Tim Walker

Rüyalarımızın fotoğraflarını çekebilseydik dedi bir arkadaşım dün gece, o cümleden böyle büyülenmemin nedenini  gözlerimi kapadıktan tam yirmibeş dakika sonra, rüyamda buldum, Tim Walker yazdı, dünya oynadı, ben alkışladım durmadım.  Sürrealizme hep kapıldım ben, Miro’nun torunu olsam dedim, Dali’ye komşu, The Fall’da yardımcı kadın mızıkçı, Rene Magritte’e şapka tasarımcısı, yine de Sürrealizmi bile gerçeğe bağladım, kağıtlara bastım, kitaplarını okudum, fotokopiye götürdüm, hayata getirip emniyet kemeriyle bağladım onları. Tim Walker’ı alıp, kütüphaneye götüremicem ama, gözümü kör eden ışıklarla başka kağıtlara atıp yağmurla ıslatıp eve taşıyamıcam, hep parlak camlardan süzücem, beynime alıcam, başka türlü sönerse küserse diye çünkü korkum.



Neden peki böyle ? Bilmiyorum.  Keşke Tim Walker’a uyku laboratuarına kadar eşlik edebilseydim, çünkü bence farklı dalgalar geçiyor beyninden, o sırada yaratılıyor her şey. Fotoğraflardaki hafif uyku kokusu bir de Pazar gecesi banyo sonrası duygusu zaman makinasına atıyo, döndürüp dolandırıp yorganıma sarıyo, kuruluyo ya, bütün bunları gözleri açıkken yapamazmış, gücü geceymiş gibi geliyo. O karelerin renkleri vücuttan çıkma, modası alsız pulsuz, hayaletleri arkadaş, hayvanları evcil, kadınları korkusuz, bebekleri etten, belki ondan, senden benden.



1970 yılında, hayal yıldız takımının elçisi olsun diye dünyaya bir çeşit roket yardımıyla gönderilmiş, İngiltereye düşmüş, NewYork’u dönmüş dolaşmış, yine oraya dönmüş. Vogue, adını öğrenmiş, bir daha onsuz aylar geçirmez olmuş çünkü zaten Walker’ın kumaşları yeniden diktiğini, gördüklerimizi bildiklerimize ekleyip görmediğimiz şeyler yaptığını gözden kaçırmaları imkansızmış. Sonracıma “fantastik” denince akla ilk gelen isimlerden Tim Burton’ın Edward’ına makas olmuş, Corpse Bride’a nabız çalmış, Helena Bohnem Carter ve Tim Burton’ı ikinci balayına çıkarmış, Charlie’ye yeni bir fabrika açmış, oyuncaklara yeni odalar,  hayvanlara yeni çay takımları bulmuş, daha ne yapsınmış.  http://www.timwalkerphotography.com/ Yemelik şatomuzda, rüya salonumuz bulunmaktadır, terasımızda ata binmek serbesttir,  ışık servisimiz 9da başlayacaktır.
Tatlı rüyalar.










 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010