Bear in Heaven

2009’un belki de en akılda kalan albümlerinden biri Bear In Heaven’ın ikinci albümü “Beast Rest Forth Mouth”tu. 2009 sonlarında çıkan bu albümden önce “Red Bloom of the Boom” adında bir uzunçalar ve “Tunes Nextdoor to Songs” adlı EP’yi yayınlayan grup Brooklyn’li. Bear In Heaven John Philpot, Sadek Bazarra, Joe Stickney ve Adam Wills’ten oluşuyor. Grupta klavyeler, gitar ve vokalten sorumlu olan John Philpot için grubun lideri yakıştırmasını yapmak hiç de yanlış olmaz. Philpot bundan önce de benzer türlerde müzik yapan Presocratics isimli grupla iki albüm yayınlamıştı. Ayrıca grupta School Of Seven Bells, San Agustin, Panthers gibi isimlerle çalmakta olan isimler de var.

           
Bear In Heaven’ın müziğinde 70’ler krautrock’ın etkisini de günümüz elektronik müziğinin etkisini de eşit düzeyde fark edebiliyorsunuz. Bazen synth-pop bazen psychedelic rock akımlarının izlerinin de yoğunlaştığı bölümler fazlaca mevcut. Özellikle son albümlerinde bu farklı türleri çok iyi dengelemeyi başaran grup, derin mi derin indie-rock havuzunda kendine has bir stil geliştirmeyi başarmış. Şarkılardaki elektroniklerin bazen Animal Collective’in son albümlerindeki tada yaklaştığını hissettirse de bir anda çok farklı bir noktadan, örneğin Pram, Stereolab gibi grupların 90’lardaki sound’una yakın bir yerlerden çıkışına tanık oluyorsunuz. John Philpot’un vokali de aynı şekilde parçadan parçaya değişiklik yaşıyor. Bir şarkıda Win Butler’ı anımsatan vokal stili bir sonraki şarkıda aklınıza Dave Gahan’ın gençliğini getirebilir.
Bazen kulağa çok eski gelen tonlar zaman zaman patlamalar yaşayarak güçlü hallere bürünüyor. Yine de tüm bu farklılıkları sırasıyla dinlerken “ne oluyor yahu” demiyorsunuz, sadece hayranlıkla dinlediğiniz müziği anlamlandırmaya çalışıyorsunuz ama bu çaba karşılıksız kalıyor.

Pitchfork’tan 8.4 puan almayı başaran ve “Best New Music” seçilen “Beast Rest Forth Mouth” kesinlikle her müzikseverin bir şekilde edinmesi gereken bir albüm. Dust Cloud, Beast In Peace, Wholehearted Mess, Fake Out gibi birbirinden dikkat çekici 10 şarkıdan oluşan albüm, bundan yıllar geçse de zihinlerde kalacak. Henüz ikinci albümünü yayınlayan bir gruba göre çok daha tatmin edici ve her şeyden önemlisi dozu iyi belirlenmiş, bir anlamda ‘oturmuş’ bir deneysellik var bu albümde. Maalesef The XX, Neon Indian gibi benzer türlerde ama çok daha ‘tek düze’ işler yapan isimlerle birlikte anılıyor olmaları üzücü.

Bear In Heaven, Hometapes plak şirketiyle çalışıyor. Bilmeyenler için Hometapes’e bağlı olan diğer isimlerden birkaçını söyle sayabiliriz; Pattern Is Movement, Slaraffenland, All Tiny Creatures, Shedding… Şimdilerde turnede olan Bear In Heaven, yine çok sevdiğimiz Cymbals Eat Guitar’la birlikte nisana kadar Amerika’yı turluyor. Sonra Avrupa’ya yolları düşerse ne yapıp ne edip yakında bir yerlerde izlemekte fayda var.



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010