The Cribs - Ignore The Ignorant

İngiliz indie sahnesi için The Libertines öncesi ve sonrası gibi bir durum söz konusu. Zamanın amerikan indie grupları için İngiltere'nin bulduğu çözüm olan The Libertines'in Carl Barat ve Pete Doherty ile önlenemez popülerliği 2000'lerin başında neredeyse her gün yeni bir grubun kurulmasına neden olmuştu. Fakat kendileri gibi bu grupların da ömürleri pek uzun olmadı. The Others, The Paddingtons, The View (ki en sevdiğim debut albümlerinden birine sahiptir), The Metro Riots... bunlardan bazıları, hayal meyal hatırlayabileceğinizi düşünüyorum. Bir adet ikiz ve onların küçük kardeşlerinden oluşan 2002 çıkışlı The Cribs'inde aralarında çok göze battığını söyleyemeyeceğim fakat uzaklaşan gemi misali gittikçe kaybolmak yerine istikrarlı bir şekilde yükselerek her seferinde bir öncekinden kat be kat iyi bir albümle geri döndükleri aşikar. Albümlerinin prodüktörlüklerini yapan Bobby Conn, The Orange Juice'dan Edwyn Collins, Franz Ferdinand'dan Alex Kapranos ve Sonic Youth'dan Lee Ranaldo bunu kanıtlar nitelikte. Yine de özellikle Kapranos yönetimindeki üçüncü albümleri Men's Needs, Women's Needs, Whatever'a yaklaşmalarının bir daha zor olduğunu düşünüyordum. Fakat The Cribs şimdiye kadar ki en iyi albümleri ve süpriz bir dördüncü üye ile geri döndü. Süprizin adı Marr.. Johnny Marr.

The Smiths'in efsanevi gitaristi ve Morrissey'in yardımcı söz yazarı Marr varlığını, açılış parçası "We Were Aborted"'ın kristal berraklığındaki gitarları ile olsun, "your virility has made me forgot empathy... mid-shelf masturbation leaves a smear on half the nation" gibi sözleri ile olsun daha ilk dakikadan belli ediyor. Ama merak etmeyin devamında bunun hala bir Cribs albümü olduğunu anlıyorsunuz yani Marr ortamı kesinlikle domine etmiş değil. Yine de "We Share The Same Skies"'in özellikle introsu ile bir Smiths parçası olduğunu söylemeliyim o yüzden onu ayrı tutuyorum.  İlk single olarak seçilmiş "Cheat On Me" en çok melodramatikliği ile öne çıkıyor onun dışında pek bir numarası olduğunu söyleyemeyeceğim bu parça dışında bir avuç başka single seçilebilirmiş. Favorim ise "City of Bugs". Neredeyse altı buçuk dakika uzunluğundaki bu epic parça hafiften Sonic Youth'a öykünüyor ama bu bir problem değil tabiiki. Albümün geri kalanı ise ikizlerin vokalleri ve cribs'in esansı ile brit pop, çoğu parçada kullanılmış kororlar ve sinirli sözler ile punk ve gitarın ön plana çıktığı melankolik parçalar ile eski usul indie rock arasında gidip geliyor. Geniş bir kitleyi memnun etmesi mümkün yani.

Hep kahramanları ile çalışma şansını yakalayan The Cribs'in başka bir müzik dehası Nick Launay ile kaydettikleri bu albüm, kesinlikle bitmesine az kala 2009'un en iyi albümleri listesine girmeyi hakediyor. Bu sebeple daha şimdiden pek az indie grubun görebildiği İngiltere'de sekiz numara olmaları şaşırtıcı değil. Gözümüz, kulağımız hiç bir şeyden etkilenmeyerek yollarına her seferinde çok daha güçlü devam eden Jarman kardeşler ve Marr'da olsun, kayıtsız kalmayalım.




 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010