7 Kocalı Hürmüz

Yâr Bana Bir Eğlence...

Sadık Şendil tarafından yazılmış vodvil türünde bir oyunken zamanla kült bir esere dönüşen Yedi Kocalı Hürmüz yıllar içinde çeşitli ellerde zaman zaman sinemaya zaman zamansa tiyatroya göz kırparak günümüze kadar ulaştı. Şimdi kendisine Ezop diyen yönetmen Ezel Akay tarafından yine yeni yeniden sinemada karşımızda.

Esasında oryantalist ve yer yer sevimli bir dile sahip olan politik taşlama “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?”'den sonra kimse Ezel Akay'in aynı sulara döneceğini beklemiyordu. Ama işte beklenmeyen oldu ve hatta iyiki de oldu. Neredeyse 30 yılı aşan bir aradan sonra ilk kez tamamı stüdyo içinde çekilen Türk filmi olan Yedi Kocalı Hürmüz şaşırtıcı ölçüde özenli bir dekora, dile ve kaliteye sahip. Kimi sinema eleştirmenlerinin karşılaştırdığı Tim Burton'un fantastik ışığından ve masalsı tonundan uzak olsa da, sevimli ve sempatik bir çaba. Konusu tıpkı eski orijinal metinde oldugu gibi aynen korunmuş ama iki üç rötuş atılmış.

Kısaca özetlemek gerekirse,  İstanbul Taşkasap'ta yaşayan Hürmüz, değişik mesleklerden altı kişiyle hiçbir yasal yanı olmadan evlenmiştir. Her kocasını haftanın bir günü ağırlamakta, gönüllerini hoş etmekte, onlardan hediyeler almakta ve ekonomik sorunlarını çözmektedir. Ancak onun gönlü yakışıklı doktordadır. Doktoru bir şekilde elde etmek ve diğer kocalarından kurtulmak isteyen Hürmüz'ü ve doktoru gülünç ve karmaşık olaylar beklemektedir. Konusu itibariyle yazıldığı dönemde patırtılara neden olan, Osmanlı dönemi kadınlarını ahlâksız ve küçük gösterdiği iddialarıyla uzunca süre konuşulan oyun daha sonraları Atıf Yılmaz ustanın elinde sinemaya uyarlanarak çok sevilecekti. Türkan Şoray'ın Hürmüz rolüyle çok beğenildiği film daha sonra Ayten Gökçer tarafından tiyatroda da denenecek ve hafızalara kazınacaktı.

Esasında fettan bir kadının toplum içinde kurnazlık yaparak hayatta kalma mücadelesini anlatan hikâyesiyle Hürmüz pekâlâ bir kadın özgürleşmesi hikâyesi olarak da okunabilir. Giderek muhafazakârlaşmaya başlayan Türk toplumunda yalnız yaşayan bir kadının canının istediği erkekle yaşadığı maceraları anlatmakta aslında gayet anarşist bir çaba. Üstelik filmin günümüze uyarlanmış müzikal kısımlarında “gökten bu gece herif yağacak” şeklinde göbekler atarak dans eden kadınların şarkıları pek çok açıdan irkiltici ve ilgiye değer bir kadınsı bir protesto. Bütün bu örtük kadınsı politik duruşuna takılmadan izleseniz bile Hürmüz yüzeydeki hikâyesiyle de gayet eğlenceli bir komedi.

Tüm oyuncuların gayet başarılı oyunlar verdiği filmde Nurgül Yeşilçay gerek güzelliği gerekse çizdiği sevimli Hürmüz portresiyle pırıl pırl parlıyor. Dekorun, kostümlerin inanılmaz başarılı olduğu eser, adeta fantastik bir film izliyormuşsunuz hissi veriyor. Üst üste kötü Türk filmi izleyen seyirci hâlâ Türk Sineması’na küsmediyse filmin gişesinin büyük olma ihtimali de yüksek. Filmin ortalarında hamamdaki kadınların hep bir ağızdan göbekler atarak söylediği gökten şakır şakır erkek yağacak sahnesine özel olarak dikkat çekmekte fayda var. Yıllar sonra iyi bir Türk müzikâli nihayet salonlarda diyeceksiniz. Hürmüz hâlâ sinemalarda...

 



Related Posts with Thumbnails

 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010