Norah Jones - The Fall

Norah Jones’un bu kadar başarılı olmasında en büyük sebep çok zevkli bir müziksever olan annesinin geniş arşivi olmuş. Beatles grubunun dünyaya tanıttığı unutulmaz Hint gitar ustası Ravi Shankar’ın gayrimeşru kızı olan Norah, küçük yaşta müzikle ilgilenmeye başlayıp hayatını müzikle devam ettirmeyi başarmış müzisyenlerden.

Jazz müzik yapan ve alto saksafondan sonra yüksek jazz piyano eğitimi almaya başlayan Norah, kendi şarkılarını yapmaya başladıktan sonra farklılığını belli etmeye başlamış. Come Away With Me gibi, bence dünya üzerindeki en romantik şarkılardan birinin sahibi olan Norah Jones, son albümü The Fall’da jazz müziğe biraz ara vermiş gibi görünüyor.

Albümü ilk dinlediğimde, kulak kabarttığım şarkı It’s Gonna Be oldu. Eğlenceli ve dinlerken keyif alacağınız bir şarkı olmuş. Aklımda yer eden ikinci şarkı ise December. Hikayesi olan bir şarkı olduğunu girişte melodisinden anlıyorsunuz. Bir film soundtrack’inde yer alacak güzellikte, romantik, huzur dolu bir şarkı. Arka arkaya çok kez dinlenebilecek türden. Back to Manhattan ve Tell Yer Mama gibi  şarkılardan, bu albümde Norah’ın hayatından parçalar bulunduğunu fark edebilirsiniz.

Yeni albüm genel olarak Norah Jones’un o sakin yapısını taşımaya devam ediyor. Saçlarını, imajını ve şarkıların tarzını değiştirmiş gibi görünüyor, albümü dinlemeye başlayınca bunu siz de anlayacaksınız. Şarkıların dinleyiciye geçişi aynı ama yolunu biraz değiştirmiş gibi, sanki değişime, yeniliğe her sanatçının ihtiyacı olduğunu biliyor ama onun sakin yapısında bu değişikliğin çok da sivri olmayacağı ortada.




 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010