşünürsek oldukça az kalıyor. Seyirci kitlesinin azlığı mekanları daha piyasa işlere yöneltiyor. Misal Babylon örneğini verebiliriz sanırım. Daha önceden indie grupların daha sık sahne aldığı mekan, Ocak ayına girmemize rağmen henüz pek indie bir ismi çıkarabilmiş değil sahnesine. Aksine ayda 3 gece Shantel Dj set olmakta ki bu da seyircisi hiçbir zaman bitmeyecek olan bir isim için garanti doluluk demek.
Bunun yanında bir zamanlar sık sık konserlerin organize edildiği mekanlarda artık konserlerin düzenlenmediğini görüyoruz. Yeni Melek ve garajistanbul bunun en güzel iki örneği. Hatta bu sezona kadar sık kullanılan Studio Live bile suskun nicedir.
Artık öyle bir noktaya geldik ki, herhangi bir konseri izlemeye giden insan sayısı o kadar az sayıda ki mekanlar da risk alıp iş yapamaz duruma geldiler. Bu yıl Indigo’ya hiç gittiniz mi bilemiyorum ama Indigo’da da işler pek iyi gitmiyor dışarıdan gördüğümüz kadarıyla. Otto’da yılbaşı gecesi Jessica 6 konseri olmasına rağmen, gelen insanların sayısı iki haneli sayıda kalmıştı.
Müzikseverlerin bir an önce mekanları müzik için doldurması ve mekan işletmecilerinin de daha iyi isimler getirerek müzik sektörüne katkıda bulunması ümidiyle.

|
|
|
|
|
|
|
|